Türkiye, 2026’da Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde diplomatik temaslarını hızlandırdı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara’da Avrupa Birliği Delegasyonu ve üye ülkelerin büyükelçileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin ev sahipliği sürecine ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.
Küresel ölçekte artan enerji talebi, tedarik zinciri kırılmaları ve iklim kaynaklı afetlerin oluşturduğu risklere işaret eden Kurum, bu süreçte güçlü bir Avrupa ortaklığının önemini vurguladı.
Avrupa’nın küresel ortalamaya kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı ısındığını aktaran Kurum, 1980–2023 döneminde iklim kaynaklı kayıpların 738 milyar euroya ulaştığını aktardı. Ayrıca su stresinin Avrupa topraklarının yüzde 30’unu ve nüfusun yüzde 34’ünü etkilediğini, korunan habitatların ise yüzde 80’inden fazlasının kötü durumda olduğunu ifade etti.
Buna karşın, son on yılda döngüsellik oranındaki artışın yalnızca yüzde 1 ile sınırlı kaldığını ve yenilenebilir enerji payının hâlâ yüzde 24 seviyesinde olduğunu belirten Kurum, fosil yakıtların toplam enerji kullanımındaki yüzde 70’lik payını koruduğuna da dikkat çekti.
Toplantıda Türkiye’nin COP31 kapsamında belirlediği dokuz öncelik alanı da paylaşıldı. Bu öncelikler arasında;
- Sıfır Atık yaklaşımının güçlendirilmesi ve döngüsel üretim,
- Gençlerin iklim süreçlerine katılımının artırılması,
- Gıda güvenliği,
- Yeşil sanayileşme,
- Temiz ve güvenli enerjiye geçiş,
- Akdeniz, Afrika ve Pasifik hattı başta olmak üzere bölgesel iklim direnci,
- İklim finansmanının harekete geçirilmesi,
- İklime dirençli şehirler,
- Okyanus ve deniz ekosistemlerinin korunması yer alıyor.
Kurum, konuşmasında AB temsilcilerine çağrıda bulunarak, COP31’in yalnızca Türkiye için değil, Avrupa ve küresel iklim politikaları açısından da önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.
Bakan Murat Kurum, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’’ kapsamında New York’ta Türkevi’nde sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Sıfır Atık ve COP31 konulu bir toplantıya da katıldı.
“Savaş sesleri yükseliyor. Bölgemizde kan dökülüyor. Enerji rekabeti artıyor. Gıda güvenliği risk altında. Su kaynakları azalıyor.” ifadelerini kullanan Kurum, Türkiye’nin tecrübesini küresel ölçekte büyütmenin zamanının geldiğini ve dünyanın artık COP31 konusunda sonuç görmek istediğini belirtti.
Antalya’da düzenlenecek zirvenin, iklim eyleminin somut uygulamalara dönüşmesi için kritik bir eşik olacağını belirten Kurum, tüm tarafları daha güçlü destek vermeye davet ederek; “Türkiye çok zor bir süreçte COP31 ev sahipliğini üstlenmiştir. Yanı başımızda devam eden savaşa rağmen ülkemiz bir huzur adası olmaya; barış için mücadeleye devam etmektedir.’’ dedi.