Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
SHURA: Türkiye’nin ‘Net Sıfır 2053’ hedefi doğrultusunda sosyoekonomik kazanımları

Türkiye’nin 2053 yılı için ilan ettiği net sıfır karbon hedefine ulaşması, sadece enerji sisteminde değil, sanayi, ulaşım, binalar gibi sektörlerinde de köklü bir dönüşüm gerektiriyor. 

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Türkiye elektrik sisteminin karbonsuzlaşmasına yönelik ‘’Net Sıfır 2053: Türkiye Elektrik Sektörü İçin Yol Haritası’’ başlıklı çalışmayı yayımladı. 

Bu çalışma, elektrik sisteminin net sıfır karbon dönüşümü doğrultusunda ulusal gelir, istihdam ve sanayi sektörleri üzerindeki etkilerini ölçmeyi hedefliyor.

SHURA raporu, dönüşümün faydalarını en üst düzeye çıkarırken olası riskleri minimize eden veya ortadan kaldıran politika eylemlerine rehberlik etmeyi, ilgili sosyoekonomik konularda daha derinlemesine politika tartışmaları için temel oluşturarak Türkiye için adil ve eşitlikçi bir dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor.

Rapora göre, Türkiye’de enerji dönüşümünün toplam faydası, dönüşümün getireceği maliyetlerin yaklaşık iki katı olacak. Söz konusu faydanın yüzde 55’inden fazlası, önlenen hava kirliliği ve karbon emisyonlarıyla ilgili sosyal refah etkilerinden kaynaklanıyor.

Raporda, enerji dönüşümünden ekonomik faydalar elde edileceği, artan yatırımlar ve azalan fosil yakıt ithalatının ekonomiyi olumlu yönde etkileceği savunuluyor.

Raporun bulguları özetle şöyle;

·      Dönüşümden en fazla fayda sağlayan sektörler ve hizmetler, inşaat ve temiz enerji ekipmanı imalatı olacak.

·      Fosil yakıtlar ağırlıklı olarak ithal edilirken, elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların geliştirilmesi ve ulaşımın elektrifikasyonu, temiz enerji ve elektrik sektörlerinin göreli daha yüksek yerli içeriği nedeniyle kazanımlar sağlayacak. 

·      İş gücü gelirinin tüm iş gücü kategorilerinde daha yüksek olduğu görülüyor. Dolayısıyla, enerji dönüşümü gerçekleştiğinde iş gücü kaybı söz konusu değil.

·      Dönüşüm süreci ekonomide bir değişimi tetikleyecek; yeni sektörler ortaya çıkarken diğer sektörlerin faaliyet seviyelerinde yavaşlama ve hatta azalma yaşanabilir. Yenilenebilir enerji ekipmanları, enerji verimliliği ekipmanları ve elektrikli araç sektörlerinin faaliyetlerinde büyük bir artış yaşanması bekleniyor.

Rapora göre enerji dönüşümünün etkileri:

Milli Gelire Etkisi: GSYİH üzerindeki etki pozitif olup zamanla artıyor ve 2021-2055 döneminde uygun finansman koşulları ve işgücü piyasasında yapışkan ücret politikaları ile birlikte GSYİH’deki kümülatif artış 1,2 trilyon dolara ulaşıyor.

İmalata Etkisi: İmalattaki katma değer değişimi üzerinden ölçülüyor. Kümülatif etki negatif yönde küçük bir etki olup 2040 yılından sonra büyüklüğü artıyor. Finansmana erişimde olumsuz etkilerin en aza indirilmesi kilit rol oynayacak, aynı zamanda stratejik üretim alanları ve adil dönüşüm ilkelerine odaklanan dengeli bir sanayi politikası net sıfır karbon ekonomisinin işlerliği için önem taşıyacak.

Toplam Enerji Güvenliğine Etkisi: Bu rapor bağlamında enerji güvenliği, enerji dönüşümünün bir sonucu olarak enerji üretim araçları ve ekipmanları için ithalata bağımlılığın azalması olarak tanımlanıyor. Dönüşümle birlikte azalan enerji ithalatının artan ekipman ithalatını aşacağı ve GSYİH’nin %1,8’ine denk gelen olumlu bir etki yaratacağı hesaplanıyor.

Sosyoekonomik Refah Etkisi: Bu rapor bağlamında sosyoekonomik refah etkisi, toplam ücret gelirindeki artış ve fosil yakıtların kullanımıyla ilişkili sağlık riskleri ile iklim değişikliği risklerinden kaçınma başlıkları altında tanımlanıyor. Toplam ücret geliri üzerindeki kümülatif pozitif etki küçük olsa da zaman içinde artış gösteriyor. Dönüşüm sürecinin sosyoekonomik refahta GSYİH’nin yüzde 2,4’ü büyüklüğünde bir etki yaratacağı hesaplanıyor.

İstihdama etkisi: 2021-2055 döneminde net sıfır senaryosunda baz senaryoya göre toplam 432 bin daha fazla kişiye iş imkanı yaratılacak. Bununla birlikte temiz enerjiye ilişkin yeni istihdam alanları açılırken fosil yakıtlara dayalı sektörlerde istihdam azalacağından 2040 yılına kadar olan 20 yıllık döneme özellikle dikkat edilmesi gerekiyor, zira bu dönemdeki net etki sıfıra yakın. 

Rapor, istihdam ve ücretlerin korunmasına yönelik dikkatle tasarlanmış adil dönüşüm politikalarının, sürece hassasiyetle entegre edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.