Norveçli medikal balık derisi şirketi Kerecis, doku yenilenmesinde ve yaraların iyileşmesinde balık derisi kullanımı alanına öncülük ediyor.
Şirketin önde gelen ürünü Kerecis Omega3 Wound, hasar görmüş insan derisinin üstüne konunca vücutta var olan hücreleri kullanarak enfeksiyonları önleyen ve yaşayan dokuya dönüştürülebilen işlenmemiş morina balığı derisinden elde ediliyor.
Yakalanan Atlantik morina balığının temizlendikten sonra genellikle atılan kaygan ve pullu derisi, İzlanda’nın kuzeybatı kıyısındaki uzak bir yerleşim yerinde, bir grup bilim insanı tarafından insan derisi greftine (yama) dönüştürülüyor.
2007 yılında kurulan İzlandalı Kerecis şirketi, vücudun dokularını korumak ve doku yenilenmesini kolaylaştıran bir ortam yaratmak için kullanılabilecek balık derisi yumuşak doku yenileme ürünleri geliştiriyor.
Kerecis, Maui ve Kaliforniya’daki orman yangınlarından ve 2019’da Yeni Zelanda’daki volkanik patlamadan kaynaklanan yanık mağdurlarının iyileşmesi ve yeni cilt oluşturmasını mümkün kılarak pek çok insanın hayatını değiştirdi.
İnsanlık tarihi boyunca balığın her parçası kullanıldı. Yerli kabileler hala balığın tamamını kullanmayı benimsiyor. Ancak modern endüstriyel balıkçılıkta, dünya genelinde toplanan balıkların yüzde 20 ila 80’i hasat işlemi sırasında israf ediliyor.
Kerecis’in de içinde bulunduğu 2011 yılında girişimci Thor Sigfussun tarafından hayata geçirilen İzlanda Okyanus Grubu, Reykjavik’te faaliyet gösteren denizcilik odaklı girişimlerden oluşan bir organizasyon.
İzlanda Okyanus Grubu’nun kuruluş esaslarından biri, Atlantik Morinasının daha önce israf edilen kısımlarından tıbbi ürünler ve tasarım ürünleri gibi yüksek değerli ürünler yaratmayı amaçlayan ‘’%100 Balık Projesi’’.
Izlanda’da 2022 yılında 237.269 tonun üzerinde yapılan morina balığı hasadı Kerecis gibi şirketlere bol miktarda malzeme ve kaynak sağladı.
Sigfusson’a göre küresel endüstriyel balıkçılık sektörü her yıl 10 milyon tondan fazla balık proteini ve yan ürününü israf ediyor. Büyük miktarlarda balık atıklarının bertaraf edilmesi hastalıkların, nahoş kokuların ve mevcut balıkçılığa zarar veren kirliliğin ortaya çıkmasına neden oluyor.
İzlanda Okyanus Grubu’nun kuruluşundan bu yana Sigfusson, Connecticut, New York, Alaska, Maine ve Büyük göller bölgesinin yanı sıra Danimarka ve Namibya’da benzer girişimci grupların oluşturulması görevini üstlendi.
Deniz ve balıklarla bağlantılı bu oluşumların tümü, yeniliğe öncülük eden, kıyılardaki ekonomik kalkınmayı destekleyen ve balıkçılık endüstrisinde atıkların azaltılmasına öncelik veren küçük işletmeleri teşvik ediyor.
Kaynak: