Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı bağımsız uzmanlar, iklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, doğrudan insan yaşamını tehdit eden küresel bir sağlık acil durumu haline geldiğini belirterek bunun insanlık adına ilan edilmesi gerektiğini açıkladı.
Komisyonun hazırladığı raporda, iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin artık pandemi ölçeğinde küresel bir tehdit haline geldiği vurgulandı.
DSÖ tarafından oluşturulan Avrupa İklim ve Sağlık Komisyonu’nun hazırladığı raporda; aşırı sıcaklar, seller, hava kirliliği, gıda krizleri ve sivrisinek kaynaklı hastalıkların hızla yayılması nedeniyle iklim değişikliğinin “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” (PHEIC) kapsamına alınması öneriliyor.
Bu öneri, Dünya Sağlık Asamblesi öncesinde Avrupa’daki sağlık bakanlarına sunulacak.
PHEIC ilanı, Covid-19 ve Mpox salgınlarında olduğu gibi en yüksek seviyedeki sağlık alarmı anlamına geliyor. Böyle bir kararın iklim krizini tek başına durduramayacağı ancak hükümetler arasında koordineli ve hızlı bir uluslararası müdahalenin önünü açabileceği ifade ediliyor.
Komisyon Başkanı ve İzlanda’nın eski başbakanı Katrín Jakobsdóttir, iklim krizinin artık geleceğin değil bugünün ölümcül tehdidi olduğunu söyledi:
“İklim krizi bir pandemi olmayabilir ama insanlığın sağlığını ve yaşamını tehdit eden küresel bir acil durumdur. Daha hızlı ve kapsamlı adımlar atılmazsa milyonlarca insan gereksiz yere hayatını kaybedebilir.’’
Komisyonun baş bilim danışmanı ve London School of Hygiene & Tropical Medicine profesörü Sir Andrew Haines ise mevcut emisyon seviyelerinin sürmesi halinde sağlık risklerinin hızla büyüyeceğini söyledi.
Haines’e göre:
- Aşırı sıcaklara bağlı ölümler artacak
- Sel felaketleri ve bulaşıcı hastalıklar yaygınlaşacak
- Orman yangınlarından kaynaklanan hava kirliliği büyüyecek
- Erken doğum vakaları çoğalacak
- Gıda güvensizliği derinleşecek
Avrupa’da her yıl 600 bin erken ölüm
Raporda en sert eleştirilerden biri fosil yakıt politikalarına yöneltilmiş durumda. Uzmanlara göre petrol ve gaz kullanımı yalnızca Avrupa’da yılda yaklaşık 600 bin erken ölüme neden oluyor.
Buna rağmen Avrupa ülkeleri fosil yakıt sektörüne yılda yaklaşık 444 milyar euro destek vermeyi sürdürüyor.
Komisyon, bazı ülkelerde bu teşviklerin ulusal sağlık bütçelerini bile geçtiğine dikkat çekerek bunun “enerji politikası değil, halk sağlığı başarısızlığı” olduğunu belirtiyor.
İklim değişikliğinin yalnızca fiziksel değil psikolojik etkilerine de dikkat çeken rapor, artan kaygı, stres ve gelecek korkusunun özellikle gençler üzerinde ciddi etkiler yarattığı belirtiliyor.
Komisyon ayrıca:
- İklim inkârı ve dezenformasyonla mücadele edilmesini,
- Sağlık sistemlerinin iklim felaketlerine dayanıklı hale getirilmesini,
- Hastanelerin aşırı sıcaklar ve sellere karşı yeniden planlanmasını öneriyor.
Raporda sağlık sistemlerinin iklim krizine karşı hazırlıksız olduğu da vurgulanıyor. Birçok hastanenin sel riski taşıyan bölgelerde bulunduğu, aşırı sıcaklara dayanıklı olmadığı ve enerji verimliliği açısından yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
Raporu destekleyen Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü Direktörü Johan Rockström de, gezegenin birçok kritik sınırı aşmasının milyonlarca insan için doğrudan sağlık tehdidine dönüştüğünü ve bu nedenle iklim krizinin küresel sağlık acil durumu ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: