Covid 19 pandemisinin ardından güçlü bir şekilde toparlanan turizm sektöründe yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte milyonlarca kişi tatile çıkıyor ve sektörde önemli bir patlama yaşanıyor.
BM Dünya Turizm Örgütü, sorumlu, sürdürülebilir ve evrensel olarak erişilebilir turizmin teşvik edilmesinden sorumlu olan bir kuruluş.
Ajansa göre turizm sektörü, 2023 yılında küresel GSYH’ye tahmini olarak 3,3 trilyon dolar doğrudan katkıda bulunarak, pandemi öncesi seviyelerin yüzde 96’sına ulaştı.
Ancak gelişmekte olan birçok ülkede ekonomik büyümeye ivme kazandıran ve geçim kaynaklarını besleyen uluslararası turizmin zorlukları hala varlığını sürdürüyor.
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD), sürdürülebilir tüketim ve üretimin teşvik edilmesinin yanı sıra tüketici olarak turistlerin haklarının korunması konusunda çok ihtiyaç duyulan çalışmalara öncülük ediyor.
UNCTAD Rekabet ve Tüketicinin Korunması Dairesi Başkanı Teresa Moreira, ‘’Tüketicinin korunması sadece turistleri korumakla kalmaz, genel yaşam ortamını iyileştirmesi ve tüketici haklarını koruyan işletmelerin daha rekabetçi olması nedeniyle herkes için fayda sağlar’’ dedi.
UNCTAD uzmanlarının çalışmalarından elde edilen önemli çıktılar:
1.Açık ve erişilebilir bilgi
Uzmanlar, dürüst olmayan iş uygulamalarının tespit edilmesi ve geri bildirimi gibi, turistlerin tüketici olarak sahip oldukları haklar konusunda bilinçlendirilmeleri gerektiğinin altını çiziyor.
Çeşitli destinasyonlarda, turizm ürün ve hizmetlerine ilişkin bilgilerin farklı dillerde kolay bulunabilir ve anlaşılabilir olması uluslararası gezginlerin faydalanabilmesi için çok önemli.
Örneğin Fransa’nın başkenti Paris’te yetkililer, 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları öncesinde turistik bilgi erişimi ve regulasyonların uygulanması konusundaki çabaları artırıyor.
2. Tüketici veri gizliliğinin sağlanması
Dijital hizmetler giderek yaygınlaşıyor. Turizmde tüketici verilerinin gizliliği kritik bir endişe kaynağı olarak ortaya çıkıyor.
Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler’in tüketicinin korunmasına yönelik kılavuz ilkeleri, işletmelere ‘’kişisel verilerin toplanması ve kullanılmasına ilişkin uygun kontrol, güvenlik, şeffaflık ve rıza mekanizmalarının bir kombinasyonu yoluyla tüketicilerin gizliliğini koruma’’ çağrısında bulunuyor.
Kılavuz ilkeler ayrıca pazarlama ve turizmle ilgili hizmetlerde sağlam tüketici koruma politikalarına duyulan ihtiyacı vurguluyor.
Birleşmiş Milletler’in tüketicilerin korunması konusundaki lider kuruluşu olan UNCTAD, kılavuz ilkeleri hükümetler, işletmeler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde teşvik ediyor.
3. Sürdürülebilir ve sorumlu turizm
Dünyanın bazı popüler destinasyonlarında kitle turizmine ilişkin endişeler giderek artıyor.
Artan uluslararası turizm, bazı tatil beldelerinde aşırı kalabalığa yol açarak seyahatlerin niteliğini bozuyor, aynı zamanda altyapıyı zorluyor. Yerel toplulukları ve ekosistemleri de olumsuz yönde etkiliyor.
Bu gidişatı değiştirmek için ülkelerin, ziyaretçiler ve aynı zamanda yerel halk için daha sürdürülebilir ve sorumlu turizm uygulamaları ile biyoçeşitliliğin iyileştirilmesi, doğal ve kültürel mirasın korunması için tüketicileri ve işletmeleri harekete geçirecek daha kapsamlı politikalara ihtiyacı var.
Hindistan merkezli tüketici koruma kuruluşu olan Mumbai Grahak Panchayat’ın başkanı Shirish Deshpande, ‘’Turistleri tüketici olarak korurken, gezegenimizi de turizmin potansiyel olumsuz etkilerinden korumalıyız’’ diyor.
4. Seyahat konusunda tüketici güveninin güçlendirilmesi
Uyuşmazlıkların çözümü için, turistlerin adalete eşit erişimini garanti edebilecek ve gereksiz maliyetler ve gecikmeler olmaksızın tazminat almalarına olanak tanıyabilecek etkili ve şeffaf mekanizmaların sağlanması gerekiyor.
BM Dünya Turizm Örgütü, turistlerin tüketici olarak korunmasına yönelik asgari uluslararası standartları belirleyen ve küresel gezginler için hızlı, adil ve ayrımcılık olmaksızın alternatif uyuşmazlık çözümünü araştıran, dönüm noktası niteliğindeki Turistlerin Korunmasına Yönelik Uluslararası Kurallar’ı (Code for the Protection od Tourists) başlattı.
Bu kurallar, daha şeffaf ve etkin yasal ve düzenleyici çerçeveler yoluyla dünya çapında tüketici koruma standartlarının geliştirilmesine yardımcı olarak, uluslararası düzeyde tüketici turistlerin haklarındaki bölünmüşlüğü ve mevcut eşitsizlikleri ele alıyor.
Kuralların uygulanması ve turistlerin korunmasına yönelik asgari standartların sürekli olarak geliştirilerek uyumlaştırılması ve dijital pazarlar, aşırı kalabalık destinasyonlar veya yeşil yıkama gibi yeni risklerin azaltılması için daha güçlü küresel işbirliği gerekiyor.
Kuralların geliştirilmesini koordine eden Hukuk İşleri ve Uluslararası Standartlar Direktörü Alicia Gomez, ‘’Turizm sektörü bu zorlukları ele alarak yeniden yapılanabilir, tüketicilerin değişen ihtiyaç ve beklentilerine uyum sağlayabilir ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunabilir’’ diyor.
Kaynak: