Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Birleşmiş Milletler dünya nüfusunun bugün 8 milyara ulaştığını açıkladı

Birleşmiş Milletler’in 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü için hazırladığı ‘’Dünya Nüfus Beklentileri 2022’’ raporu, küresel nüfusun 15 Kasım tarihinde 8 milyara ulaşacağı ve 2023 yılında Hindistan’ın Çin’i geride bırakarak dünyanın en kalabalık ülkesi olacağını ortaya koydu.

15 Kasım 2022’nin, Dünya’nın 8 milyara ulaşmasını sağlayacak sakininin doğumuna denk gelen tarihi temsil ettiğini söyleyen BM Genel Sekreteri Antonio Guterras, bu durumun gezegene gereken özeni gösterme konusundaki ortak sorumluluğu hatırlattığını belirtti.

Küresel nüfus, 2020 yılında yüzde 1’in altında artış sergileyerek, 1950 yılından bu yana en yavaş hızında büyüyor. Birleşmiş Milletler nüfus projeksiyonları, dünya nüfusunun 2030 yılında yaklaşık 8,5 milyara ve 2050 yılında 9,7 milyara çıkabileceğini gösteriyor. 2080’lerde toplam nüfusun yaklaşık 10,4 milyar insanla zirveye ulaşacağı ve 2100 yılına kadar aynı seviyeyi koruyacağı tahmin ediliyor.

Dünya Nüfus Beklentileri 2022 raporu, son yıllarda birçok ülkede doğurganlığın önemli ölçüde düştüğüne işaret ediyor. Halihazırda küresel nüfusun üçte ikisi, kadın başına yaşam boyu doğurganlığın 2,1 seviyesinin altında olduğu bölge veya ülkelerde yaşıyor.

61 ülkedeki nüfusun, düşük doğurganlık seviyeleri ve yüksek göç oranları nedeniyle 2022-2050 yılları arasında yüzde 1 veya daha fazla azalacağı tahmin ediliyor.

Sekiz ülkede nüfus patlaması yaşanacak

2050 yılına kadar öngörülen küresel nüfus artışının yarısından fazlasının sekiz ülkede yoğunlaşacağı belirtiliyor. Bu ülkeler, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Mısır, Etiyopya, Hindistan, Nijerya, Pakistan, Filipinler ve Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti olarak sıralanıyor. Sahra altı Afrika ülkelerinin 2050 yılına kadar öngörülen artışın yarısından fazlasına katkıda bulunması bekleniyor.

BM Ekonomi ve Sosyal İşler Dairesi Müsteşarı Lui Zhenmin, nüfus artışı ile sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişkinin karmaşık ve çok boyutlu olduğunu söyledi. Hızlı nüfus artışının, yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, açlık ve yetersiz beslenme ile mücadele edilmesini, sağlık ve eğitim sistemlerinin iyileştirilmesini zorlaştırdığını hatırlattı.

Özellikle sağlık, eğitim ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili olan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması neticesinde, doğurganlık düzeylerinin düşürülmesi ve küresel nüfus artışının yavaşlatılmasına katkı sağlanacağının altını çizdi.

2022 yılında küresel nüfusun yüzde 10’unu temsil eden 65 yaş ve üstü grubun payının 2050 yılında yüzde 16’ya çıkacağı tahmin ediliyor.  Bu bağlamda, dünya genelinde 65 yaş ve üzeri insan sayısının, 5 yaş altı çocuk sayısının iki katından fazla ve 12 yaş altı çocuk sayısına eşit olması bekleniyor.

Yaşlanan nüfusa doğru yaklaşan ülkelere, evrensel sağlık hizmetleri ve uzun süreli bakım sistemleri kurmaları, sosyal güvenlik ve emeklilik sistemlerini iyileştirmeleri, kamu programlarını artan sayıda yaşlı kişiye uyarlama yolunda adım atmaları öneriliyor.

Küresel yaşam süresi beklentisi, 1990 yılından bu yana yaklaşık 9 yıllık bir iyileşme neticesinde 2019 yılında 72,8 yıla ulaştı. Ölüm oranlarında beklenen azalmanın, 2050 yılında küresel ortalama yaşam süresini yaklaşık 77,2 yıla uzatacağı öngörülüyor.

Covid-19 salgını, nüfus değişikliğinin temelini oluşturan bileşenleri de etkiledi. 2021 yılında dünya çapında beklenen yaşam süresi düşerek, 71 olarak belirlendi. Bazı ülkelerde birbirini izleyen salgın dalgaları gebelik ve doğum sayılarında kısa vadeli düşüşlere neden oldu. Pandemi, uluslararası göç dahil her türlü hareketliliğin ciddi şekilde kısıtlanmasına yol açtı.

Hükümetlerin doğurganlığı azaltmayı amaçlayan eylemlerinin, bugün ile yüzyılın ortası arasındaki nüfus artış hızı üzerinde çok az etkiye sahip olacağı belirtiliyor. Günümüz küresel nüfusunun genç yaş yapısı buna neden olarak gösteriliyor.

Bununla birlikte, düşük doğurganlığın kümülatif etkisi birkaç on yıl boyunca sürdürüldüğü takdirde, yüzyılın ikinci yarısında küresel nüfus artışında daha etkin bir yavaşlama olabileceği öne sürülüyor.

Kaynak:

https://www.un.org/en/desa/world-population-reach-8-billion-15-november-2022