İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Birleşmiş Milletler ve bağlı kurumları, günümüzün tehdit ve sorunlarıyla etkin bir şekilde mücadele etmekte artık zorlanıyor.
22-23 Eylül tarihlerinde New York’ta düzenlenecek Gelecek Zirvesi’nde toplanacak olan dünya liderleri, herkes için daha güvenli ve adil bir gelecek için uluslararası kurumları yeniden yapılandırmak amacıyla büyük reformlar getirecek geniş kapsamlı planları değerlendirecek.
İnsanlığa yönelik potansiyel varoluşsal tehditler söz konusu olduğunda: yıkıcı iklim krizi, çok sayıda nükleer silah ya da kontrolsüz yapay zeka gibi ele alınması gereken pek çok sorun var.
Birleşmiş Milletler yaklaşık 80 yıl önce kurulduğunda, dünya oldukça yıkıcı bir çatışmadan çıkmıştı ve dünya liderleri bir kez daha böyle bir şey yaşanmamasını sağlamak niyeti ve inancıyla tasarlanmış kurumların temelini atmaya hazırdı.
Bu itici güç elbette bugün de geçerliliğini koruyor ancak, BM’nin başlangıcında oluşturulan araçların amaca uygun hale getirilmesi için büyük bir değişime ihtiyaç olduğu konusunda yaygın bir fikir birliği söz konusu.
Eylül ayında düzenlenecek iki günlük Gelecek Zirvesi’nde dünya liderleri bu değişiklikleri gerçekleştirmeyi amaçlayan müzakerelere katılmak üzere New York’ta bir araya gelecek.
Gelecek Zirvesi Politika Direktörü Michele Griffin, ‘’Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere beş daimi üyede, Üye Devletlerin kendilerinde, bir tür değişikliğe ihtiyaç duyulduğuna dair büyük bir farkındalık artışı var’’ diyor.
Dünya uluslarının uzaydaki davranış biçimleri, 1957’de Sputnik’in fırlatılmasından bu yana BM’nin radarında bulunuyor.
ABD ve Sovyetler Birliği’nin hakimiyetindeki uzay faaliyetlerinin büyümesi, iki süper güç arasındaki Soğuk Savaş silahlanma yarışı ve füze savunmalarının uzaydaki yerlere kadar genişletilebileceği korkusunu beraberinde getirdi. On yıl sonra, 1967’de, BM Üye Devletleri uzaydaki faaliyetleri düzenlemek için ilk kez Dış Uzay Antlaşması hazırladı.
Son zamanlarda, özel sektörün uzayı kullanma hızı artarken ve uzaya çıkan yeni uluslar yerleşik oyuncuların saflarına katılırken, bu faaliyetleri çevreleyen daha güçlü yönetişim yapılarına ihtiyaç olduğu savunuluyor.
Sonuç olarak, New York’ta düzenlenecek Gelecek Zirvesi, Dünya’nın karşı karşıya olduğu bu ve benzer sorun ve de tehditleri ele almak, yeni düzenlemeleri hayata geçirmek ve kurumları reforme etmek amacını taşıyan bir dizi müzakereye ev sahipliği yapacak.