Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Schipkau kasabasında, dünyanın en yüksek rüzgâr türbini için inşaat çalışmaları hızla sürüyor. Bir dönem kömür madenciliğiyle öne çıkan bölgede yükselen proje, ülkenin enerji dönüşümünün en dikkat çekici adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Dev vinçler, çelik konstrüksiyonlar ve yükselen kafes direklerle şekillenen türbin tamamlandığında 360 metre yüksekliğe ulaşacak. Yaklaşık 100 katlı bir bina ile eşdeğer yüksekliği sahip türbin Almanya’nın en yüksek ikinci yapısı olacak. İlk sırada ise 368 metreyle Berlin Televizyon Kulesi bulunuyor.
Uzmanlara göre 300 metre üzerindeki irtifalarda rüzgâr çok daha güçlü ve daha istikrarlı esiyor. Bu da geleneksel türbinlere kıyasla çok daha yüksek enerji üretimi anlamına geliyor. Projede bu avantajdan maksimum düzeyde faydalanılması hedefleniyor.
Türbinin inşasında ise sıra dışı bir yöntem kullanılıyor. Geleneksel vinçlerin yetersiz kaldığı bu yükseklik için özel olarak geliştirilen teleskopik bir sistem devreye alındı. Türbin önce 150 metreye kadar kurulacak, ardından bu sistemle kademeli olarak 300 metre ve üzerine yükseltilecek.
Yıllık 7.500 haneye elektrik sağlayacak
Projeyi yürüten GICON, türbinin yılda 30–33 gigawatt saat elektrik üretmesini öngörüyor. Bu kapasite, yaklaşık 7.500 dört kişilik hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye denk geliyor. Ayrıca enerji üretim maliyetinin kilovatsaat başına 5 sentin altında olması hedefleniyor. Bu da projeyi ekonomik açıdan cazip kılıyor.
Schipkau’nun yer aldığı Lusatia bölgesi, uzun yıllar kömür üretimiyle anıldı. Ancak son yıllarda bölge, temiz enerji yatırımlarıyla dönüşüm sürecine girdi. Yerel yönetimler, bu tür projelere alan, altyapı ve siyasi destek sağlayarak değişimi hızlandırıyor.
Projenin ilerleyen aşamalarında, sahada iki farklı seviyede rüzgâr enerjisi üretimi ile yer seviyesinde kurulacak güneş panellerini birleştiren hibrit bir enerji sistemi planlanıyor. Bu sistemle enerji veriminin beş kat artırılması hedefleniyor.
Avrupa genelinde yenilenebilir enerji üretimi artarken eski elektrik şebekeleri bu büyümeye ayak uydurmakta zorlanıyor. Almanya’da özellikle kuzeydoğuda üretilen fazla rüzgâr enerjisi, güneydeki tüketim merkezlerine taşınamıyor.
Bu durum, türbinlerin zaman zaman kapatılmasına ve fosil yakıtların devreye girmesine yol açıyor.
Teknik zorluklara rağmen yeniden hız kazanan projenin, 2026 yılı sonunda elektrik şebekesine bağlanması planlanıyor.
Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider, projenin ülkenin enerji bağımsızlığı açısından kritik olduğunu vurgulayarak, bu tür yatırımların ülkenin dışa bağımlılığını azaltacağını ifade etti.
Almanya, 2025 itibarıyla Avrupa’da en yüksek rüzgâr enerjisi kapasitesine sahip ülke konumunda. Hükümet 2030’a kadar yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artırmayı hedefliyor.
Kaynak: