Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Al Gore: Yeşil dönüşümde sürdürülebilir finansmanı artırmanın yolları

The Banker dergisine göre, 2023 yılında sallantılı bir dönem yaşayan yeşil yatırımların sürdürülebilir finans ihraç hacimleri, 1,3 trilyon dolar ile 2021’deki 1,8 trilyon dolarlık zirve seviyesinden önemli ölçüde geriledi.

Bu durumun, jeopolitik değişimler ve greenwashing endişesi nedeniyle tetiklendiği ve sürdürülebilir finansmanı etkilemeye devam edeceği öngörülüyor. 

Ancak, Uluslararası Para Fonu (IMF), 2050 yılına kadar iklim değişikliğinin azaltılması için yılda yaklaşık 5 trilyon dolar yatırım yapılması gerektiğini duyurdu.

Dünya Ekonomik Forumu, ABD’nin eski Başkan Yardımcısı Al Gore ile yeşil yatırımları artırmak için neler yapılması gerektiğini konuştu.

Sürdürülebilir yatırım şirketi Generation Investment Management’ın kurucu ortağı ve başkanı olan Gore, aynı zamanda Climate Reality Project’in kurucu başkanı ve Climate Trace’in de kurucu ortağı.

1.Fosil yakıtları finanse etmeye son verin

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, geçtiğimiz yıl yeşil yatırımlar konusunda yaşanan olumsuzluklara rağmen, 2023 yılında fosil yakıtlara harcanan her bir dolara karşılık temiz enerjiye 1,7 dolar harcandı. Bu oran 2018 yılında 1:1 di. Bununla birlikte, fosil yakıt yatırımlarının yeniden yükşelişe geçtiği de bir gerçek.

Bu bağlamda, IMF’nin 2022’de 7 trilyon dolara ulaştığını açıkladığı fosil yakıt sübvansiyonları önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Bu rakam, enerji krizine karşı hükümet müdahalesinin de etkisiyle 2020 yılına göre 2 trilyon dolar daha fazla.

Al Gore, bu sübvansiyonların kaldırılmasını iklim finansmanını desteklemek için gereken bir numaralı müdahale olarak görüyor.

Forum’da yaptığı konuşmada, ‘’Dünya genelinde tüm insanları fosil yakıtlara yönelik devlet sübvansiyonlarına son verilmesini talep etmeye teşvik etmeliyiz’’ görüşünü vurguladı.

‘’İklim krizi elbette bir fosil yakıt krizidir’’ diyen Al Gore, buna rağmen hükümetler fosil yakıtların yakılmasını, yenilenebilir enerjiye verilen sübvansiyonlardan 42 kat daha fazla oranda destekliyor’’ ifadelerini kullandı.

COP28’de Hollanda hükümetinin öncülüğünde fosil yakıt sübvansiyonlarının aşamalı olarak kaldırılması için yeni bir koalisyonun başlatılması, sübvansiyonların şeffaflığını artırmayı, ülkeler arası engelleri ortadan kaldırmak için uluslararası işbirliğini teşvik etmeyi ve imzacılar için anlamlı ulusal hedefler belirlemek üzere işbirliği yapmayı amaçlıyor.

2. Karbon vergilendirmesinin faydaları

‘’Karbon vergisine ya da karbon ücretine ihtiyacımız var diyen Gore, bunu uzun zamandır biliyoruz ve bazı kesimler bu fikrin oldukça zor olduğunu kabul ettiği için bu uygulamadan vazgeçti’’ dedi.

Bununla birlikte, sınırda karbon düzenleme mekanizması gibi daha yaygın kabul görecek çok cazip olan yeni yaklaşımlar olduğunu söyledi.

Karbon vergisi gerçekten tartışmalı bir konu olup, bazı hükümetlerin uygulamayı ertelemesine yol açtı. Ancak bu yaklaşımın işe yaradığı, özellikle 2005-2022 yılları arasında emisyonların yüzde 38 oranında azaldığını gösteren AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) örneğinde görüldü.

Gore, ‘’Sübvansiyonların azaltılmasıyla birlikte karbon vergilendirmesi, fosil yakıt yatırımlarını sürdürülemez duruma getirerek, fonları serbest bırakacak ve sürdürülebilir girişimler için ihtiyaç duyulan 5 trilyon dolara doğru başarılı adımlar atılmasını mümkün kılacak’’ diyerek düşüncelerini aktardı.

‘’Bu tür politika değişikliklerini güvence altına aldığımızda, iklim krizine yönelik çözümleri hayata geçirmek için gerekli özel sermayeyi harekete geçirmenin daha kolaylaşacağını düşünüyorum’’ dedi.

3. Gelişmekte olan dünyada sürdürülebilir yatırım

Finansman açığının en kırılgan coğrafyaları etkilemesinden endişe duyan Gore, ‘’Gelişmekte olan ülkelere sunulan sermayeye erişim konusunu ele almamız gerekiyor. Zira o ülkelerde toplanan sermayenin yurtiçi ekonomiyi önceliklendirmesi anlamına gelen ve ‘’home bias’’ olarak adlandırılan bir durum söz konusu’’ diyor.

Iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerin, iklim değişikliğini azaltacak ve uyum sağlayacak kaynaklara sahip olmayan düşük gelirli ülkeler olduğunun altını çiziyor.

‘’Bu yardıma en çok ihtiyaç duyan birçok gelişmekte olan ülke, güneş ve rüzgar çiftlikleri, pil fabrikaları ve mevcut teknolojileri hayata geçirmek için gerekli olan özel sermayeye erişemiyor.’’

McKinsey, bu ülkelerin 2030 yılına kadar Paris Anlaşması hedeflerine ulaşabilmeleri için kapatılması gereken yıllık 2 trilyon dolar değerinde bir finansman açığı olduğunu hesapladı.

Gore, ‘’Vicdani duygularımızı, iklim adaleti ve çevresel adalet ilkelerine saygı göstermeye, insanların bu büyüyen tehlikeli sonuçlarla başa çıkmalarına yardımcı olmaya doğru yönlendirmeliyiz’’ ifadelerini kullandı.

Sürdürülebilir finansman başarılı olacak

Bu üç önlemin hayata geçirilmesinin ciddi ve zor işler olduğunu söyleyen Gore, bu denklemde inşa edilecek uygulamalarla net-sıfır geleceğin ulaşılabilir ve erişilebilir olduğuna inandığını belirtti.

‘’Gerçek net sıfıra ulaştığımızda ve ısıyı hapseden kirliliğe katkıda bulunmayı önlediğimizde, sıcaklıkların 3 ila 5 yıl gibi bir sürede duracağının bilincinde olmalıyız. Bu inanılmaz bir şey’’ diye ekledi.

‘’ Daha da şaşırtıcı olan, eğer gerçek net sıfırda kalabilirsek, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının yarısı 25 ila 30 yıl gibi kısa bir sürede atmosferde bulunmayacak. Bu konuda bol miktarda umut var.’’

WEF’in Net Sıfır Geleceğe Geçişin Finansmanı girişimi, özel sermayeyi harekete geçirmek için gerekli mekanizmaları geliştirmek üzere çok paydaşlı bir topluluğu bir araya getiriyor.

Kaynak:

https://www.weforum.org/agenda/2024/02/al-gore-sustainable-investment-2024/?utm_source=sfmc&utm_medium=email&utm_campaign=2822071_WeeklyAgenda23February2024&utm_term=&emailType=Agenda%20Weekly