Dünya genelinde 1.300 havalimanında yolcu uçuşlarının ve hava taşımacılığının iklim ve sağlık üzerindeki etkilerini değerlendiren yeni bir araştırma, dünyanın en kirletici havalimanlarının Avrupa’da olduğunu ortaya çıkardı.
Düşünce kuruluşu ODI tarafından Transport &Environment ortaklığıyla geliştirilen 2024 Airport Tracker, yolcu uçuşlarının ve ilk kez hava taşımacılığının etkilerini ölçüyor.
Havacılık sektörü, iklim değişikliğine ve hava kirliğine büyük katkı sağlıyor.
Hava yolculuğundan kaynaklanan emisyonlar yükselmeye devam ediyor.
Araştırma bulguları, 2019 yılında yalnızca 20 havalimanının 58 kömürlü termik santral ile aynı miktarda karbondioksit emisyonu ürettiğini gösteriyor. En kirletici havalimanı Dubai Uluslararası’nın, beş kömür santraliyle aynı emisyonları ürettiği aktarılıyor.
Emisyonlarda öne çıkan ilk altı havalimanın da, 3,23 milyon otomobilin ürettiği hava kirliliğine eşit miktarda, 27 milyon ton karbondioksit, 8.900 ton nitrojen oksit (NOx) ve 83 ton ince parçacık kirliliği (PM2,5) ürettiği açıklanıyor.
Avrupa’da ise Frankfurt, Paris Charles de Gaulle ve Amsterdam Schiphol dünyanın en kötü performansa sahip 20 havalimanı arasında yer alıyor.
Londra, havacılıktan kaynaklanan hava kirliliğinden en çok etkilenen şehir.
Hava kirliliği, dünya genelinde insan sağlığı açısından dördüncü en büyük risk faktörü olarak 2019’da 6,7 milyon insanın ölümüne neden oldu. 2018 yılında Avrupa ekonomisine olan maliyeti ise 193 milyar euro olarak hesaplandı.
Havalimanları çevresindeki kirliliğin her geçen yıl arttığını belirten T&E Havacılık Direktörü Jo Dardenne, ‘’Bu toksik emisyonları soluyarak yaşayan milyonlarca insanın sağlık sorunu politika yapıcılar tarafından hasır altı ediliyor. Sektörün ve havalimanlarının katlanarak büyümesi, özellikle temiz teknolojilerin yavaş benimsenmesi göz önüne alındığında, iklim hedefleriyle bağdaşmıyor’’ dedi.
Fransa, İspanya ve Belçika gibi bazı Avrupa ülkeleri, vatandaşlarını kısa yolculuklar için uçak yerine trene binmeye teşvik ediyor.
Çalışma, emisyonların azaltılması için başta yemeklik yağ ve atık hayvan yağlarından elde edilen ‘’sürdürülebilir havacılık yakıtı’’ (SAF) olmak üzere havacılık endüstrisini karbondan arındırma planlarını ele alıyor.
ODI’nin kıdemli araştırma görevlisi Shandelle Steadman, araştırmanın havacılığın karbondan arındırılması çabalarındaki boşlukları gösterdiğini aktardı: ‘’Havalimanları bu emisyonları rapor etmiyor ve çoğu zaman gözden kaçırıyor. Havalimanı düzeyinde yerel emisyonlarla mücadele edilmediği takdirde, sektörün iklim ve sağlık üzerindeki etkisi daha kötüleşecek.’’
Eleştirmenler, havalimanlarının büyümesinin mevcut hızda devam etmesi ve temiz teknolojilerin hızlı bir şekilde benimsenmemesi halinde emisyonların artarak milyonlarca insanı riske atacağını vurguluyor.
Kaynak: