Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Hava kirliliği birçok kanser türünü tetikliyor

Uluslararası Kanser Kontrol Birliği (UICC) tarafından, Clean Air Fund desteğiyle hazırlanan rapor, hava kirliliğinin hem kansere yakalanma riskini hem de hastalığa bağlı ölüm oranlarını artırdığını ortaya koydu.

UICC ve Clean Air Fund destekli yeni rapor, hava kirliliğinin etkilerinin sadece akciğer kanseriyle sınırlı kalmadığını; karaciğer, meme ve diğer pek çok kanser türüyle de doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, artan riskler karşısında daha sıkı hava kalitesi standartları çağrısı yapıyor.

2019-2024 yılları arasında yayımlanan 42 meta-analiz ve sistematik incelemenin değerlendirildiği rapor, hava kirliliğinin yalnızca akciğerleri değil, tüm vücudu etkileyen bir kanser riski yarattığını gösteriyor. 

Özellikle ince partikül maddelerin (PM2.5) en büyük risk faktörü olduğuna dikkat çekiliyor. Yüksek düzeyde PM2.5’e maruz kalan kişilerde:

  • Genel kanser riski %11 artıyor 
  • En belirgin artış karaciğer, kolorektal, böbrek, akciğer ve mesane kanserlerinde görülüyor 

Uzun süreli maruziyet ise daha çarpıcı sonuçlara neden oluyor:

  • Kanserden ölüm riski genel olarak %12 yükseliyor
  • Meme kanserine bağlı ölümler %20 
  • Karaciğer kanserine bağlı ölümler %14 
  • Akciğer kanserine bağlı ölümler %12 artıyor

Daha büyük partiküller (PM10) de benzer şekilde tehlike yaratıyor; genel kanser riski %10 artarken, akciğer ve meme kanserine bağlı ölümlerde de belirgin yükseliş görülüyor.

“Temiz hava temel bir hak”

Raporun yazarlarından, Yeni Zelanda’nın eski Başbakanı Helen Clark, temiz havanın temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Temiz hava bir lüks değil; sağlık, eşitlik ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Hava kirliliğiyle mücadele yalnızca çevresel bir öncelik değil, aynı zamanda bir kanser önleme stratejisi, ekonomik yatırım ve sosyal adalet meselesidir.”

Araştırma, hava kirliliğinin etkilerinin toplumlar arasında eşit dağılmadığını da ortaya koyuyor. Kadınlar ve çocuklar, ev içi hava kirliliğine daha fazla maruz kalıyor. Katı yakıt kullanımının yaygın olduğu ortamlarda:

  • Kadınlarda akciğer kanseri riski %69 artıyor 
  • Rahim ağzı kanseri riskinde de yükseliş gözleniyor 

Düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayanlar ise yüksek kirlilik seviyelerine maruz kalırken, sınırlı sağlık hizmetleri nedeniyle en ağır yükü taşıyor. Avrupa’da bile en yoksul bölgeler hava kirliliğinden daha fazla etkileniyor.

UICC CEO’su Cary Adams, “Kanserle mücadelede önemli ilerleme sağladık ancak hava kirliliği bu kazanımları sessizce geriye götürüyor. Bu durum, bireylerin kaçınmasının neredeyse imkânsız olduğu bir risk,” diyerek uyarıyor.

Rapor, hava kirliliğinin kanser üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel araştırmaların genişletilmesi, daha güçlü izleme sistemlerinin kurulması ve daha sıkı hava kalitesi standartlarının uygulanması gerektiğini savunuyor. 

Kaynak:

https://www.euronews.com/health/2026/04/20/air-pollution-cancer-risk-beyond-the-lungs