Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Çevresel sürdürülebilirlik kazanımlarına uygun uzaktan çalışma modellerinde neler dikkate almalı?

Covid-19 salgını, uzun dönemli uzaktan çalışma ve dijitalleşmeye yönelik eğilimi hızlandırarak insanlık tarihinde gerçekleşen en yaygın çalışma deneyine yol açtı. Pandeminin etkisi yavaş yavaş azalırken şirketler uzaktan çalışmanın farklı modelleri üzerinde denemeler yapıyor.

Uzaktan çalışanların yüzde 91’inin hibrit veya uzaktan çalışmaya devam etmek istediğini ve yüzde 76’sı işverenlerinin uzaktan çalışma lehine karar aldıklarını belirtiyor.

Pandemi sürecindeki karantinalar sırasında işe geliş gidişlerin iptal edilmesiyle, uzaktan çalışmanın çevresel sürdürülebilirlik kazanımlarına yol açacağı varsayılmasına rağmen küresel karbondioksit emisyonları 2019 yılına kıyasla 2020’de yüzde 17 azaldı. Bu, umut verici bir eğilim olarak değerlendirilse de, çoğunlukla uzaktan çalışmaya devam edilmesine rağmen kısa sürede pandemi öncesi seviyelerine geri döndü. Araştırma, uzaktan çalışmanın çevre için net bir kazanım olmadığını gösteriyor.

Şirketler sürdürülebilirlik hedeflerine göre uzaktan çalışmayı nasıl değerlendirmeli?

Uzaktan çalışmanın (WFH) sürdürülebilirlik etkilerini anlamak için şirketlerin çevreyle bağlantılı çalışan davranışını dikkate alması gerekiyor. Konu ile ilgili olarak dört davranış alanı öne çıkıyor: enerji, seyahat, teknoloji ve atık. Bu alanlardaki davranış değişikliği, bireyler, ekipler, şirketler ve endüstriler arasında büyük çevresel etkilere sahip oluyor.

Enerji ayak izi

Uzaktan çalışmanın enerji kullanımı üzerindeki etkisi konusunda bazı çalışmalar olumlu bir etki bulurken, bazıları nötr veya olumsuz etki olduğuna işaret ediyor. Dolayısıyla, bu tür etkiler çalışanların bireysel özelliklerine (farkındalık, aile büyüklüğü, gelir durumu), ev altyapısına (bina enerji derecelendirmeleri, hizmet sunucu) ve durumsal faktörlere (coğrafi konum ve mevsim) göre çeşitlilik gösterebilir. Çalışanların enerji faturalarını sübvanse ederek uzaktan çalışma politikaları oluşturan şirketler, konutların enerji emisyonlarından kaynaklanan sürdürülebilirlik etkilerini de hesaba katmalıdır.

Ulaşım ayak izi

İşe gidiş gelişlerin azalan etkisiyle uzaktan çalışmanın çevresel faydalar sağlayacağı düşünülmesine rağmen, artan iş dışı seyahatler ve kısa hafta sonu tatillerinin gündeme gelmesi sonucu oluşan etkiler dikkate alınmalıdır. Hibrit ortamlarda etkinlikler ve konferanslar gibi işle ilgili seyahatlerden kaynaklanan emisyonlardaki potansiyel değişiklikler de önemsenmelidir.

Teknoloji ayak izi

Bireysel ayak izimize dijital davranışlarımız da katkı sağlıyor. Bir çalışmaya göre, normal bir çalışanın covid-19 öncesi dönemde bir yılda gönderdiği e-postalarla 135 kg karbondioksit oluşturduğu ve bunun günde 322 kilometrelik yolculuğa eşdeğer olduğu belirtiliyor. Uzaktan çalışma sürecinde normal bir çalışanın teknoloji ihtiyaçları da değişti ve daha az birebir ofis etkileşimi, çevrimiçi iletişim için daha fazla zaman harcanmasına neden oldu. Ayrıca uzaktan çalışma döneminde bazı şirketler tarafından çalışanlara sağlanan laptoplar, teknolojik cihazların gereksiz çoğalmasına yol açtı.

Atık ayak izi

Karantina sürecinde Birleşik Krallık’ta geri dönüşümün artması, çalışanların evde daha sürdürülebilir atık uygulamalarını benimsediklerine işaret ediyor. Bu durum uzaktan çalışmanın, atık ayırma ve geri dönüşüm gibi unsurlara farkındalığı artırarak, olumlu çevresel etki yaratabileceğine işaret ediyor.

Şirketler uzaktan çalışmayı çevresel olarak daha sürdürülebilir hale nasıl getirebilir?

Çalışanların evleri onların özel alanlarını temsil ettiğinden, kurumların bu konuda hassas ve dikkatli olmaları gerekiyor. Çevresel ve finansal olarak ortak faydalar sağlayan sürdürülebilirlik politikaları geliştirmek, çalışanlarının refahını ve sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik çalışma sonuçlarını teşvik etmelerini sağlıyor.

İşgücünün çevresel etkilerini azaltmayı önemseyen liderler, üç önemli unsuru göz önünde bulundurarak uzaktan çalışma plan ve stratejilerini tasarlayabiliyor.

Sürdürülebilirlik kültürünü şirketin merkezine yerleştirmek

Çevresel olarak sürdürülebilir ve iklim dostu bir kültür yaratmak için kurumların, sürdürülebilirlik kriterlerini her kademede ve tüm departmanlardaki kararlara yerleştirmiş olması gerekiyor.

Çevre politikalarına bireysel bağlılığı olan liderler, sürdürülebilirlik kültürünün kurum içinde şekillenmesinde öncülük edebiliyor. IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad, bağlı olduğu kitleden ayrılıp business class uçmamayı tercih eden uygulamalarıyla sürdürülebilirliğe örnek liderler arasında yer alıyor.

Liderlerin, çalışanlarına sundukları politikaların uygulanmasında özgür tercihe izin vermeleri gerekiyor. Bu yaklaşım, izlenmek yerine desteklendiklerini hisseden çalışanların, kurumlarına olan güven ve bağlılıklarının artmasına olanak tanıyor.

Destekleyici politikalar sağlamak

Çevresel sürdürülebilirlik kültürünü kurumlarına yerleştirmek isteyen liderler, uzaktan çalışanlarına her alanda doğru desteği sağlamalıdır. Bu yaklaşım, çalışanları yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmeye teşvik etmek ve desteklemek gibi ek stratejiler içerebiliyor. İşverenler ayrıca şirket geliş gidişleri için bisiklet planları sunabiliyor, ileri dönüşüm şirketleri ile yapılacak ortaklıklarla elektronik atıkların geri dönüştürülmesi sağlanabilir. Çok çeşitli ve yaratıcı uygulamalar hayata geçirilebiliyor. Bu bağlamda en etkin politikalar, çalışanların sürdürülebilirlik konularında getirecekleri öneriler ve isteklerin şirket işleyişine uygulanmasıyla oluşturulabiliyor.

Küresel düşün, bölgesel uygula

Bazı politikalar tüm çalışanlar için faydalı olabiliyor. Bununla birlikte, çevresel ayak izleri bireyler, ekipler, şirketler ve sektörler arasında önemli farklılıklar gösterebiliyor. Örneğin, büyük ölçüde teknolojiye dayalı işgücüne sahip bir şirkette, e-atık ve enerjiden kaynaklanan emisyonların azaltılmasını sağlamak önemliyken, uzun mesafeli iş seyahatleri olan bir şirkette düşük karbonlu ulaşım, uçuş ekonomisi ve karbon denkleştirme gibi seçeneklerle emisyonları azaltmak önceliklidir. Dolayısıyla herkese uyan tek bir yaklaşım etkin olamaz. Uzaktan çalışmaya ait çevresel sürdürülebilirlik politikaları tasarlanırken, en uygun modelleri belirlemek için çalışanların farklı koşulları ve iş operasyonlarının özellikleri dikkate alınmalı.

Uzaktan çalışma modelleri giderek daha popüler hale gelirken, çevresel etkilerin boyutlarını daha iyi anlamak için çalışanların özel durumlarına dikkat etmenin yanında, onlara destek ve liderlik sağlayarak sürdürülebilirlik kültürünü yerleştirmek çok önemlidir.

Kaynak:

https://hbr.org/2022/03/is-remote-work-actually-better-for-the-environment