Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
‘‘Korean Demilitarized Zone’’ 70 yılda yaban hayatı cennetine dönüştü

Kuzey ve Güney Kore arasındaki askerden arındırılmış bölge, Korean Demilitarized Zone (DMZ), onlarca yıldır askerî gerilim ve siyasi bölünmenin simgesi olarak görülüyor. Bununla birlikte aynı bölge, insan faaliyetinin büyük ölçüde yasaklanması sayesinde bugün Asya’nın en dikkat çekici doğal yaşam alanlarından biri haline geldi. 

Uzmanlara göre bu hat, ‘’doğanın kendini yenileme kapasitesinin doğal bir kanıtı.’’

1953’te Kore Savaşı’nın ardından oluşturulan ve sınırın her iki tarafında ikişer kilometrelik tampon alanı kapsayan DMZ, doğudan batıya Kore Yarımadası boyunca 241 kilometre uzanıyor. Dünyanın en sıkı korunan sınır hatlarından biri olan bölgeye sivil erişim neredeyse tamamen yasak. 

Bu 70 yıllık insan yokluğu ise doğa için beklenmedik bir fırsat yarattı.

Dünyadaki 15 turna türünün yedisi de DMZ’de görülüyor. Nesli tehlike altındaki beyaz enseli turna ve kırmızı taçlı turna için bölge hayati bir sığınak niteliğinde. Çin ve Japonya’daki sulak alanlar hızla yok olurken, DMZ göç rotası üzerindeki en güvenli duraklardan biri olarak öne çıkıyor. 

Güney Kore Ulusal Ekoloji Enstitüsü verilerine göre DMZ ve çevresindeki alanlar yaklaşık 6.200 türü barındırıyor. Ülkenin tehlike altındaki 267 türünün yüzde 38’i burada yaşıyor. Sibirya misk geyiği, leopar kedisi ve Asya kara ayısı bu türler arasında yer alıyor.

Toplanan veriler sayesinde DMZ tampon bölgelerinde 70 bin hektarlık alanın koruma statüsü kazanması için savunuculuk yapıldı. Bölge içinde doğrudan saha çalışması yapılamasa da, güneydeki Sivil Kontrol Bölgesi’nde (CCZ) sınırlı araştırmalara izin veriliyor. Bölgede tarım yapılabiliyor ancak faaliyetler sıkı denetim altında.

DMZ Ekoloji Araştırma Enstitüsü Direktörü Seung-ho Kim, pirinç tarlalarındaki küçük su yollarının en hassas türlere ev sahipliği yaptığını belirtiyor. CCZ’deki geleneksel yöntemlerle işlenen ve daha fazla yabani ot barındıran tarlalar, geyikler, leopar kedileri ve kuşlar için doğal geçiş koridorları oluşturuyor.

Araştırmacılar ayrıca kaya yığınlarının küçük memeliler, sürüngenler ve yılanlar için mikro yaşam alanı olarak işlevini test ediyor. Amaç, burada geliştirilen uygulamaları koruma altında olmayan alanlara da uyarlamak.

Ekoturizm kontrollü şekilde artıyor

Bölgenin ekolojik değeri, son yıllarda küçük ölçekli ekoturizm faaliyetlerine de kapı açtı. Nadir göçmen kuşlar sayesinde kuş gözlem turları düzenleniyor. Güney Kore hükümeti ise sınır bölgelerinde turizmi canlandırmak ve yerel ekonomiyi desteklemek amacıyla DMZ Barış Yolu’nu hayata geçirdi.

Toplam 11 rotadan oluşan parkurda yürümek isteyen ziyaretçiler kimlik kontrolünden geçiyor ve yalnızca rehber eşliğinde, küçük gruplar halinde bölgeye giriş yapabiliyor. Çevreyi korumak amacıyla rotaların yalnızca sınırlı bölümleri yürüyerek gezilebiliyor; geri kalan kısımlar otobüsle ziyaret ediliyor.

Bu tür kontrollü ziyaretlerin, bölgenin ekolojik öneminin anlaşılması açısından önemli olduğu vurgulanıyor.

Jeopolitik paradoks

Ancak uzmanlar, siyasi gelişmelerin bölge için risk oluşturabileceği uyarısında bulunuyor: İki Kore arasındaki ilişkiler yumuşadıkça kalkınma projeleri gündeme gelebilir. Büyük ölçekli altyapı yatırımları ve inşaat faaliyetleri, bölgenin hassas ekosistemini tehdit edebilir.

Çevre savunucularına göre asıl zorluk, çevre korumanın siyasi gündemde her zaman öncelikli olmaması. Olası bir normalleşme veya birleşme sürecinde DMZ’nin yalnızca siyasi değil, ekolojik ve sembolik değerinin de korunması gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlara göre DMZ, yoğun askerî varlığa rağmen doğanın nasıl yeniden hayat bulabileceğini gösteren nadir örneklerden biri. Bir zamanlar savaşın sınırı olan bu hat, bugün birçok bilim insanı için “umut sembolü” anlamına geliyor.

https://earth.us3.list-manage.com/