Sosyal girişimciye sağlıklı yaşam tavsiyeleri -1

0
83

Yeni yazı dizimiz başlıyor! İlk makalenin odak noktaları toksitler, doğru nefes, uyku ve çevre.

Girişimcilik, günümüzde uzun süredir olmadığı kadar güçlü. Dünyanın her yerinden yansıyan başarı hikayelerini verdiği ilham elbette bu alandaki iyici gücü doğuran etkenlerden, ancak konunun kesinlikle altın değerinde olan bir de iletişim yönü var. Artık fikirler serbestçe dolaşıyor, Japonya’daki başarılı bir girişim fikrinin ayrıntıları Belçika’daki bir diğer ekibe dokunabiliyor örneğin. Sonuç olarak girişimcilik sayfalara sığamayacak kadar ilgi çekici bir hızla yayılıyor.

İnsanların doğasındaki keşfetme olgusu, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yoğun. Girişimcilik, oldukça revaçta ve bu yöndeki başarıların göğüs kabarttığı da aşikar. ‘İyiliğin’ özne konumunda yer aldığı sosyal girişimciler için de durum tamamen gidişatla paralel özellikler taşıyor. Ülkemizde, hemen her yerde, iyiliğin ve yardımlaşmanın esas alındığı fikirlerin gerçekleşmesine tanıklık ediliyor.

Peki bu alanda gayret sarfeden sosyal girişimciler yeterince sağlıklı mı? Hem fiziksel hem de ruhsal açıdan ne durumdalar? Aslında yavaş yavaş hissedileceği üzere bu makalenin bir fayda yönü olacak, girişimcileri daha iyi çalışmanın, daha fazla üretmenin formülü olan ‘sağlıklı yaşamla’ daha yoğun temas ettireceğiz. Bu alandaki makale serimizin ilk bölümü başlıyor.

Nasıl hissediyorsun?

Sırt ağrıları, karın bölgesinde biriken yağ tabakası, bazen kollarda sızılar, göz kapaklarında yaşanan ekrana bakmalı mıyım-bakmamalı mıyım kavgası… Sağlığınızın durumuyla ilgili işaretlerle doludur bedeniniz. Bir şeyler iyi gitmediğinde size sinyaller açık bir şekilde verilir genelde. Örneğin yorgun hissediyorsunuz diyelim…

Toksitlerden kurtulmak 101 

Çağımızın genel sorunu toksitler. İnsanoğlu onlarla her yerde karşı karşıya; işlenmiş gıdalar, hava kalitesi gibi etmenlerin doğurduğu psikolojik ve fizyolojik semptomlarsa oldukça yaygın. Genel itibarıyla bu toksitlerin neden olduğu sağlıksız koşulların çeşitli sorunları beraberinde getirdiği bilimsel bir gerçek, peki ne yapılmalı? Burada ilk olarak bir doktor kontrolünde stratejiler belirlenmesinin gerekliliğinin altını çiziyoruz. Ancak yaygın ve kabul görmüş birkaç tavsiyenin de işe yarayacağını belirtmeliyiz. Bunlar kısa maddeler halinde;

  • Mümkün olduğunca daha az ‘işlenmiş’ gıda tüketin,
  • Fast food’tan uzaklaşın, sağlıklı alternatiflere örneğin sebze ve balığa yönelin,
  • Daha sık su tüketin,
  • Kahveyi ve gazlı içecekleri azaltın,

Elbette tamam değil, toksitleri vücuda daha az dahil etmeniz için yapmanız gerekenler ‘beslenmeyle’ sınırlı değil. En temel tavsiye olarak;

  • Doğayla temas etmeye çalışın, en azından haftada bir gün…

Toksitler son derece derinlemesine bir konu, tavsiyelerimiz devam edecek…

Daha zinde olmak için doğru nefes…

Dakikada ortalama 14 nefes, günde 20 binin üzerinde… Üstelik tamamen yanlış alınan nefes, faturası hiç de iç açıcı değil. İnsanlar nefes kapasitesinin sadece yüzde 30’unu doğru kullanıyorlar, kapasitenin yüzde 70’i kullanılmıyor, bu da organların yeterince beslenmemesi sadece ‘günü kurtarak hayatta kalmanıza’ yetiyor.

Doğru nefes 5 saniye sürmelidir. Alınma ve verilme süresi toplamda 5 saniye, ne az ne de daha fazla. Ayrıca karından alınması gerekir, diyafram açıktır, diyaframı kullanmayanlar boyun, sırt ve bes kaslarını kullanırlar, işte size daha gergin kasların bilinmeyen nedeni. Doğru nefes alarak daha hafiflemiş, enerjik ve dengeli hale gelinebilir. Uyku düzeni kendine gelir, dolaşım sağlıklı hale ulaşır ve genel olarak birçok açıdan(bedensel, zihinsel) ‘sınıf atlanır.’

Uyku düzeni 

Sosyal girişimcinin, diğer girişimcilerden farkı olur mu? Elbette saati olmaz değil mi? Bazen sabah 7’de, bazen 12’de, bazense gece 11’de başlayan zihin açılımları ve proaktif faaliyetler söz konusudur. Bu oldukça dengesiz zamansal sisteme ayak uydurmuş olabilirsiniz, ancak verimliliğinizi geliştirmek için bunu değiştirmek kesinlikle elinizde…

Uyku düzeni, programlı bir kişinin insiyatifinde, programlı olmamak da sizin elinizde, ancak neyse ki bu durum kolaylıkla (bir temenni olarak kabul edin) değiştirilebilir. Rutin iş planı olduğu gibi uyku planı da yapılabilir. Bunun için basit bir adım gerekli: Karar vermek.

Gözaltı morluklarını sevmeyiz, peki kaç saat uyunmalı?

Uzmanlar günde 8 saat uyumanın öneminin altını çiziyor, bizler 6 saat kadar uyuyan girişimcilere alışığız, temelde 6-7 saatlik süreler yeterli.

Etrafa (çalışma ve yaşam alanları) dair birkaç tavsiye

Bazıları karışık, bazıları düzenlidir. Ancak etrafta dikkati farklı noktalara çeken şeylerden kurtulmak her zaman mümkün. Örneğin atıştırmalık yiyecekler ya da bir kül tablası, çalışma alanları için hoş olmayan dikkat dağıtıcılardır.

Çevrenizde motive edici, pozitif öğelerin yeterince bulunduğunu düşünüyor musunuz? Bazıları için kendilerini iyi hissetmelerinin yolu olan küçük yeşil bitkiler, tasarım figürler keyifli olabilir. Bununla birlikte duvarlarınızı size enerji ve ilham veren görsellerle çeşitlendirebilirsiniz. Biraz alışveriş yapabilirsiniz özetle.

Tavsiyelerimiz devam edecek, takipte kalınız… 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.