Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Son 60 yılda Türkiye’deki 240 gölün 186’sı kurudu

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, son 60 yılda Türkiye’deki 240 gölden 186’sının tamamen kuruduğunu, geriye kalanların da kuraklık tehlikesi yaşadığını belirttti. 

Dr. Erol Kesici: ‘’Türkiye’de şu an iyi denebilecek, parmakla gösterebileceğimiz bir tane gölümüz dahi yok’’

Türkiye’deki göllerin neredeyse hepsinin şiddetli hasta olduğunu söyleyen Kesici, ‘’Sorunları oldukça ağır durumda, su seviyeleri, yüzey alanları, kirlilik, oksijensizlik, adeta tükenmiş durumdalar. Günümüzden milyonlarca yıl önce oluşan birçok doğal gölümüz de ne yazık ki, son 60 yıl içinde ve özellikle son yıllarda temel sorunları ötelendiğinden, aşırı şekilde kurumalar meydana gelmiştir. Bu bakımdan ülkemizdeki irili ufaklı 240’a yakın gölün neredeyse 186’sı kurumuş, geri kalanları ise göl olma özelliğini tamamen kaybetmektedir. Sadece birkaç gölümüz tuzlu oluşları ve bölgesel konumları nedeniyle yaşam mücadelesi vermektedir’’ diye konuştu.

Şiddetli kuraklık ve kirliliğin son yıllarda etkisini daha da hissettirdiğini söyleyen Kesici, ‘’Hakikaten göl diye bir şey kalmadı memlekette. Hepsi aşırı su kaybetti ve kaybetmeye devam ediyor. Bu, biyoçeşitliliğin yok olmasına neden oluyor. Göllerde dip çamurları ve kimyasal atıklar fazlalaştığı için suyu azalan göller bu kirliliği tolere edemiyor. Balık popülasyonunun giderek azalmasıyla göllerde makro ve mikro su bitkilerinin aşırı artışı bataklıklaşma, farklı istilacı türlerin göl havzasına göç etmeleri ve buna bağlı olarak tüm sulak alanlarımızda artan buharlaşmayla kuruma süreci çok hızlı şekilde devam ediyor’’ dedi.

Bilimsel olarak hidrolojik kuraklığın iklimsel kuraklığa neden olduğuna işaret eden Dr. Erol Kesici, ‘’Bu açıdan yaşanan susuzluğun nedeni, kesinlikle iklim krizi değildir. İklimi krize sokan yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın kurumasıdır. Suyumuz ne kadar bolsa ormanlarımızla birlikte yağışlar da o kadar çok olacaktır. Kurumanın nedeni de insandır. Elmasız, domatessiz, avokadosuz, sığır etsiz yaşayabiliriz ama susuz yaşayamayız’’ ifadelerini kullandı.

Çözüm olarak;

·      Su seviyelerinin korunması için öncelikle tarımsal sulamada kullanılan suyun %60 oranında azaltılması 

·      Vahşi tarımsal sulamanın sona erdirilmesi 

·      Göllerin mutlaka dip çamurlarının temizliğinin yapılması, ağır metal ve diğer pisliklerden arındırılması 

·      Yer altı sularının önemi kapsamında kesinlikle sondajlara izin verilmemesi

·      Kentlerin iklimine göre bitki dokusu ve tarımsal üretimlerin günümüzün bilimsel koşullarına göre düzenlenmesi öneriler arasında yer alıyor.