PwC ve Microsoft, net sıfıra ulaşmada yapay zekanın geliştirilmesini desteklemek amacıyla tarım, su, enerji ve ulaşım yönetiminde AI kullanımının ekonomik etkisini araştırıyor.
Çevresel etkilerin yönetimini desteklemek için yapay zekanın çok çeşitli sektörlerde ortaya çıktığı görülüyor. Yapay zeka destekli temiz enerji şebekeleri, hassas tarım, sürdürülebilir tedarik zincirleri, çevresel izleme ve uygulama, gelişmiş hava durumu ve afet tahmini ve müdahalesi bunlardan sadece bir kaçı.
Birleşik Krallık PwC ve Microsoft, çevresel etkileri yönetmek amacıyla yapay zeka kullanmanın ekonomik etkisini araştırmak üzere işbirliği yaptı.
PwC Birleşik Krallık Sürdürülebilirlik Lideri Lynne Baber, ‘’Müşteriler, yatırımcılar ve çalışanlardan oluşan toplum artık kurumlardan daha fazlasını bekliyor. Sürdürülebilirlik, bir kuruluşun DNA’sına işlenmesi gereken yapyeni bir zihniyet’’ diyor.
‘’Stratejiden raporlamaya ve sonrasında değer yaratmaya kadar uzanan bir yelpazede, müşterilerimizin ESG’nin karmaşıklığı karşısında netlik ve güven kazanmalarına yardımcı oluyoruz. Onlarca yıllık deneyim ve uzmanlığımızı doğru insanları bir araya getirme gücümüzle birleştirerek kuruluşların geçişi planlamalarına ve dönüşmelerine yardımcı oluyoruz.’’
Yapay zekanın PwC’nin müşterilerini ve ortaklarını nasıl etkileyebileceğini değerlendirmeyi amaçlayan rapor, tarım, su, enerji ve ulaştırma konularına odaklanıyor.
Raporun bulguları, yapay zekanın bir çevre yönetim aracı olarak kullanılmasının birçok yönden etkili olabileceğini gösteriyor:
· Çevresel uygulamalar için yapay zekanın kullanılması, 2030 yılında küresel ekonomiye 5,2 trilyon ABD doları sağlayabilir; bu da geleneksel uygulamalarla iş yapmaya göre yüzde 4,4’lük bir artış anlamına geliyor.
· AI uygulamaları, dünya genelinde sera gazı emisyonlarını 2030 yılında yüzde 4 oranında azaltabilir. Bu miktarın, Avustralya, Kanada ve Japonya’nın 2030 yılındaki toplam emisyonları kadar olan 2,4 Gt karbodioksite eşdeğer olduğu bildiriliyor.
· Yapay zeka küresel ekonomi genelinde 38,2 milyon kişiye yeni iş yaratabilir ve bu geçişin bir parçası olarak daha vasıflı meslekler sunabilir.
Yapay zekanın zorluklarının üstesinden gelmek
Günümüzde inanılmaz bir hızla yaygınlaşan yapay zeka sonuç olarak hala çok genç bir teknoloji. Yönetişim, Ar-Ge ve dağıtım için kaynaklar, işbirliği, veri ve altyapı ile ilgili birçok zorluk dört temel kategoride inceleniyor:
İnsanlar: Farkındalık, katılım ve önceliklendirme eksikliği ve değişen işgücü talepleri
Süreç: İnovasyon, yönetişim, maliyet, sorumluluk, hesap verebilirlik ve önyargı gibi alanlardaki karmaşıklıklar
Teknoloji: Demokratikleştirilmiş yapay zeka ve altyapının eşitsiz ölçeklendirilmesi
Veri: Amaca uygun ve kaliteli veri sağlanması
Raporun baş yazarı Microsoft Çevre Direktörü Lucas Joppa, ‘’Bugün yapay zeka çağı ile Antroposen çağının kesiştiği noktadayız ve bu iki dünyayı bir araya getirmek için henüz yeterli adımlar atılmadı’’ diyor.
PwC Androposen çağını, insan faaliyetlerinin çevre üzerinde baskın bir etkiye sahip olduğu ve doğal sistemlerin iklim değişikliğinden biyolojik çeşitlilik kaybına, okyanus ısınması ve asitlenmesine, ormansızlaşma, su ve hava kirliliğine kadar benzeri görülmemiş seviyede değiştiği bir dönem olarak tanımlıyor.
Rapor, çevre yönetiminde etkin bir araç olarak yapay zeka olanaklarını vurgularken, aynı zamanda en iyi gerçekliğin elde edilmesi için üstesinden gelinmesi gereken zorluklar ve gerekli adımlar olduğunu da kabul ediyor.
Raporda değişim hızının çok yüksek olduğu vurgulanıyor.
Kaynak:
https://sustainabilitymag.com/articles/pwc-microsoft-use-ai-to-help-clients-transform-to-net-zero