Rüzgâr türbinlerinden elektrikli araçlara kadar sıkça dile getirilen yanlış iddialar bilimsel verilerle çürütülüyor. Dünya, kayıtlara geçen en sıcak on yılı geride bıraktı. Artan küresel sıcaklıklar; buzulların hızla erimesine, deniz seviyelerinin yükselmesine ve sel, orman yangını ile fırtına gibi yıkıcı afetlerin daha sık yaşanmasına neden oluyor. Bilim insanları, bu tabloyu tersine çevirebilmenin en etkili yolunun fosil
Rüzgâr türbinlerinden elektrikli araçlara kadar sıkça dile getirilen yanlış iddialar bilimsel verilerle çürütülüyor.
Dünya, kayıtlara geçen en sıcak on yılı geride bıraktı. Artan küresel sıcaklıklar; buzulların hızla erimesine, deniz seviyelerinin yükselmesine ve sel, orman yangını ile fırtına gibi yıkıcı afetlerin daha sık yaşanmasına neden oluyor. Bilim insanları, bu tabloyu tersine çevirebilmenin en etkili yolunun fosil yakıtlardan çıkış ve yenilenebilir enerjiye geçiş olduğunu vurguluyor.
Bu dönüşüm yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda hızla ilerleyen bir gerçeklik. 2025 itibarıyla güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklar, küresel elektrik üretiminde kömürü geride bıraktı. Ancak uzmanlara göre, kamuoyunda dolaşan yanlış bilgiler bu sürecin önündeki en büyük engellerden biri olmayı sürdürüyor.
Columbia Üniversitesi Sabin İklim Değişikliği Hukuku Merkezi’nden Andy Fitch, yenilenebilir enerjiye yönelik bazı iddiaların kasıtlı olarak çarpıtıldığını ve bunun toplumda güvensizlik yarattığını söylüyor.
Yenilenebilir enerjiyle ilgili en yaygın beş iddia ve bilimsel gerçekler:
Yenilenebilir enerji güvenilmezdir
Güneşin her zaman parlamadığı, rüzgârın her zaman esmediği günler elbette var. Ancak uzmanlara göre enerji güvenliği, tek bir kaynağa değil, farklı kaynakların birlikte çalıştığı dengeli sistemlere dayanıyor. Geniş coğrafyalara yayılmış elektrik şebekeleri ve gelişen depolama teknolojileri sayesinde, yenilenebilir enerji bugün birçok ülkede kesintisiz biçimde kullanılabiliyor.
Çatı tipi güneş enerjisi panelleri çok maliyetli
Bir zamanlar pahalı olan güneş panelleri, teknolojik gelişmelerle birlikte hızla ucuzladı. Bugün güneş enerjisi, yaşam döngüsü maliyetleri açısından kömür, doğal gaz ve nükleerden daha ucuz.
Günümüzde çatı tipi güneş sistemleri, uzun vadede fosil yakıtlardan daha düşük maliyet sunuyor. Üstelik yalnızca ev sahipleri değil; apartman sakinleri, kiracılar ve çiftçiler de ortak güneş projeleri sayesinde bu teknolojiden faydalanabiliyor.
Rüzgâr türbinleri yaban hayatına zarar veriyor
Rüzgâr enerjisinin bazı kuş türleri üzerinde olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Ancak bilim insanları, iklim değişikliğinin yaban hayatı için çok daha büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sistemler, türbin tasarımındaki yenilikler ve planlı yer seçimi sayesinde bu etkiler giderek azaltılıyor.
Rüzgâr enerjisi bugün dünya elektriğinin yaklaşık yüzde 8’ini sağlıyor.
Elektrikli araçlar uzun mesafe gidemez
1970’lerdeki ilk elektrikli araçlar tek şarjla 40 kilometreden az yol alabiliyordu. Bugün ise piyasadaki yaklaşık 50 model, 480 kilometrenin üzerinde menzil sunuyor; bazıları 800 kilometreyi aşıyor.
Elektrikli araç teknolojisi, son yıllarda büyük bir sıçrama yaşadı. Bataryaların ömrü ise sanılanın aksine oldukça uzun ve yeni nesil piller hem daha dayanıklı hem de çevreye daha az zarar veriyor.
Yenilenebilir enerji tek başına yeterli değil yanılgısı
Uzmanlar, yenilenebilir enerjinin iklim krizine karşı en güçlü araçlardan biri olduğunu kabul ediyor; ancak bunun tek başına yeterli olmadığını da vurguluyor.
Uzmanlara göre hedeflere ulaşmak için rüzgâr enerjisi üretiminin 2030’a kadar dört kattan fazla artması, güneş ve diğer yenilenebilir enerji türlerinin çok daha yaygınlaşması gerekiyor. Buna karşın bazı ülkelerde yatırımlar yavaşlıyor.
Enerji verimliliği, tüketimin azaltılması ve politik kararlılık olmadan hedeflere ulaşmak mümkün görünmüyor.
Genel tabloya bakıldığında, yenilenebilir enerjiye dair efsanelerin çoğu, güncel bilimsel verilerle örtüşmüyor. Uzmanlara göre doğru bilgiye dayalı bir tartışma, yalnızca enerji politikalarını değil, gezegenin geleceğini de doğrudan etkiliyor. Çünkü fosil yakıtlara dayalı mevcut sistem, hem çevre hem de toplum için artık sürdürülebilir kabul edilmiyor.
Kaynak:
https://www.nationalgeographic.com/environment/article/five-common-renewable-energy-myths-explained














