Yeni bir araştırmaya göre, atmosferde biriken metan seviyeleri 2020’den bu yana rekor miktarda arttı.
Emisyonları azaltmaya yönelik küresel çabalara rağmen, son 20 yılda insan faaliyetlerinden kaynaklanan metan emisyonlarında yüzde 20’lik bir artış oldu.
Küresel metan emisyonlarındaki bu yüksek seviyeler iklim hedeflerini de riske atıyor.
Earth System Science Data dergisinde yayımlanan ve uluslararası bilim insanları koalisyonu Küresel Karbon Projesi tarafından hazırlanan Küresel Metan Bütçesi 2024, metan eğilimlerinin ve bunların iklim değişikliği üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir analizini sunuyor.
Küresel Metan Bütçesi, emisyonların 2010-2019 arasında her yıl tahmini 575 milyon tona ulaştığını ve bunların en büyük kısmının sulak alanlardan, iç tatlı sulardan, tarımdan, atıklardan ve fosil yakıtlardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Atmosferdeki küresel ortalama metan konsantrasyonları 2023 yılında milyarda 1.923 parçaya ulaştı. Bu rakam, sanayi öncesi döneme göre 2,6 kat daha yüksek bir seviyeyi ve 800.000 yılın en yüksek konsantrasyonunu temsil ediyor.
Rapor, küresel metan emisyonlarının en az üçte ikisinin insan faaliyetlerinden kaynaklandığını savunuyor. Bunun yüzde 40’ı tarımdan, yüzde 34’ü fosil yakıtlardan ve yüzde 19’u atıktan; geri kalanı ise biyokütle ve biyoyakıttan geliyor.
Dünyanın en büyük metan gazı üreticileri arasında Çin (%16), Hindistan (%9), ABD (%7), Brezilya (%6) ve Rusya (%5) yer alıyor.
Atmosferde kalma süresi daha kısa olan metan gazı, karbondioksitten yaklaşık 80 kat fazla ısınmaya yol açan güçlü bir sera gazı.
Metan emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yakın vadeli çabaların önemli bir parçası olarak görülüyor.
150’den fazla ülke, 2020 seviyelerine göre 2030’a kadar emisyonları yüzde 30 oranında azaltmak için Küresel Metan Taahhüdü’nü imzaladı. Ancak 2021’de duyurulan taahhüt, ülkelerin veya sektörlerin vermesi gereken katkı oranını belirtmiyor.
Manchester Üniversitesi’nde Dünya ve Çevre Bilimleri profesörü olan Prof. Grant Allen, iklim değişikliğinin etkilerini sınırlamak için tüm sera gazlarının acilen azaltılması gerektiğini, bununla birlikte metan azaltımlarının özellikle hızlı kazanımlar getireceğini savunuyor.
Kaynak: