Sosyal girişimcilikte değer yargısı

Sosyal girişimcilikte değer yargısı

Sosyal girişimcilik, karşılaştığı çeşitli sorunlarla birlikte yükseliyor, bu kapsamda doğru anlatılması ve sorumluluk bilincine sahip adımlar büyük önem taşıyor.

Aslında biraz felsefik göründüğüne şüphe yok; varlıkla değil, değerle ilgili yargıya değer yargısı denir. Maddenin ötesi ve daha çok duygusal yönle ilişkili bu kavram, sosyal girişimcilikte birlikte kendisini sıkça sınama fırsatı buluyor. Nasıl mı?

Sosyal girişimcilik artık TED konuşmalarında ya da Birleşmiş Milletler toplantılarında karşılaşılabilen bir tercih olmaktan çıkmış halde. Bu saygı ve ilgi uyandıran kavramın gelişim açısından geldiği nokta son derece önemli.

Şunun altının çizilmesini de gerekli, unutulmamalı ki günümüzde gelinen aşamaya kolay ulaşılmadı. Evet tam da yeri; hayatını sosyal girişimciliğe adayan on binlerce insana sonsuz teşekkür.

Sosyal girişimciğin hassas dengeleri beraberinde getirdiği, geniş kesimler nezdinde bazı yanlış anlaşılmalarla, hatalı bilgilerin oluşturduğu negatif (ama subjektif) durumlarla karşı karşıya kaldığı da açık. Bu kapsam çok karmaşık değil…

Sosyal girişimciliğin ve sosyal işin tanımlarına ilişkin bir tartışma var. Sosyal girişimciliğin tanımı ilginç şekillerde ele alınabiliyor. Sosyal girişimciler toplum yararına sosyal fayda yaratmaya odaklanan kişiler olarak tanımlanıyor. Ancak ağırlıklı olarak ‘sosyal’ kelimesinin başı çektiği olduğu yanlış algının nedeni, sürdürülen girişim alanının doğası gereği herhangi bir kârlılık ya da gelir yapısını gerekli kılmayacak yapıda olduğu şeklinde özetlenebilir.

Kırılmasında ciddi sorunların yaşanan bu yanlış algılama, eksik bilgi oldukça yaygın ve nihai olarak sosyal girişimciyi bir sorumlulukla yüzleştiriyor; yaptığı işi ve sürdürdüğü çalışmaları iyi anlatmak. Hem kendisi hem de ekosistem açısından son derece değerli.

Pek kolay olmayacağı da bir gerçek…

Özbilinç

Bir diğer yönüyle sosyal girişimciler, yaptıkları çalışmaların sahip olduğu güçlü anlamları önemsemeli, söz konusu emeği, her şeyiyle değerli tutmalı ve yüksek sorumluluk bilinciyle hareket etmeliler.

Bunun hem bir özbilinç hem de şeffaflık ekseninde sağlanması mümkün. Olabildiğince açık, net ve proaktif iletişimi önemseyerek sosyal girişimcinin kamuoyunun aklındaki soru işaretlerini önlemesi, karşılaması ve daha da önemlisi de yanlış anlamaların önüne geçmesi gerekiyor. Sorumluluk bilinci, elbette bu kapsamın en önemli argümanlarından.

Sorumluluk bilinci

Değer yargıları yönüyle sosyal girişimcilerin, belli sorunları ele alarak mümkün olan en yüksek etkiyi oluşturmaya gayret ettiği günümüzde sorumluluk bilincinin en üst seviyede tutulması, hareketleri, adımları, ilişkileri, hatta alınan destekleri bu yönüyle ele alması gerekir.

Belli konularda kapsayıcı, esnek olunması, elbette kendisine yönelik bakış açısının genişliğini artıracaktır ama sosyal girişimci, yine de sorumluluk bilincini es geçmeden, güçlü bir değerlendirme mekanizmasına sahip olmalıdır. Çünkü sahip olduğu değerlerle toplum nezdinde saygın bir yer edinen sosyal girişim kavramına dönük sorumluluk bunu gerektirir.

Yaklaşım

Her konuda dikkatli olmak, temkinli olmak ve yaklaşımını belli ilkeler doğrultusunda sürdürmek sosyal girişimlerin en önemli bazı argümanları arasında yer almalıdır.

Peki ‘sosyal girişim’, ‘sosyal sorumluluk’ gibi yükselen güçlü sesleri kullanarak, kendisine belli konularda ‘çıkar’ elde etmeye çalışan kimselere karşı nasıl bir yol izlenmeli?

Sorumluluk bilinciyle hareket ederek daha başarılı sosyal girişimler üreterek, daha fazlasını hedefleyerek bu tuhaf seslerin bastırılması sizce de makul görünmüyor mu?

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar