Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, iklim değişikliği nedeniyle hanelerinde su akmayan kadınların su toplamak için harcadıkları sürenin 2050 yılına kadar ortalama yüzde 30 artabileceğini gösterdi.
Güney Amerika ve Güneydoğu Asya bölgelerinde yaşanan yüksek sıcaklıklar nedeniyle su aramak için harcanan zamanın iki katına çıkabileceği ön görülüyor.
Potsdam Enstitüsü İklim Etki Araştırmaları (PIK) bilim insanlarından oluşan bir ekip, iklim etkilerinden kaynaklanabilecek büyük refah kayıplarına odaklanıyor ve özellikle kadınların gelecekteki değişen iklim koşullarına karşı savunmasız olduğunu vurguluyor.
Dünya genelinde iki milyar insan güvenli içme suyuna erişimden yoksun.
İklim değişikliğinin neden olduğu sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları kadınlara, kız çocuklarına ve farklı cinsiyet çeşitliliğine sahip kişilere zarar vermeye devam ediyor.
Sel ve kuraklık gibi aşırı hava olayları yaşandığında kadınların yönettiği kırsal hanelerde daha fazla gelir kaybı yaşanıyor. Bazı çalışmalar iklim değişikliği felaketleri esnasında ve sonrasında çocuk evliliklerinin ve aynı zamanda kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin arttığını gösteriyor.
Ev ve bakım işleri gibi sorumluluklar, finansal kaynaklara erişim sıkıntısı ve cinsel taciz gibi sorunlar, kadınların iklim değişikliği müzakereleri katılımı için engel oluşturuyor.
Çalışmanın baş yazarı Robert Carr, ‘’İklim değişikliği sıcaklıkların artmasına ve yağış düzeninin değişmesine yol açarak suyun bulunabilirliğini etkiliyor. Akan suyu olmayan hanelerdeki kadınlar için, gelecekteki iklim değişikliği altında analiz edilen tüm bölgelerde su toplamak için harcanan zamanın artacağını bekliyoruz.’’
Su arama zamanındaki artış eğitim, dinlenme veya çalışma gibi faaliyetlere daha az zaman ayrılması anlamına geliyor. Daha yüksek sıcaklıklar ve daha az yağış günlük su toplama sürelerini artırıyor.
Araştırmacılar, 1990-2019 yılları arası dört kıtada 347 alt ulusal bölgede yapılan hane halkı anketlerinden elde edilen tarihsel verilere dayanarak, değişen iklim koşullarının geçmişte su toplama sürelerini nasıl etkilediğini değerlendirdi. Bu dönemde akan suyu olmayan hanelerdeki kadınların her gün 22.84 dakikayı su toplama faaliyetine harcadıkları belirlendi. Bu süre Endonezya’nın bazı bölgelerinde 4 dakika ile Etiyopya’nın bazı bölgelerinde 110 dakika arasında değişiyor.
Çalışmanın bulgularına göre kadınların çalışma zamanını kaybetmesinin maliyeti 2050 yılına kadar ülke başına yıllık 10 milyon dolardan yüz milyon dolara kadar ulaşabilir.
İklim değişikliğinin kötüleştirdiği cinsiyet eşitsizlikleri konusunda atılan adımlar yetersiz.
Carr, araştırma bugularının yerel ve ulusal düzeyde bir etki yaratabilmesi için hükümet yetkililerinin COP gibi görüşmelerde bu tür araştırmalara yer vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Ayrıca bu yıl düzenlenecek olan COP29’da ülkelerin cinsiyete duyarlı iklim eylem planları hazırlaması ve resmi delegasyonlarında cinsiyet dengesini iyileştirmeye yönelik adımlar atması gerektiğinin önemine dikkat çekiliyor.
Kaynak: