Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Türk halkı iklim krizinin farkında mı?

KONDA Araştırma işbirliği ve Innovance desteği ile bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Yuvam Dünya Türkiye İklim Krizi Algısı 2024’ün sonuçları yine oldukça dikkat çekici.

Mart 2024’te gerçekleştirilen araştırma ve ardından Haziran 2024’te sonuçlandırılan raporda, toplumun iklim krizi ile mücadeledeki mevcut durumu iklim krizi algısı, kırılganlık, sağlık, eko-anksiyete, iklim krizinin sonuçları, doğayla ilişki ve pratikler başlıkları altında değerlendirildi.

Rapordaki dikkat çekici bulgular özetle şöyle:

·      KONDA Aracı Paneli üzerinden telefon görüşmeleri ile Türkiye’nin 77 ilinden 3178 kişi ile yapılan araştırmanın sonuçlarına göre iklim kriziyle en çok ilişkilendirilen iki konu sırasıyla %74 ile hava kirliliği, %60 ile orman yangını, sel ve kuraklık gibi afetler oldu. Olağandışı mevsim olaylarının çoğaldığını söyleyenlerin yüzdesi ise 56 oldu.

·      İklim krizinin burada ve bizimle olduğunu daha sık ve şiddetli sonuçlarla deneyimlediğimiz bu dönemdeki farkındalık gitgide artarken hava kirliliği noktasına dikkat çekilmesi gerektiği belirtiliyor. Bunun nedeni hava kirliliği ve iklim krizinin nedeninin çoğunlukla yakılan kömür, petrol ve doğalgaz olması.

·      Rapora göre toplumun yakın zamanda karşı karşıya geleceği durumlar; sağlık problemleri yaşamak, ikincisi ise orman yangını, sel kuraklık gibi afetlerden maddi manevi zarar görmek. Bu kaygıya sahip olanların oranı yıldan yıla artıyor.

·      İklim krizi ile en çok ilişkilendirilen sorunlarda solunum yolu ve kalp damar hastalıkları öne çıkıyor. Toplumun yarısı bu sağlık problemlerini iklim krizi ile bağdaştırıyor. Yaş arttıkça sağlık problemi yaşama ihtimalini dile geitrenlerin oranı artış gösterirken kadınların sağlık problemi yaşama, susuzluk çekme ve olağanüstü hava olaylarından zarar görme konusunda erkeklere göre daha fazla kaygılı oldukları görülüyor.

·      Bulgulara göre her 3 kişiden 2’si kendisini doğayla iç içe ve doğanın bir parçası olarak görüyor. Yaş arttıkça ve kırsala gidildikçe doğayla iç içe hissetme hali parallellik gösteriyor. 

·      İklim krizi konusunda en fazla öne çıkan duygu endişe olurken, endişe ve sorumluluk seviyesi arttıkça başkalarına göre daha zor uyum sağlayacağını söyleme eğilimi de artıyor.

·      Raporun çıktılarından elde edeceğimiz önemli sonuçlardan biri, insanların iklim krizine karşı harekete geçmeleri için devlet, yerel yönetimler, özel sektör veya sivil toplum tarafından daha fazla pratik olanak ve fırsat yaratılması gerektiği. Diğer bir önemli çıkarım ise, eğitimin ve farkındalık çalışmalarının, konuya olan ciddiyeti ve daha da ötesi, harekete geçme eğilimini çok daha güçlendireceği.

Araştırmanın tamamını incelemek için TIKLAYIN

Kaynak:

https://www.marketingturkiye.com.tr/haberler/turkiye-iklim-krizinin-farkinda/