Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Türkiye rüzgar kapasitesi yatırımlarında ikinci sıraya yerleşti

WindEurope’un Yıllık İstatistik Raporu’na göre Avrupa, 2025’te 19,1 gigavat (GW) yeni rüzgar enerjisi kapasitesi inşa ederken Türkiye 2,1 GW ile Almanya’nın ardından ikinci sırada yer aldı.

Türk Rüzgar Enerjisi Birliği (TWEA) Başkanı İbrahim Erden tarafından yapılan değerlendirmeye göre, Türkiye, Avrupa’nın ikinci en büyük rüzgar enerjisi pazarı konumuna yükselirken; yatırım ortamı, sanayi altyapısı ve proje geliştirme kapasitesi açısından kıta genelinde rekabetçi bir seviyeye ulaştı. 

WindEurope verilerine göre, geçen yıl Avrupa genelinde toplam 19,1 gigavat (GW) yeni rüzgar enerjisi kapasitesi devreye alındı.

2025 yılında ilave 2,1 GW’lık rüzgar enerjisi kapasitenin işletmeye alınmasıyla Türkiye, Avrupa’nın en büyük ikinci rüzgar enerjisi pazarı konumuna yükseldi.

TWEA Başkanı İbrahim Erden, “2025 yılında sisteme kazandırılan 2,1 gigavatlık rüzgar enerjisi kapasitesi, Türkiye’nin yalnızca bölgesel bir merkez değil, Avrupa ölçeğinde güçlü bir yatırım ve üretim merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur’’ ifadelerini kullandı.

Rüzgar enerjisinin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve sanayide dönüşümün desteklenmesi açısından stratejik önemini koruduğunu vurgulayan Erden, sektör tartışmalarının artık teorik potansiyelden uygulamadaki kurulum hızına ve yenilenebilir üretimin elektrik sistemine entegrasyonuna odaklandığını belirtti.

Türkiye’nin 2035 yılına kadar toplam 120 GW rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücüne ulaşma hedefini hatırlatan Erden, bu hedefin her yıl istikrarlı ve yüksek net kapasite artışları gerektirdiğini ifade etti.

Rüzgar enerjisi yatırımlarındaki ivmenin korunabilmesi için şebeke bağlantı kapasitesi, izin süreçleri ve iletim altyapısının da eş zamanlı olarak geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Erden, “Bugün rüzgar yatırımlarının önündeki temel kısıt üretim teknolojisi değil, iletim ve bağlantı kapasitesidir’’ dedi.

İbrahim Erden ayrıca, elektrik üretimindeki dalgalanmaların yönetilmesi ve sistemin daha yüksek oranda yenilenebilir enerjiye uyum sağlayabilmesi açısından enerji depolama çözümlerinin giderek daha kritik bir rol üstleneceğini sözlerine ekledi.

Kaynak:

https://www.aa.com.tr/