Arıcılığa modern teknoloji

Arıcılığa modern teknoloji

Alman bilim insanı Einstein’ın teorisine göre, arılar olmazsa biz insanlar hayatta kalamayabiliriz. Bal arıları ise arıcıların yardımı olmadan hayatta kalamıyor. Ekolojik tarımı teşvik eden teknolojiyle arıların ölümlerinin azalmasını sağlayan Save The Bees girişimi, arıların bakımlarını kolaylaştırırken kaliteli bal üretimini de artırıyor. Slovakya girişiminin kurucusu Peter Kočalka, girişimiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Save The Bees girişimini nasıl başlattınız?

Bahçemizde gözlemlediğimiz küçük bir arı kolonimiz vardı. Bir süre sonra koloni sayısını artırmayı düşündük. O dönem, komşumuzun hediye ettiği beş tane boş kovanla üç ay içinde 20 koloniye ulaştık.

Arıları detaylıca araştırıyordum. Arıların yanlarında onları gözlemleyerek ve not alarak çok zaman harcadım. Arılarla yaptığım her şeyi, bana nasıl tepki gösterdiklerini yazdım. Bu şekilde, koloni araştırmalarından ve profesyonel literatürden elde edilen bilgilerle tamamladığım birçok uygulama dokümantasyonu oluştu.

Bir noktada insan duyuları, kalem ve kağıt yetmez hale geldi bu nedenle de teknoloji devreye girdi. Arıları bir kamerayla izlemeye başladık. Sıcaklıklarını, nemlerini, seslerini ölçtük. Kaydedilen veriler doğrudan analiz edilebileceği bir bilgisayara aktarıldı. Daha fazla veri elde edebilmek için, farklı boyutlardaki kovanlarda ek koloniler satın aldık. Şu anda yalıtımlı kovanlar, yalıtılmamış kovanlar, langstroth ve diğer boyutlar var.

Save The Bees projesi arıcılıkta kesinliği sağlamaya çalışıyor. Üç yıldır bilimsel veri topluyoruz. Kovanlarımızı izlemek için kullanılan elektronik aletler objektiftir, sadece ölçülen gerçek verileri bize gösteriyor. Onları kullanarak diğer arıcılar için talimatlar oluşturuyoruz. Sistemimiz olmadan, bir arıcı arıları hakkında bilgi edinmek isterse, kovanı açmalıdır. Bir sorun bulursa, durumu genellikle öznel duygular ve varsayımlar temelinde değerlendiriyor. Sistem varsayımların önüne geçiyor.

Arılar biyolojik çeşitlilik ve vahşi yaşam habitatlarında kritik bir rol oynamaktadır. Arıların soyu tükenirse bizi ne bekliyor?

Arılar ve diğer böcekler sadece turnusol kağıdıdır. Eğer gerçekten ortadan kaybolsalardı, doğa o kadar feci bir durumda olurdu ki kesinlikle bu durumun üstesinden mevcut teknolojilerle gelemezdik. Böcekler besin zincirinin dibinde yer alıyor. Böceksiz bir dünya hayal edebiliyorsanız; amfibiler, kuşlar ve diğer omurgalılar olmadan da hayal edebiliyor musunuz?

Tüm bu milyonlarca vahşi hayvan arasında insanların her iki taraf için de faydalı bir ilişki geliştirdiği çok az hayvan var. Arıların toplumumuz için en büyük yararı bal üretimi değil, sosyal sistemlerini anlamak olabilir.

Arıcılara ne tür teknolojiler sunuyorsunuz? Arı bakım sisteminiz nasıl çalışıyor?

Anne arı, ilkbaharda üretmeye başladığında yavru kutusunun iç sıcaklığı kademeli olarak artar ve yaklaşık 35 derece sıcaklıkta sabitlenir. Koloni sıralıysa, negatif dış ortam sıcaklığında bile kovanın nispeten sabit yüksek bir iç sıcaklığı olduğunu açıkça görebilirsiniz. Şekil 1’deki üst grafiğin üzerindeki sarı eğriye bakın. Bir şey olursa, bir çatı patlarsa veya bir kemirgen kovana zarar verirse, bu grafik onu gösterecek ve böylece kovandan kurtarabildiğiniz kadarını kurtarabileceksiniz.

Diğer bir önemli parametre iç mekan nemidir. Yanlış havalandırılan kovanlar, kış boyunca atmosferik nemin yoğunlaşmasına neden olabilir, bu da iç ortamın küflenmesi ve kolonilerin ikincil hastalıklarına veya bunların toplam ölümüne neden olabilir. Şekil 1’deki alt sarı grafiğe bakınız.

Dış hava sıcaklığı ve nem sensörleri arı kovanındaki havayı ve kolonideki ilgili değişiklikleri kaydeder. 

Şekil 1 – Sıcaklık ve Nem

Bilgisayarlar henüz feromonları ölçemediğinden, arı kolonisinin mevcut durumunu tahmin etmek için en uygun değişkenlerden biri sestir. Konulan mikrofonlarla arılar dinlenir, bilgisayar frekans spektrumunu analiz eder ve örnek verilerle karşılaştırır. Koloni durumundaki hemen hemen her değişime, ses ve frekans spektrumundaki bir değişiklik eşlik eder. Saldıran bir arı, nektar taşıyan bir arıdan farklı şekilde vızıldar. Kraliçe öldüğünde, koloni ağlamaya başlar. Yeni anneler, yavruların kendilerini bulması için ‘bip’ sesi çıkarır. Tüm bu sesler, frekans spektrumunu değiştiriyor. Cihaz bu değişiklikleri analiz ediyor ve arıcıyı uyarıyor.

Kraliçe, koloninin en önemli üyesidir. Kaybı kolonide ölümcül sonuçlar doğurabilir, çünkü yenisini üretmek için sadece sınırlı bir süreleri vardır. Arıların kraliçenin yokluğunu ilettiği mekanizma, Şekil 3’te görüldüğü gibi net, yüksek ve farklı bir ses.

Şekil 2 – Kayıp Kraliçe

Bu girişimle hedeflediğiniz şey nedir?

Çocuklarımızı veya torunlarımızı arıcılığa dahil etmek istiyorsak, onlara kendileriyle özdeşleştirebilecekleri bir şey sağlamalıyız. Genç insanların olduğu yerde, her zaman modern teknolojiyi bulacaksınız. Arıcılık ya modern eğilimlere uyum sağlayacak ya da arıcıların ortalama yaşı, şu ana kadar olduğu gibi 60 yaş olmaya devam edecek.

Planlarımız, arıların kimyasallar kullanılmadan iyileştirilebileceği gerçeğinin farkındalığını arttırmaktan çok daha fazlasını içeriyor. Arıcılık sektörüne, kırsaldaki herhangi bir hane halkının bal üretimini uygun fiyatla yapılabileceği bir modern teknoloji getiriyoruz.

Aslında, arıcılık eğlencesini koruyacak aynı zamanda, sıkı bir çalışmadan tasarruf edecek bir şey arıyorduk. Ayrıca, arıları da daha fazla anlamak istedik. Cihazımız, “Bunu duydum” veya “Bunu gördüm” gibi varsayımlara dayanmamaktadır. Kullandığımız şey, farklı iklimlerde ve farklı arılarda test edilen bilimsel gerçeklerdir.

Teknolojinizin dünyaya faydası nedir?

Popüler bir teknoloji olmasa da hatta bazen acıtıyor olsa da gelgitlere karşı çıkmaya çalışıyoruz. Arıcıların çoğunun aksine, sahip olduğumuz şey kimyasal olmayan geniş çaplı arı ıslahı vizyonu. Bu teknolojiyle arıcılar arasında yayılan mitlerin parçalanmasını istiyoruz.

Arı kolonilerini izleyen elektronik aletler ve bilgisayarlar objektif olmamızı ve zaman kazanmamızı sağlıyor. 200’den fazla arı kolonisine sahibiz ve onlara ayırdığımız zaman klasik arıcıya kıyasla çok daha az. Bunun yanında, arıları rahatsız etmiyoruz, bu da arı ürünlerinin gelişimi ve üretimi üzerinde olumlu bir etki sağlıyor.

Paydaşlarınız kimler? Slovakya’daki hükümet veya sivil toplum kuruluşlarıyla herhangi bir işbirliğiniz var mı?

Genelde arıcılar ile çalışıyoruz. Şu anda diğer kurumlarla işbirliğine odaklanmıyoruz. Araştırmalarımızı bağımsız ve karar alma özgürlüğüne sahip bir şekilde devam ettirmek istiyoruz. Modern arıcılık, modern teknolojilere ihtiyaç duyuyor. Biz duyarlı, küçük ve çalışkan bir ekibiz. Şu anda, 200’den fazla arı kolonisine bakıyoruz ve Avustralya’dan ABD’ye dünya çapında iki binden fazla koloniyi izliyoruz. Bu kolonilerden ayda 40 milyondan fazla duyusal veri topluyoruz.

Gelecek planlarınız neler?

Yakın gelecekte Varroa savar, GPS izleme cihazı, kesin sayı verecek arı sayacı ve kraliçe arı monitörü gibi birkaç yeni ürün piyasaya sürmeyi planlıyoruz.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar