“Toplumun yüzde 58’i hiç kitap okumadığını söylüyor”

“Toplumun yüzde 58’i hiç kitap okumadığını söylüyor”

9 Ağustos Dünya Kitapseverler Günü yaklaşırken Türkiye’de kitap okumayı sevdirmek, yaygınlaştırmak ve ihtiyaç sahiplerine kitap ulaştırmak için çalışmalar yapan Herkese Kitap Vakfı’nın Kurucu Genel Başkanı Bülent Şenver’le Türkiye’deki kitap okuma alışkanlığını, vakfın güncel projelerini ve kitap okuma konusunda zorlananların neler yapabileceklerini konuştuk.

Herkese Kitap Vakfı olarak Türkiye’de kitap okuma alışkanlığını ve kitap okuma sevgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de kitap okuma alışkanlığı maalesef istenen düzeyde değil. Konuyla ilgili OECD ve IPSOS’un yaptığı araştırmaların sonuçları da bunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarında çıkan bazı verileri paylaşmak gerekirse, okuma yeterliliği konusunda Türkiye, 65 ülke arasında 42’inci sırada. Çocukların okuma becerisi konusunda ise 35 ülke arasında 28’inci sırada. Toplumun yüzde 58’i hiç kitap okumadığını, yüzde 79’u ise hiç dergi okumadığını belirtmiş. Türkiye’de insanların sadece yüzde dördü kitap okuyor. Kitap okumayı özendirme konusunda önemli bir görevi olan öğretmenlerin sadece yüzde 33’ü düzenli olarak kitap okuyor. Kitap okumaya günde ortalama 59 saniye ayırıyoruz. İhtiyaç maddeleri sıralamasında kitabı, 235’inci sıraya koymuşuz. Okulların yüzde 70’inde kütüphane yok. Toplumun yüzde 63’ü hayatında hiç kütüphaneye gitmemiş. Türkiye’de yılda 12 bin kişiye bir kitap düşüyor. Bu veriler gösteriyor ki Türkiye, kitap okuma alışkanlığı ve sevgisi konusunda başarılı bir ülke değil. Kitap okumayı Türkiye’de sevdirmek, yaygınlaştırmak ve ihtiyaç sahiplerini kitapla buluşturma konusunda Herkese Kitap Vakfı’nın çalışmalarını artırmasına ve geliştirmesine ihtiyaç var. Bu konuda herkesi vakıf çalışmalarına katkı sağlamaya davet ediyoruz. Kitap okuyan bir Türkiye yaratabilmek için desteğe ihtiyacımız var.

Güncel projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de kitap okumayı sevdirmek, yaygınlaştırmak ve ihtiyaç sahiplerine kitap ulaştırmak için çeşitli faaliyetler gerçekleştiriyoruz. D&R mağazalarına ve büyük alışveriş mağazalarına “Kitapcan Kitap Bağış Kumbaraları” koyduk. İnsanların okudukları kitapları bu kumbaralara bırakmalarını rica ediyoruz. Bunun yanı sıra, şirket çalışanlarından kitap toplama kampanyaları yapmalarını talep ediyoruz.  

Yeni başlattığımız ELELE “Her Köy Okuluna Bir Kütüphane” projemizle köy okullarına kütüphaneler kurmaya başladık. Kütüphane rafları, masaları, sandalyeleri ve bin adet kitapla birlikte 6 bin 500 lira bağışlayanların istedikleri bir köy okuluna kütüphane kuruyoruz.  Bu projemizle bazı bağışçılar, rahmetli annelerinin ve babalarının anısına, bazıları sevdiklerine yaş günü hediyesi olarak, bazı mezunlar sınıflarının mezuniyet yılı kutlaması olarak köy okulu kütüphanesi yaptırmaya başladı.

Aynı zamanda,çocuklara kitap okumayı sevdirmek için “Okuduğum Kitaplar Defteri” hazırladık. Çocukların ve gençlerin okuduğu kitapların bilgilerini, kitaplara ait notlarını ve görüşlerini yazabilecekleri, kitapları özelliklerine göre puanlayabilecekleri bu eğlenceli hatıra defteri, tüm D&R mağazalarında, www.dr.com.tr ve www.idefix.com’da satılıyor. Defterlerin gelirleriyle de daha çok köy çocuğunun kitaba kavuşması sağlanıyor. Bunun yanı sıra, “Kitapcan Kanat Çırpıyor” isimli özel bir çocuk kitabı hazırlattık. Kitabı Filiz Özdem Bakkalbaşı yazdı, Buket Topakoğlu Erkan da resimlerini çizdi. Ağustos ayı sonunda kitapçılarda satışa sunulacak kitabın telif gelirlerinin tümünü vakfa bağışladılar. Böylece, kitabın satışları da yine köy çocuklarına kitap hediye edilmesine vesile olacak. Ayrıca, çocukların kitap sevgisini artırmaya katkı sağlayacağını düşündüğümüz özel bir “Kitapcan Çocuk Şarkısı” bestesi yaptırdık. Şarkının orkestra uyarlaması tamamlandı. Şimdi de çocuk korosu tarafından seslendirilecek. Eylül ayı içinde sosyal medyada paylaşılacak.

Son olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100’üncü yılını kutladığımız bu yıl, Herkese Kitap Vakfı olarak köy okullarında okuyan çocuklara 100 bin “NUTUK” kitabı armağan ediyoruz. Çocukların okuyabileceği şekilde derlenmiş NUTUK kitabı 144 sayfadan oluşuyor.

Hangi kurumlara kitap gönderiyorsunuz?

Kitapların yaklaşık yüzde 90’ını okullara gönderiyoruz. Okullar haricinde cezaevlerindeki kütüphanelere de kitap gönderiyoruz. Bizden kitap talep eden askeri kıtalar, hastaneler, sivil toplum kuruluşları olduğu takdirde onlara da yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar gönderdiğimiz kitap sayısı yaklaşık yarım milyona ulaştı.

Ancak, Türkiye’de kitap ihtiyacı olan çok sayıda okul var. Okullardan bize gelen kitap taleplerin şimdilik sadece onda birini karşılayabiliyoruz. Kitap talep eden her okula kitap gönderebilmek için insanların kitap bağış kumbaralarımıza daha çok kitap bırakmaları, yayınevlerinin vakfımıza daha çok kitap bağışlamaları, şirketlerin daha çok kitap toplayarak vakfımıza göndermeleri ve sosyal sorumluluk kapsamında okullara gönderilmek üzere sıfır kitap alınmasını sağlayacak bütçeler ayırmaları gerekiyor.

Kitap okuma sevgisinin artması sizce neden önemli?

Okumak karanlığı aydınlatmaktır. Her kitap, okuyana yeni bir pencere açar. Okuyan kendisine her söylenene inanmaz. Her şeyi hemen kabullenmez. Sorgular, araştırır, doğruyu bulmak ister. Boş konuşmaz. Anlamsız, içi boş, dünyanın gerçeklerinden uzak nutuklar atmaz. Her söyleneni tartar, kıyaslar ve düşünür. Okuyan yeni şeyler keşfeder. Ayırımcılık yapmaz, kavgacı değil hoşgörülü olur. Cahil kalmaz. Okuyanlar daha az stresli, daha çok anlayışlı olur. Kitap okuyanlar mutlu ve huzurlu olur. Ömürleri daha uzun olur. Türkiye’yi dünyanın 10 büyük ülkesinden birisi yapmak istiyorsak, herkese her yerde kitap okutmayı başarmamız gerekir.

Kitap okumak isteyen ama kitap okumakta zorlanan insanlar var. Onlara neler önerirsiniz?

Doğru, ben de kitap okumak isteyen ancak okumakta zorlanan insanlar gördüm. Bu insanlardan bazıları kitap okumak için zaman bulamadığını söylüyor. Zaman yokluğu mazeretiyle kitabı elinize almazsanız bir süre sonra kitabı, daha sonra da kitap okumayı tamamen unutursunuz. O nedenle her gün kitabı elinize alın. Vaktiniz yoksa dahi bir cümle okumanız yeterli. Bu sayede kitabı ve okumayı unutmamış olursunuz. İleride er geç daha çok okuyacağınız zamanınız olacaktır. “Tam okumaya başlıyorum başka bir iş çıkıyor. Okumayı bırakmak zorunda kalıyorum” diyenler de var. Kitap boş zamanda okunmaz. Kitap okumak için özel zaman ayırmalısınız. Başkalarının sizi rahatsız edemeyecekleri bir zamanda, ortamda ve mekânda kitap okuyun. Kitap okumayı önemsiz bir uğraş olarak değil; kendiniz için, ruh sağlığınız için, sosyal gelişmeniz için, mesleğinizdeki başarınız için önemli bir uğraş olarak görün. Yılda en az 20 kitap okuyun.   

“Okumak için bir kitap aldım, okumaya başladım ama çok sıkıcı geldi, okumayı bıraktım” diyenlerse kendilerine uygun kitap seçmeyi bilmiyor. Okumaya çalıştığınız kitap size zor veya sıkıcı geliyorsa sakın o kitabı okumak için kendinizi zorlamayın. Kendinizi zorlarsanız size yarar yerine zarar verir. Sizi okumaktan soğutabilir. Kitap sevginizi köreltir. Okumak için kitap seçmek manavdan karpuz seçmeye benzemez. Okuma hızınıza, kelime bilginize, okuma geçmişinize, ilgi alanlarınıza, merak konularınıza uyacak kitapları seçmelisiniz. Bu seçimi yapabilmek için ise okumak için alacağınız kitap hakkında bir ön araştırma yapmalısınız.

Koronavirüs salgını sürecinde evde kalma süresi de arttı. Bu sürecin kitap okuma oranlarını arttırmasıyla ilgili gözlemleriniz oldu mu?

Bu dönemde evde kitap okuma oranı arttı. Biz de “Evde Kal” kampanyasına uygun olarak #EvdeyimAmaYalnızDeğilim isimli bir kampanya başlattık. Ünlüler; evde okudukları bir kitabı ellerine alıp “Evdeyim ama yalnız değilim” dedikten sonra okudukları kitabın yazarını söyleyerek “Ayşe Kulin ile birlikteyim” diyerek çektikleri videoları Instagram hesaplarında paylaştılar. Diğer kitap dostları da benzer çekimler paylaştılar. Bu Instagram yayınları yaklaşık 501 bin gösterim adedine ulaşarak çok başarılı oldu.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar