Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Aşırı sıcaklara maruz kalma küresel ölçekte artıyor

Dünya genelinde artan aşırı sıcaklar, artık sadece rahatsız edici olmaktan çıkıp dünyanın birçok bölgesinde günlük yaşamı tehlikeli hale getiriyor.

Yeni bir araştırma, “yaşanabilir sıcaklık” sınırlarının hızla daraldığını ve insanların güvenle hareket edebileceği zaman dilimlerinin giderek azaldığını ortaya koydu.

ABD merkezli çevre kuruluşu The Nature Conservancy tarafından yürütülen çalışmada, sıcaklık ve nemin insan vücudunun dayanabileceği sınırları aştığı bölgeler detaylı biçimde analiz edildi. Araştırmacılar, “yaşanabilirlik” olarak tanımladıkları bu eşiği belirlemek için 70 yılı aşkın küresel iklim verisini, insan vücudunun farklı yaş gruplarında sıcaklık ve neme verdiği tepkiyi içeren modellerle birleştirerek ‘’yaşanabilirlik eşiğini’’ belirledi.

Nüfusun büyük bölümü risk altında

Çalışmaya göre, bugün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 35’i, genç ve sağlıklı yetişkinler için bile güvenli fiziksel aktiviteleri tehlikeli hale getiren sıcaklık koşullarında yaşıyor. Yaşlı nüfus söz konusu olduğunda ise tablo çok daha ağır; 65 yaş üzeri bireylerin yüzde 78’i, sıcaklık ve nemin birleşik etkileri nedeniyle ciddi risk altında.

Araştırma, aşırı sıcakların günlük yaşam üzerindeki görünmeyen baskısını da gözler önüne seriyor. Ortalama bir genç yetişkin yılda yaklaşık 50 saat boyunca “güvenli yaşam sınırlarının” dışına çıkarken, bu süre yaşlı bireylerde 900 saate ulaşıyor. 1950’lerde bu sürelerin sırasıyla 25 ve 600 saat olması, tehlikenin ne denli hızlı büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Uzmanlara göreinsan vücudu normalde yaklaşık 36,5°C dengede kalıyor. Ancak aşırı sıcaklarda bu dengeyi korumak giderek zorlaşıyor. Terleme ve damar genişlemesi gibi doğal soğutma mekanizmaları, yüksek sıcaklık ve özellikle nem karşısında yetersiz kalıyor.

Yüksek nem ise terin buharlaşmasını zorlaştırarak vücudun soğuma sürecini daha da engelliyor. Bu koşullarda merdiven çıkmak gibi hafif aktiviteler bile vücut için tehlikeli hale gelebiliyor.

Eşitsizlik krizi derinleşiyor 

Çalışma, krizin yalnızca iklimle sınırlı olmadığını, aynı zamanda derin bir eşitsizlik sorunu olduğunu da ortaya koyuyor. Klima gibi soğutma sistemlerine erişimi sınırlı olan düşük gelirli ülkeler ve topluluklar en büyük riski taşıyor.

Ancak tehlike yalnızca yoksul ülkelerle sınırlı değil. Daha zengin bölgelerde bile — özellikle Güney ve Güneybatı Asya ile Körfez ülkelerinde — altyapıya erişimdeki eşitsizlikler, düşük gelirli kesimleri ve göçmen işçileri savunmasız bırakıyor.

Uzmanlara göre mesaj net: Aşırı sıcaklar artık geleceğin değil, bugünün krizi ve etkileri her geçen gün daha fazla hissediliyor.

Kaynak:

https://earth.us3.list-manage.com/