Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Doğa geri dönüyor: Koruma çabaları nesli tehlike altındaki türlere umut oldu

Koruma çalışmalarındaki son kazanımlar, biyolojik çeşitlilik kaybının geri döndürülebileceğini göstererek doğanın toparlanabileceğine dair güçlü mesajlar veriyor.

Deniz kaplumbağalarından vahşi atlara, kaçak avcılığın azalmasından yerel topluluk temelli koruma projelerine kadar pek çok gelişme, biyolojik çeşitlilik kaybının geri döndürülebileceğine dair umut veriyor.

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (International Union for Conservation of Nature (IUCN) tarafından 2025’te yayımlanan son Kırmızı Liste güncellemesinde 20 tür nesli tükenme tehdidi altındaki kategoriden çıkarıldı.

Listenin öne çıkan başarısı, “en az endişe verici” statüsüne yükselen yeşil deniz kaplumbağası oldu. 20. yüzyılın sonlarında %50’ye yakın nüfus düşüşü yaşayan türün popülasyonu, küresel koruma programları sayesinde 1970–1980 dönemine göre yaklaşık %28 arttı.

Yeşil deniz kaplumbağalarına ek olarak, aralarında Rodrigues fody ve warbler kuşlarının da bulunduğu 12 kuş türü ile bazı salyangoz türleri, üç deniz çipurası türü ve gece yaşayan küçük keseli hayvan shark bay bandicoot da risk kategorisinden çıkarıldı.

Kaybolan türler yeniden görülmeye başlandı

2025 yılı, uzun süre görülmeyen birçok hayvan türünün farklı coğrafyalarda yeniden tespit edildiği bir yıl oldu.

Papua New Guinea’de yapılan saha çalışmalarında, 1970’ten beri resmi olarak kaydedilmeyen testere sırtlı köpekbalığı yeniden gözlendi. 

Nepal’de ise dünya üzerindeki en küçük su samuru türü olan küçük pençeli Asya su samurunun varlığı 185 yıl sonra ilk kez doğrulandı. Yaralı bulunan genç bir birey, türün bölgede hâlâ yaşadığını gösteren nadir kanıtlardan biri oldu.

Güney Afrika’nın Doğu Kap eyaletinde, 30 yıl sonra ilk kez Cape akbabası gözlemlendi. Türün 1980’lerden bu yana azalma eğiliminde olduğu biliniyor. 

Yeniden yabanileştirme projeleri genişliyor

2026 “Ateş Atı yılı” ile birlikte dünya genelinde vahşi atların dönüşü de sembolik bir anlam taşıyor.

Çin ve Moğolistan’da 1990’larda başlatılan projeler kapsamında, soyu doğada 1960’larda tükenen Przewalski atları yeniden doğal yaşam alanlarına kazandırılıyor. Bugünkü popülasyonun tamamı, hayvanat bahçesi yetiştirme programlarıyla hayatta kalan sadece 13 bireyin soyundan geliyor.

Prague Zoo öncülüğünde yürütülen “Yaban Atlarının Dönüşü” projesi kapsamında, 2025’te Kazakhstan’daki Altyn Dala Doğa Koruma Alanı’na yedi at bırakıldı. Önümüzdeki yıllarda daha fazla bireyin doğaya salınması planlanıyor.

Benzer bir rewilding çalışması İspanya’da yürütülüyor. Guadalajara bölgesinde yer alan Villanueva de Alcorón’da 10 bin yıl önce bölgede yaşayan yabani atların yeniden ekosisteme kazandırılması hedefleniyor. Atların otlatma yoluyla orman yangınlarının yayılmasına karşı doğal bir bariyer oluşturması bekleniyor.

Bir başka başarı hikâyesi de İskoçya’da yaşanıyor. 2019’da fonksiyonel olarak yok olduğu ilan edilen Avrupa yaban kedisi, Cairngorms Ulusal Parkı’na yeniden bırakıldı. 2024’te doğan yedi yavrunun ardından 2025’te beş yavrunun daha dünyaya gelmesi, projenin başarısını gösterdi.

İngiltere’de ise Avrupa yaban kedisini yeniden doğaya kazandırma planları kapsamında 2028’den itibaren 50 bireyin daha salınması hedefleniyor.

İngiltere’nin bazı bölgelerinde geçmişte yaygın olan çam sansarı da yeniden doğal yaşama kazandırılıyor.

Son raporlar, belirli bölgelerde yaban hayatı suçlarının azaldığını da gösteriyor.

2021’den bu yana Afrika gergedanlarında kaçak avlanma oranlarının düştüğü ve 2025’te 2011’den bu yana en düşük seviyeye ulaşıldığı bildirildi. Hindistan’ın Assam eyaletinde ise 2025 yılında tek boynuzlu gergedan kaçak avcılığı vakası kaydedilmedi.

Wildlife Justice Commission verilerine göre, Asya ve Afrika’daki pangolin pulu ve fildişi kaçakçılığı da azalma eğiliminde. Ayrıca fildişi fiyatları 2013’ten bu yana düşüş gösteriyor; bu durum talebin zayıfladığına işaret ediyor.

Brezilya’nın Amazon bölgesinde yapılan araştırmalar, yerel topluluklar tarafından yürütülen koruma devriyelerinin 2003–2013 döneminde çevresel suçları %80 oranında azalttığını ortaya koydu. Aynı dönemde devlet odaklı operasyonların benzer başarıyı yakalayamadığı belirtildi.

Gelecek için umut mesajı 

Tüm bu hikâyeler, doğanın doğru koruma politikaları ve kolektif çabalarla toparlanabileceğini gösteriyor.

Uzmanlara göre ilerleme bazen yavaş ve sessiz gerçekleşse de, yeniden doğan bir tür ya da özgürlüğüne kavuşan bir hayvan, gezegenin iyileşme potansiyelini ortaya koyuyor. 

Kaynak:

https://earth.us3.list-manage.com/