Pasifik’teki dokuz küçük ada devleti, okyanuslar için bir dünya mahkemesi olan Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’nde (ITLOS) iklim zaferi kazandı.
Birleşmiş Milletler himayesindeki Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi, ülkelerin, küçük ada devletlerine ‘’yıkıcı zarar’’ veren emisyonların neden olduğu deniz kirliliğini önleme, azaltma ve kontrol etme yükümlülüklerine uymaları gerektiğine karar verdi.
Türünün ilk örneği olan bu kararla, uluslararası bir mahkeme ilk kez iklim değişikliği ve okyanuslarla ilgili bir karar aldı.
Mahkeme, sözleşmeye taraf olan 169 devletin insan kaynaklı sera gazı emisyonlarından kaynaklanan deniz kirliliğini önleme, azaltma ve kontrol etme yükümlülüğü olduğunu tespit etti. Ayrıca, hassas durumdaki devletlere, bozulduğu yerlerde deviz çevresinin korunması ve muhafaza edilmesine yönelik tedbirlerin uygulanmasında yardımcı olunması gerektiğine karar verdi. Bu yardım mali yardımı da içerebiliyor.
Ada ülkeleri onlarca yıldır, yaşam alanlarını yok edecek iklim değişikliği konusunda, dünya ülkelerinin daha kararlı eylemler yapması ve fosil yakıt şirketlerinin yaydığı dezenformasyonla mücadele ediyor.
Bu dava, Küçük Ada Devletleri İklim Değişikliği ve Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından Pasifik’teki Tuvalu, Karayipler’deki Antigua ve Barbuda devletlerinin öncülüğünde Uluslararası Deniz Hukuku mahkemesine taşınmıştı.
Kararı duyuran Güney Afrikalı Yargıç Albert Hoffman, sözleşmenin üye devletleri sera gazı emisyonları da dahil deniz kirliliğini önlemek, azaltmak ve kontrol etmek için gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılan maddelerine atıfta bulundu.
Üye devletlerin kirliliği önlemeye yönelik yasa ve yönetmelikleri uygulamaları gerekiyor.
ITLOS Temsilcisi Catherine Amirfar, ‘’dönüm noktası’’ niteliğindeki görüşün diğer uluslararası mahkemelerin iklim değişikliği kararları için önemli bir emsal teşkil ettiğini söyledi.
Uluslararası Adalet Divanı’nın tavsiye niteliğindeki görüşü yasal olarak bağlayıcı olmasa da uzmanlar, uluslararası hukukun nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin açıklamaların gelecekteki iklim sorunlarına ait kararlar üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını düşünüyor. Ayrıca, bu yıl kasım ayında Azerbaycan’da yapılacak COP29 iklim zirvesindeki uluslararası müzakereleri de etkilemesi bekleniyor.
Kaynak: