Romanya’nın Tarcu Dağları’na çıkarılan 170 bizondan oluşan sürü ABD’deki Yale Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya konu oldu.
Çok ilginç sonuçları olan araştırmaya göre, Tarcu Dağları’na yerleştirilen 170 bizon, yaklaşık 2 milyon otomobilin bir yıl boyunca oluşturduğu karbondioksitin toprakta hapsedilmesine yardımcı olabilir.
Raporun baş yazarı Profesör Oswald Schmitz, ‘’Bizonlar, otlaklarda eşit bir şekilde otlanarak, toprağı ve tüm yaşamını gübrelemek için besinleri geri dönüştürerek ve depolanan karbonun salınmasını önlemek için toprağı sıkıştırarak otlak ve orman ekosistemlerini olumlu yönde etkiliyor’’ dedi. Bizonların yaşadığı ekosistemlerin iyileştirilmesinin iklim değişikliğinin önlenmesine katkıda bulunacağını savunan Schmitz, iklim krizi ile mücadelede bizonları kahraman ilan etti.
Bu canlıların milyonlarca yıl boyunca otlak ve orman ekosistemleriyle birlikte evrimleştiğine ve özellikle otlakların sürüldüğü yerlerde bunların yok edilmesinin büyük miktarda karbon salınımına yol açtığına vurgu yapan Schmitz, ‘’Bu ekosistemleri restore etmek dengeyi geri getirebilir’’ dedi.
Global Rewilding Alliance Bilim Politikaları Uygulama Direktörü Magnus Sylven, bu araştırmanın, doğal yaşamı eski haline getirme faaliyetlerinin iklim değişikliğiyle mücadele projeleri ile işbirliği içinde yapılabileceğini gösterdiğini kaydetti.
Avrupa bizonlarına ilişkin raporun ‘’türünün ilk örneği’’ olduğunu belirten Sylven, modelin ‘’yaban hayatının yeniden canlandırılmasına yön vermek için çok güçlü bir araç’’ sağladığını aktardı.
Bu çalışma, büyük memelilerin karbon döngüsünde çok önemli rollere sahip olduğu yönünde ortaya çıkan fikir birliğini güçlendiriyor.
Temel türlerden biri olan bizon, ekosistemlerde önemli bir rol oynuyor. Otlamaları ve gezinmeleri ormanlar, çalılıklar, çayırlar ve mikro yaşam alanlarından oluşan biyolojik çeşitliliğe sahip bir doğanın korunmasına yardımcı oluyor.
Araştırmacılar, ‘Yeniden yabanileştirme yoluyla doğayı geri getirebiliriz ve bu, büyük miktarlarda karbonu aşağı çekerek küresel iklimin istikrara kavuşturulmasına yardımcı olabilir’ düşüncesini savunuyor.
Schmitz bu bağlamda, ekibin tropik orman filleri, misk öküzleri ve deniz su samuru dahil olmak üzere dokuz türü ayrıntılı olarak incelediğini ve diğerlerini araştırmaya başladığını aktarıyor.