1960’tan bu yana eğitime erişimde önemli kazanımlar elde edilmesine rağmen, iklim krizi, çatışmalar ve hızla ilerleyen teknolojik dönüşümün derinleştirdiği eşitsizlikler milyonlarca insanı eğitimin dışında bırakıyor. UNESCO, dönüşen dünyaya ayak uydurabilmek için eğitim hakkına ilişkin uluslararası hukuki çerçevenin acilen yenilenmesi gerektiğini vurguluyor.
UN News’e konuşan UNESCO Hayat Boyu Öğrenme Direktörü Borhene Chakroun, “Mevcut hukuki çerçeveyi güncellemezsek, çok geniş bir kesimi sistemin dışında bırakmış olacağız” uyarısında bulundu.
Okullaşmada ölçülebilir ilerleme
UNESCO’nun “EğitimHakkı: Geçmiş, Bugün ve Gelecek” başlıklı yeni raporu, Eğitimde Ayrımcılığa Karşı 1960 Sözleşmesi ve Eğitim 2030 Gündemi sonrasında kaydedilen ilerlemenin “somut ve ölçülebilir” olduğunu ortaya koyuyor.
Chakroun, “Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme’nin kabulünden bu yana çok büyük ilerleme kaydettik” dedi.
Son 20 yılda ücretsiz temel eğitim sunan ülkelerin oranı yüzde 56’dan yüzde 82’ye yükseldi. Ilköğretimi tamamlama oranı ise aynı dönemde yüzde 77’den yüzde 88’e çıktı. Çoğu bölgede eğitimde cinsiyet eşitliği büyük ölçüde sağlanmış durumda.
Yükseköğretimde ise hızlı bir ilerleme dikkat çekiyor: 2000 yılında 100 milyon olan öğrenci sayısı bugün 264 milyona ulaştı. Bu artışın, en az gelişmiş ülkelerde de belirgin şekilde hissedilmesi olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Ancak rapor, bu ilerlemenin arkasında derin ve ciddi eşitsizlikler bulunduğunu ortaya koyuyor.
Dünya genelinde 272 milyon çocuk okulu erken terk ediyor, 762 milyonyetişkin ise hâlâ okuma yazma bilmiyor; bunların üçte ikisi kadın. Öğrenme çıktıları da kaygı verici düzeyde; düşük gelirli bazı ülkelerde 10 yaşındaki çocukların yüzde 70’e yakını basit bir cümleyi okuyup anlayamıyor.
Yoksulluk, nitelikli öğretmen açığı, yetersiz altyapı, siyasi istikrarsızlık ve iklim kaynaklı afetler küresel ölçekte öğrenme krizini derinleştiriyor.
Eğitim sistemleri, küresel şoklar nedeniyle benzeri görülmemiş bir baskı altında. 2024 yılında, iklimle bağlantılı olaylar 240 milyondan fazla öğrencinin eğitimini aksattı.
UNESCO, COVID-19 pandemisinden edinilen deneyimler ışığında, eğitim sistemlerinin dayanıklılığının güçlendirilmesini, öğretmen eğitimlerinin geliştirilmesini, hibrit ve uzaktan öğrenme modellerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Çatışmalar ise zorla yerinden edilen çocuklar için eşit öğrenme fırsatlarını ortadan kaldırıyor.
Yapay zekânın hızlı yükselişi de mevcut durumu etkiliyor. Chakroun, “Yapay zekâya yaklaşım insan merkezli olmalı” diyerek, güçlü düzenlemelerle öğretmenlerin bu alanda da desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Hayat boyu öğrenme artık zorunluluk
İş gücü piyasalarındaki köklü dönüşüm, hayat boyu öğrenmeyi temel bir ihtiyaç haline getirdi.UNESCO, özellikle yetişkinler, çalışanlar ve yaşlılar için sürekli eğitimin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Chakroun, “Yetişkinlerin ve yaşlıların eğitimine yatırım yapılmazsa, birçok kişi işini kaybetme, toplumdan kopma ve sosyal hayata katılamama riskiyle karşı karşıya kalır” dedi.
Pek çok ülke bu alanda adımlar atıyor. Fransa’da bireysel eğitim hesapları çalışanlara beceri geliştirme imkanı sunarken, Singapur’un SkillsFuture programı tüm vatandaşlara benzer fırsatlar sunuyor. Avustralya düşük vasıflı yetişkinleri hedef alan sertifika programları yürütüyor; Fas ise mesleki eğitimi anayasal bir hak olarak tanımlıyor.
Kaynak:
https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=16446ef25b&e=8b42edf312