Tükettiğimiz yiyeceklerin karbon ayak izi nasıl hesaplanır?

Tükettiğimiz yiyeceklerin karbon ayak izi nasıl hesaplanır?

BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan rapor, ‘’Bitki bazlı beslenmeye yönelmek iklim değişikliğiyle mücadeleye yardımcı olabilir’’ diyor.

Bilimsel analizlere göre et ve süt gibi ürünlerden uzak durmak çevre sorumlu davranış sergileyerek olumsuz etkiyi azaltmanın en etkin yollarından biri.

Ancak yiyeceklerin çevresel ayak izi nasıl hesaplanır? Kırmızı et ile tavuk eti arasındaki fark nedir? Bir kase pirinç, bir tabak patates kızartmasından daha mı fazla iklim ısıtma etkisine neden olur? Şarap biradan daha mı çevre dostudur? gibi pek çok soru yanıtlanmayı bekliyor.

Yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların iklim üzerindeki etkisini öğrenmek için hazırlanan aşağıdaki hesaplama yöntemi bizlere fazlasıyla yardımcı olabilir.

Hesaplama aracı için tıklayın: https://www.bbc.com/news/science-environment-46459714

Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmaya göre gıda üretimi, küresel ısınmaya katkıda bulunan sera gazı emisyonlarının dörtte birinden sorumlu. Ancak araştırmacılar, değişik gıdaların çevresel etkisinin büyük ölçüde farklılık gösterdiğini tespit etti.

Elde edilen veriler kapsamında, protein açısından zengin olan et ve sütün bizlere sağladığı kalori az olmasına rağmen gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasına katkıda bulundukları saptandı. 

Araştırma sonucunda analiz edilen tüm ürünler arasında dana ve kuzu etinin çevreye en fazla zarar veren etkiye sahip oldukları görüldü.

IPCC’ye göre beslenme alışkanlarımızı, daha az et, süt, peynir ve tereyağ tüketmeye yönelik olarak değiştirmeli ve aynı zamanda daha fazla yerel kaynaklı, mevsiminde gıdalar alarak, israftan kaçınacak şekilde yeniden düzenlemeliyiz. 

Seyahatlerimizde uçak yerine tren veya otobüsü tercih etmek, iş seyahati yerine video konferans yapmak ve evlerimizde yalıtım yapmak IPCC’nin diğer önerileri arasında yer alıyor.

Science dergisinde yayımlanan Oxford Üniversitesi çalışmasına göre, günlük diyetlerden et ve süt ürünlerini çıkarmak, bir bireyin gıda kaynaklı karbon ayak izini üçte iki oranında azaltabilir. 

Çalışmanın baş araştırmacısı Joseph Poore, tükettiğimiz gıdaların küresel çevre sorunlarının ardındaki en güçlü faktörlerden biri olduğunu belirtiyor. Beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmenin, su tasarrufundan kirliliğin azalmasına ve orman kaybına kadar çevre bağlantılı bireysel ayak izlerimizde büyük bir fark yaratabileceğini sözlerine ekliyor.

Gıdaların nasıl ve nerede üretildiğini bilmek de önemli. Bu farkındalık aynı gıdanın çevresel etkisi üzerinde büyük fark yaratabiliyor.

Örneğin ormansız arazide yetiştirilen büyük baş hayvanlar, doğal meralarda yetiştirilenlere göre 12 kat daha fazla sera gazı emisyonuna neden oluyor. Güney Amerika’dan gelen sığır eti, Avrupa’da üretilen sığır etinden üç kat daha fazla emisyon üretiyor ve 10 kat daha fazla toprak kullanıyor.

Et ve süt ürünleri dışında giderek ormansızlaşan yağmur ormanlarından elde edilen kakao ve kahve gibi ürünlerin de yüksek oranda emisyona neden olduğu biliniyor. 

Çevreye duyarlı bira severlerin, cam şişe ve kutu biralar yerine daha az emisyona neden olan fıçı birayı tercih etmeleri gerekiyor.

Et ve süt gibi gıdalar ne kadar çevre sorumlu yöntemlerle üretilse de, her türlü bakliyat ve kabuklu yemişten daha fazla emisyona neden oluyor.

Çevresel etki nasıl hesaplandı

Oxford Üniversitesi araştırmacısı Joseph Poore ve İsviçre’nin Zürih kenti Tarımsal Ekoloji ve Çevre Araştırma Bölümü görevlisi Thomas Nemecek, küresel olarak tüketilen gıdaların büyük bir çoğunluğunu temsil eden 40 temel gıda ürününün çevresel etkilerini mercek altına aldı.

Bu gıdaların iklimi ısıtan sera gazı emisyonları üzerindeki etkisini ve aynı zamanda işleme, paketleme ve nakliye dahil üretim süreçlerinin tamamında kullanılan arazi ve su miktarını değerlendirdiler.

Yaklaşık 40 bin çiftlikten ve 1.600 imalatçıdan elde edilen verileri analiz eden Poore ve Nemecek, farklı üretim uygulamalarının ve coğrafyaların gezegende ne kadar farklı sonuçlara yol açtığını ortaya çıkardı.

Çalışmadaki veriler, farklı gıda ürünlerinin 1 kilogramının çevresel etkisi dikkate alınarak elde edildi. 

Elde edilen veriler, British Dietetic Association’ın (BDA) porsiyon miktarlarına ve BUPA’nın sağlıklı diyet miktarları kapsamında değerlendirilerek porsiyon başına etkiye dönüştürüldü.

Belirlenen bir gıdayı tüketmenin yıllık etkisi, tüketici tarafından sunulan haftalık tahminlere dayalı olarak o gıdanın bir porsiyonunun etkisinin, aynı gıdanın bir yıl içinde tüketilme sayısı ile çarpılması yoluyla hesaplandı.

Avrupa Çevre Ajansı, normal bir benzinli araç kullanmanın, üretim süreci emisyonları, yakıt tüketimi ve mil başına egzoz emisyonları dahil olmak üzere tüm yaşam döngüsü boyunca 392g CO2eq/mil ürettiğini tahmin ediyor.

İklim Değişikliği Komitesi’nin verilerine göre Birleşik Krallık’ta ortalama bir evin ısıtılması yılda 2,34 ton karbondioksit üretimine neden oluyor. 

Her bir gıdanın yıllık tüketim miktarını üretmek için kullanılan arazi, çift tenis kortu büyüklüğünde bir alan ile karşılaştırılıyor.

Araştırmanın bulguları neticesinde, ‘’Bitki bazlı beslenmeye geçiş bireysel çevresel ayak izinin azalmasına yardımcı olarak iklim değişikliğinin etkisi üzerinde önemli bir rol oynayacaktır’’ sonucuna varılıyor.

Kaynak:

https://www.bbc.com/news/science-environment-46459714

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar