Yaşanılabilir bir dünya için temiz enerjiyi savunuyorlar

Yaşanılabilir bir dünya için temiz enerjiyi savunuyorlar

Türkiye’nin temiz ve tükenmez enerjiyle ilgili araştırma-geliştirme alanlarında dünya çapında bir merkez, uygulama alanlarında ise bir vitrin olması amacıyla faaliyet gösteren Temiz Enerji Vakfı’nın (TEMEV) Başkanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız ve Başkan Yardımcısı Tülin Keskin, 8 Ekim’de Radyo Gedik’te yayınlanan İyilik Elçileri’nin konuğu oldu. Eryıldız ve Keskin; enerjinin hikayesinden, temiz enerjiden, Türkiye’deki temiz enerji kullanımından ve bireylere düşen görevlerden bahsetti.

1994 tarihinde kurulan TEMEV’in, temiz enerji konusunda faaliyet gösteren ilk STK’lardan biri olduğunu belirten TEMEV’in Başkanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız, “Ateşin bulunması insanlık tarihinin ilk toplumsal olayı. Medeniyetin başlangıcı kabul ediliyor. Daha sonra insan, hayvan, su ve rüzgâr gücünden yararlanılıyor. Modernleşmeyle birlikte önce buhar makinesi, sonra ısı makinaları icat ediliyor. Bu; kömür gibi fosil yakıtların kullanıldığı dönem. İlk buharlı gemi 1807 yılında kullanılıyor. 19’uncu yüzyılın sonunda dizel motora kadar geliyoruz. Enerji kaynakları ikiye ayrılıyor. Bunlardan ilki kömür, doğal gaz gibi tükenir, fosil yakıtlar. İkincisi ise uranyum, toryum, lityum gibi çekirdeksel yakıtlar. Temiz enerji kaynakları ise günlük güneş enerjisi türevleri. Biokütle, deniz dalgaları, rüzgâr okyanuslar, gelgit enerjisi ve yer içi ısısı. Tükenir enerjilerin 40, 60, 100 yıl gibi bir ömrü kaldı. Ancak, temiz enerjiler insanoğlu var olduğu sürece devam edecek” sözleriyle temiz enerjinin ne olduğunu anlattı.

“İklim değişikliğinde geri dönülmez bir noktaya gireceğiz”

Temiz enerjinin artık geniş bir konsept olduğunu belirten TEMEV’in Başkan Yardımcısı Tülin Keskin, “Enerji verimliliği, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma gibi birçok konuyu bu konsept içinde anlamamız gerekiyor. Dünyada temiz enerji dönüşümü konuşuluyor. Bu sağlanamazsa, iklim değişikliğinde geri dönülmez bir noktaya gireceğiz. Örneğin, bir su asla kaynağında durmuyor. Eve gelip temizlenmesine kadar birçok süreçten geçiyor ve bu işlemler içinde çokça enerji harcanıyor. Attığımız her şeye de kaynak gözüyle bakmak durumundayız. Çünkü onların içerisinde de gizli enerjiler var. Örneğin bir alüminyum kutuyu attığımız zaman, bir sürü kWsa enerji atıyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Covid-19 sürecinin de bazı olumlu etkileri oldu”

Türkiye’deki temiz enerji kullanımına da değinen Keskin, “Dünyada özellikle güneş enerjisindeki teknolojik gelişmeler maliyetlerini aşağı düşmesini sağladı. Böylece, temiz enerji kaynakları satın alınabilir, yatırım yapılabilir hale geldi. Aynı zamanda, Türkiye’de 2005’te Yenilenebilir Enerji Kanunu çıkarıldı ve bu kapsamda bazı teşvikler uygulandı. Bunun sonucunda, aşağı yukarı sıfır olan güneşten elektrik üretimi kapasitesi, beş altı bin MW’a yükseldi. Bunlar Türkiye’de hızlı bir girişim yarattı. Ancak, rüzgâr enerjisi hala toplam elektrik üretimi içerisinde yüzde yedi, güneş enerjisi yüzde üç civarında. Covid-19 sürecinin de bazı olumlu etkileri oldu. Enerji ihtiyacı hızla artarken birdenbire bütün dünyada bu ihtiyaç eksiye düştü. Türkiye’de, ithal kaynaklar yerine yerli kaynaklara yer verildi. Bundan sonraki süreçte, enerji azalmasının yarattığı karbondioksit emisyonundaki durağanlaşmayı fırsata çeviremezsek, yine fosil yakıtlarla yolumuza hızla devam edersek iklim değişikliği etkilerinden kurtulmamız mümkün değil. O yüzden temiz enerji dönüşümü ve enerji verimliliğinin arttırılması çok önemli” dedi.

“Amaç, iklim değişikliğiyle mücadele alanındaki STK’ları güçlendirmek”

Küresel Denge Derneği ortaklığıyla hazırlanan ve yürütülmekte olan Yerelden Ulusala İklim Ağı Projesi’nden bahseden Eryıldız, “Projenin amacı; iklim değişikliğiyle mücadele alanında faaliyet gösteren bütün STK’ları ortak bir ağ etrafında buluşturup, kent konseyleriyle bağlantılı bir şekilde idareyle işbirliği içinde olmalarını sağlayarak güçlendirmek. Proje üç yıl sürecek. Yaklaşık bir yılı tamamlandı. Salgın nedeniyle yüz yüze yapacağımız toplantıların bir kısmını çevrimiçi toplantılara dönüştürme yönünde çalışmalarımız var. Vakfımızın bir de Temiz Enerji Haber Portalı mevcut. Burada, Türkiye’de ve dünyada yenilenebilir enerji ve enerji politikalarıyla ilgili yaşanan en son gelişmeleri okuyucularla paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Tüketimi izlemezseniz ne kadar tükettiğinizi bulamazsınız”

Birey olarak yapabileceklerimize de değinen Keskin, “Enerji verimliliği iklim değişikliği üzerindeki en önemli etkiye sahip. Yenilenebilir enerjinin payı enerji verimliliğinden gelecek artılardan daha düşük. O yüzden hem üretimde hem tüketimde enerji verimliliğini arttırmamız şart. Kişisel olarak ayda kaç metreküp su, kaç kWsa elektrik, kaç metreküp doğal gaz tükettiğinizi bilmemiz gerekiyor. Tüketimi izlemezseniz ne kadar tükettiğinizi bulamazsınız. Elektrikli ev aletlerini enerji verimliliği açısından seçmek, led lambalar kullanmak lazım. Isı yalıtımı en önemli noktalardan biri. Bu, sadece kış için geçerli değil. Antalya, İzmir gibi illerde de yazın klima kullanılıyor. Isı yalıtımı yapmazsanız daha fazla enerjiyle ısıtmanız ya da soğutmanız gerekiyor. Ayrıca, büyük şehirlerde binaların üstlerine güneş panelleri kullanabilir, en azından ön ısıtma için bunlardan faydalanılabilir” dedi.

Daha iyi bir dünyayı birlikte yaratmak dileğiyle” sloganıyla Serpil Güzel Ün’ün gönüllü olarak hazırlayıp sunduğu Radyo Gedik “İyilik Elçileri” programının; TEMEV ile gerçekleşen yayınının podcastine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar