Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA’lar) ulaşma yönünde kaydedilen uluslararası ilerlemelere rağmen, özellikle Küresel Güney’deki şehirler hâlâ yoksulluk, eşitsizlik ve çevresel bozulma sorunlarıyla mücadele etmeye devam ediyor.
Bu acil sorunlar, hızla harekete geçilmesini zorunlu kılıyor.
Şehirlerin yaşanabilirliğine odaklanılarak farkındalık yaratmak amacıyla BM tarafından hayata geçirilen Dünya şehirler günü her yıl 31 Ekim tarihinde kutlanıyor. Böylelikle şehirlerin karşı karşıya olduğu zorlukların masaya yatırılmasına alan açan bir platform sunuyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 68/239 sayılı kararıyla ilan edilen bu gün, uluslararası toplumun sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme ve kentleşmenin getirdiği zorluklarla mücadele etme konusundaki farkındalığını artırmayı hedefliyor.
Bu hareket gençlerin öncülüğünde ivme kazanıyor
Bu yılın teması olan “Genç İklim Değiştiricileri: Şehirlerin Sürdürülebilirliği için Yerel Eylemi Hızlandırma” ile ilgili olarak düşüncelerini ifade eden BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Gençleri güçlendirerek iklim eylemini hızlandırabilir ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları için küresel ilerlemeyi destekleyebiliriz’’ dedi.
2050 yılına kadar, dünya nüfusunun yaklaşık %70’inin şehirlerde yaşayacağı, 2030 itibarıyla kentsel nüfusun neredeyse %60’ının 18 yaşın altında olacağı tahmin ediliyor.
Bu demografik değişim, sürdürülebilir ve dirençli toplulukların oluşturulabilmesi için gençlerin kentsel planlamaya dahil edilmesinin önemini ortaya koyuyor.
Dünya Şehirler Günü öncesinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Yöneticisi Haoliang Xu, COVID-19 pandemisi sırasında büyük bir başarı gösteren çevrimiçi yemek teslimat hizmetini başlatan Nepal’den genç bir yenilikçiyi ilham verici bir örnek olarak paylaştı.
Gelecek İçin Pakt ve Gelecek Nesiller Bildirgesi gibi uluslararası girişimler, sürdürülebilir kentsel ortamların şekillendirilmesinde gençlerin seslerini önceliklendirmeyi amaçlıyor.
Önerilen eylemler arasında gençlik meclislerinin kurulması, yerel yönetimlere genç temsilcilerin entegre edilmesi ve gençler ile politika yapıcılar arasında sürekli bir diyalog ortamı oluşturulması yer alıyor.
Sürdürülebilir kentsel gelişimin temeli olarak yerel katılım
Bu çabalar, yalnızca sürdürülebilir ve dirençli şehirler oluşturmayı değil, aynı zamanda mevcut ve gelecekteki sakinlerin yerel seslerinin farklılığını ve ihtiyaçlarını yansıtan bir ortam yaratmayı hedefliyor.
Yerel seslere kulak vermenin önemini vurgulayan Xu, “Eğer kentsel yönetimlerimiz çalışmalarını etkinlik, hesap verebilirlik ve katılım açısından değerlendirirse, SKH 11’in ortak hedeflerine ve Yeni Kentsel Gündem’deki hedeflere ulaşmak için daha hızlı adımlar atabiliriz” dedi.
16 Birleşmiş Milletler ajansı ve çeşitli hükümetler tarafından desteklenen Yerel 2030 inisiyatifi, ‘’yerel hükümetleri ve otoriteleri topluluklarla birlikte harekete geçirerek yerel kalkınma zorluklarına odaklanmayı amaçlıyor. Bu zorluklar arasında birçok kentsel sorun da yer alıyor’’ diyen Xu, UNDP’nin topluluk odaklı kentsel planlama konusundaki kararlılığını vurguladı.
Kaynak: