Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Kenya, giyimde sürdürülebilirlik hamlesine öncülük ediyor

Hızlı moda sektörünün önde gelen markalarının bağış ve geri dönüşüm vaatleriyle topladığı binlerce ton ikinci el giysi Gana’nın başkenti Akra’dan Kenya’nın başkenti Nairobi’ye kadar batıdan doğuya uzanan bölgedeki Afrika şehirlerine akıyor. Batılı mağazaların sözde yardım seferberliği hareketi ile reddedilen konteynırlar dolusu giysinin Afrika’da son bulması ‘’Trashion’’ olarak adlandırılıyor.

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam verilerine göre, giysi bağışlarının yüzde 50 ila 70’inin atık tekstil satıcılarının karmaşık tedarik zincirleri aracılığıyla Afrika kıtasına sevk edildiği tahmin ediliyor.

Bu ithalatlar etrafında gelişen ikinci el giyim pazarlarının, sundukları ucuz giysiler ve yarattıkları iş imkanları bazı kesimler için can simidi olarak kabul edilse de, olumsuz ve karanlık tarafını dikkate almak gerekiyor.

Son yıllarda artan düşük kaliteli hızlı moda ürünleri, her hafta 6 milyon parça olmak üzere, doğrudan Gana’daki çöp sahasına gönderiliyor veya açık havada yakılıyor. Dünya genelinde her yıl 460 milyar ABD Doları değerinde giysi çöp sahalarında son buluyor

Küresel olarak, her yıl 460 milyar ABD Doları değerinde giysi çöpe atılıyor ve endüstrinin çevresel ayak izine katkıda bulunuyor. İnsan kaynaklı karbon emisyonlarının yüzde 10’undan sorumlu olan moda sektörünün önümüzdeki on yılda yüzde 60 artması bekleniyor.

Bu tabloyu baştan aşağı değiştirmek için Afrika’daki çeşitli girişimler tarafından çalışmalar yapılıyor.

Artisan Fashion

Gelişmekte olan ekonomilerde sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmayı desteklemek üzere modadan yararlanan uluslararası bir kuruluş olan Birleşmiş Milletler Etik Moda Girişimi (EFI) tarafından hayata geçirilen Nairobi merkezli Artisan Fashion, moda sektörünün önde gelen markaları için giysi, çanta ve aksesuar üretiminin koordinasyonuna öncülük ediyor.

Artisan Fashion, yoksullukla mücadele eden esnafı küresel moda zinciriyle buluşturan ilk EFI projesi. Bu modelin başarısı sayesinde Burkino Faso ve Mali’de de benzer EFI projeleri başlatıldı.

Amaç odaklı olan girişim, malzemeleri olabildiğince yerel olarak tedarik ediyor ve minimum çevresel etkiye sahip üretim süreçlerini destekliyor. Yerel topluluklar için eğitim ve iyi maaşlı, vasıflı iş imkanları sağlıyor. Çalışanlarının yüzde 95’inden fazlası kadın ve genellikle marjinal veya düşük gelirli topluluklardan oluşuyor. En yüksek kalitede el işçiliği ile yapılan üretimde şeffaflık, çevresel ve sosyal standartlara uygunluk ön planda.

Sürdürülebilir üretimin tüketiciler için giderek daha önemli hale geldiği günümüzde, Artisan Fashion ile işbirliği yapmak markalara avantaj olarak geri dönüyor.

Converte moda sektöründe döngüselliğe odaklanıyor

Bölge genelinde 50’den fazla toplulukla çalışan Artisan Fashion, Kenya’ya her yıl ithal edilen 180 bin ton atık giysinin bir kısmı için ‘’ileri dönüşüm’’ altyapısı ve teknik uzmanlık sunuyor.

Artisan Fashion ve daha önceleri moda tasarımcısı olan Allison Turnley işbirliğiyle 2020 yılında temelleri atılan Converte World girişimi ileri dönüşüme yönelik çalışmalar yapıyor.

Büyük ölçekte geri dönüştürülmüş giysiler sunan türünün ilk örneği olan Converte, özellikle eski giysilerden yenilerini tasarlamak ve üretmek için yetenekli yerel tasarımcılar, pazarlamacılar ve zanaatkarlardan oluşan bir merkez oluşturdu.

Converte kurucusu Allison Turnley, sürdürülebilir modanın günümüzün hızlı modasından daha pahalı olmaması gerektiğini düşünüyor ve bu konuda kararlı adımlarla ilerliyor. ‘’Bir gömlek, atık olarak değerlendirilmediği sürece gömlektir ancak sonrasında bir hammaddedir. Sürdürülebilir moda ise gerçekten heyecan verici bir yaklaşım ancak oldukça pahalı. Bu durumda döngüsel modele yönelmeye ve bunu büyük ölçekte yapmaya, israfa çözüm sunmaya ve istihdam yaratmaya karar verdik’’ diyor.

Fashion Pact

Artisan Fashion ve Converte gibi girişimler, hızlı modanın yavaşlaması için artan bir baskının oluşması neticesinde sektör için önemli örnekler olarak karşımıza çıkıyor.

2020 yılında hayata geçirilen Fashion Pact, dünyanın önde gelen markalarının atık ve emisyon sorununu ciddiye aldıklarının işareti olarak görülüyor.

Lombard Odier’in stratejik ortağı ve önde gelen değişim yönetimi şirketi Systemiq ile yakın işbirliği içinde çalışan ve aralarında Nike, Adidas ve H&M’nin de bulunduğu büyük isimlerden oluşan koalisyonun, bir dizi çevresel hedefe ulaşma taahhüdü var.

Çevre taahhütleri arasında, 2025 yılına kadar üretimde kullanılan temel hammaddelerin en az yüzde 25’inin düşük iklim etkisine sahip olmasını sağlamak, 2030 yılına kadar kendi operasyonlarında yüzde 100 yenilenebilir enerji elde etmek ve plastik ambalajların en az yarısının geri dönüştürülmesini sağlamak gibi adımlar yer alıyor.

Sonuç olarak, hızlı modanın yavaşlatılmasının ticari olarak uygunluğunun değerlendirilmesi konusunda görüşlerini aktaran Artisan Fashion kurucusu Robin MacAndrew’a göre cevap net bir ‘’Evet’’.

‘’Ekonomik uygulanabilirlik ve değerlerin tümü sürdürülebilirlik noktasından geçer. Bu durum üç karlılık alanına hizmet eder. Birincisi çevresel kazanç, ikincisi sosyal kazanç ve nihayetinde finansal kazançtır’’ diyor.

Kaynak:

https://www.lombardodier.com/contents/corporate-news/ft-rethink/2023/june/trashion-trends-kenyan-artisans-.html