Meksikalı aktör, yapımcı ve yönetmen Diego Luna, ülkesinde ve dünya genelinde gazetecilerin karşı karşıya kaldığı tehlikelere dikkat çekti. Gazeteci cinayetlerini “bir skandal” olarak nitelendiren aktör, bu durumu sert bir şekilde kınadı.
Diego Luna, yeni belgeseli State of Silence’ın gösterimi öncesinde Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi’nde basına verdiği demeçte, gazetecilerin güvenliği konusunun herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.
‘’Özgür gazetecilik olmazsa, gerçeğe erişim de olmaz’’ dedi.
Dünya genelinde gazetecilerin güvenliğini izlemek ve desteklemek görevini üstlenen Birleşmiş Milletler Bilim, Eğitim ve Kültür Kurumu (UNESCO) verilerine göre, 2022 ve 2023 yıllarında her dört günde bir gazeteci cinayete kurban gitti.
BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), gazetecilerin korunması için hükümetleri daha fazla adım atmaya teşvik eden faaliyetleri yönlendiriyor.
Gazeteciler tehdit altında
BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR) İnsan Hakları Yetkilisi Renaud de Villaine, dünya genelinde gazeteci cinayetlerinin yüzde 80’inin soruşturulmadığını vurgulayarak, gazetecilerin öldürülmesinin günümüzde hala devam eden bir sorun olduğunu ifade etti.
Bu durum, Ukrayna gibi savaş halindeki ülkelerin yanı sıra, Meksika gibi savaş olmayan ülkelerde de gerçekleşebiliyor.
Meksika’da, yolsuzluk, uyuşturucular, karteller ve çeteler gibi konuları araştıran gazeteciler özellikle hedef alınıyor.
2017’den bu yana Meksika’da 69 gazeteci cinayeti ve 32 kaybolma vakası kaydedildiğini belirten de Villaine, bu sorunun, OHCHR’nin yetkililerle birlikte çözmek için yoğun çaba harcadığı daha derin yapısal sorunları ortaya koyduğunun altını çizdi.
Bu endişelere katılan State of Silence belgeselinin yönetmeni Santiago Maza, gazetecilere yönelik şiddetin cezasız kaldığını ve şiddetin bir tür ödül gibi neticelendiğini belirtti.
Belgeselde, illegal ağaç kesimi ve savunmasız toplulukların sömürülmesi gibi konuları araştıran Meksikalı cesur araştırmacı gazetecilerin, hayatlarına yönelik şiddet ve tehditlerle karşılaştıkları ve gizlenmeye zorlandıkları hikayeler konu ediliyor.
Değişim için fırsat
“Mevcut durum kendi kendine değişmeyecek’’ diyen Maza, “Yeni bir başkanın göreve gelmesi, durumun iyileşeceği anlamına gelmiyor. Ancak bu, durumu doğru şekilde ele almak ve hükümetin çözmesi gereken öncelikleri yeniden şekillendirmek için bir fırsat sunuyor” ifadelerini kullandı.
Günümüz gazetecilerinin karşı karşıya olduğu tehlikeler arasında, hükümetin gücünü kullanarak gazetecilik faaliyetlerini suç sayma eğiliminin giderek arttığı bir durum söz konusu.
de Villaine, “Birçok ülkede yargı sistemi, bazen devlet aktörleri, bazen de devlet dışı aktörler tarafından gazetecileri ve medya organlarını hedef almak için kullanılıyor ve adeta bir silah işlevi görüyor” dedi.
Gazeteci Hakları Derneği’ne (Reporters Without Borders) göre, Meksika, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 121. sırada ve güvenlik açısından ise 165. sırada yer alıyor.
Gazetecileri koruma adına çalışmalar yürüten bir STK’nın Genel Müdürü Thibaut Bruttin, 2000 yılından bu yana Meksika’da 155 gazetecinin, ‘’gazeteleri hedef alabilen ve onlara zarar verebilen organize suçlar, sistematik yolsuzluk ve bazı kurumların başarısızlığı’’ nedeniyle öldürüldüğünü belirtti.
Cenevre’de basın demeci veren Bruttin, ‘’Gazeteciler sayılardan ibaret değil, onlar gerçek insanlar’’ dedi.
Diego Luna’ya State of Silence projesine yapımcı olarak dahil olmasının nedenleri sorulduğunda; Meksika’da öldüren gazeteci sayısının ‘’skandal’’ ötesi olduğunu ve toplum üzerindeki etkilerinin ele alınması gerektiğini gözler önüne sermek şeklinde yanıt verdi.
‘’Bugün gazeteci olma hayalini sorgulayan gençlerin ve röportaj vermekten korkan insanların sayısı giderek artıyor’’ dedi.
‘’Bir gazeteciyi susturduğunuzda, yalnızca onun sesini değil, dış dünya ile bağlantı kurmak için o gazeteciye ihtiyaç duyan binlerce insanın da sesini susturmuş olursunuz’’ diye ekledi.
Kaynak: