Dünya genelinde birçok kuruluş 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşmayı taahhüt ederken, tedarik zinciri sürdürülebilirliği öncelikli endişe kaynağı olarak ortaya çıkıyor.
Deloitte, kurumsal emisyonların yaklaşık yüzde 70’inin Kapsam 3 emisyonları olduğunu öne sürüyor. Bu nedenle, iş liderlerinin bu emisyonları bir tedarik zinciri stratejisi ile ele almaları son derece önemli.
Bu arada sürdürülebilirlik sadece emisyonlarla ilgili değil, atıkların azaltılması, kaynakların korunması ve tedarikçilerin güçlendirilmesi de dikkate alınması gereken önemli başlıklar.
Bu noktada modern şirketlerin sürdürülebilir çözümlere yatırım yapma ve yenilik getirme yollarını teşvik eden önde gelen tedarik zinciri stratejileri aşağıda sıralanıyor:
1.Döngüsel ambalaj
Bu strateji öncelikle plastik üretim ve kullanımını azaltmayı hedefliyor.
Dünyanın en büyük içecek şirketlerinden biri olan İngiltere merkezli Diageo, büyük miktarlarda ambalajdan sorumlu olmasına rağmen, markalarının plastik ayak izini proaktif bir şekilde azaltıyor.
Örneğin, en sevilen ürünlerinden biri olan İrlanda birası Guinness artık tamamen plastiksiz olarak, biyolojik olarak parçalanabilir ve geri dönüştürülebilir kartonla satışa sunuluyor. Diageo ayrıca atıkları en aza indirgemek için tüm bira ürünlerinin tedarik zincirinden plastik ambalajları kaldırdı.
2. Sürdürülebilir kaynak kullanımı
Geliştirilmiş sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı bu yaklaşım, 2000’den fazla markadan oluşan bir portföye sahip olan Nestle’nin üretimlerinde ihtiyaç duyduğu malzemeleri tedarik ederken güvendiği bir strateji.
Nestle’nin 2030 yılına kadar ürünlerinin %100’ünü sorumlu bir şekilde tedarik etme sözü var. Gıda ve içecek devi için sorumlu kaynak kullanımı, ‘’çiftlik uygulamalarını, bunların ormanlar ve doğal ekosistemler üzerindeki etkilerini ve insan hakları ile hayvan refahına ne ölçüde saygı gösterildiğini dikkate almak’’ anlamına geliyor.
Şirket tarafından büyük miktarlarda kullanılan hammaddelerden olan kahve ve kakao tamamen sürdürülebilir şekilde tedarik ediliyor.
3. Operasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımı
Bu stratejinin temel amacı Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını azaltmak.
Dünyanın en büyük süpermarket zinciri Walmart, 2025 yılına kadar faaliyetlerinin yüzde 50’sini yenilenebilir enerji ile gerçekleştirmeyi hedefliyor. Şirketin halihazırda birçok ülkede 600’den fazla yenilenebilir enerji projesi bulunuyor.
Bu girişimler, Walmart’ın enerji tüketiminde 2,3 milyon metrik tondan fazla karbondioksit emisyonunu önlemesine yardımcı oldu. Ayrıca, 2030 yılına kadar güneş enerjisi kapasitesini yüzde 100 oranında artırmayı ve 2035 yılına kadar tüm ticari faaliyetlerin yenilenebilir yakıtlarla yürütülmesini hedefliyor.
4. Sürdürülebilir nakliye-teslimat
Sürdürülebilir ulaşım stratejisinin temel hedefi sera gazı emisyonlarını azaltmak.
Yıllardır teslimat hizmeti sunan ev mobilyası devi IKEA, tedarik zincirini karbonsuzlaştırmak amacıyla fosil yakıt tüketen araçlarının büyük bölümünü aşamalı olarak kullanımdan kaldırma sürecinde.
Şhaghay’da tüm IKEA teslimatlarında elektrikli araçlar kullanılıyor ve yılda 300.000 kilogramdan fazla karbondioksit emisyonundan tasarruf ediliyor. Şirket, aynı hizmeti 2025 yılına kadar diğer büyük şehirlere taşımayı planlıyor.
5. Su tasarrufu
Su kıtlığına odaklanan bu stratejiyi etkin kullanan markalardan biri PepsiCo.
İçecek devi, yakın gelecekte küresel su rezervleri üzerindeki etkisini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
PepsiCo, ‘’Pozitif Su Etkisi’’ stratejisinin bir parçası olarak, 2030 yılına kadar su riski yüksek bölgelerde kullandığından daha fazla suyu yenileme hedefini ortaya koydu.
Bu hedeflen yola çıkan Amerikan içecek firması, 2015 yılından bu yana su kullanım verimliliğini %15 oranında artırdı. Şirketin KSS ve ESG çabaları 70 milyon insanın güvenli suya erişimine yardımcı oldu.
6. Sürdürülebilir ambalaj inovasyonu
Gereksiz plastik atıkları tedarik zincirlerinden çıkarmak günümüz işletmelerinin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri.
Plastik ambalajlara yönelik yönetim yükümlülüklerini ciddiye alan ABD’nin en büyük tüketim malları şirketi olan Procter & Gamble (P&G), bazı ürünleri için ilk kağıt şişesini kullanarak yenilikçi sürdürülebilir ambalaj çözümleri geliştiriyor.
Şirket, 2030 yılına kadar ambalajlarının yüzde 100’ünü geri dönüştürülebilir veya yeniden kullanılabilir hale getirmeyi ve tek kullanımlık plastikleri tedarik zincirinden tamamen çıkarmayı hedefliyor.
7. Tedarikçi katılımı
Apple markası, tedarikçilerini yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş konusunda teşvik etmek ve desteklemek suretiyle küresel tedarik zincirinin karbon ayak izini azaltmak üzere ‘’Tedarikçi Temiz Enerji Programı’’nı 2015 yılında hayata geçirdi.
O tarihten bu yana 200’den fazla tedarikçinin yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçmesine yardımcı olan Apple, bu program sayesinde tedarik zincirinden 13.9 milyon ton karbondioksitin uzaklaştırılmasını sağladı.
Şirket mali desteğe ek olarak, tedarikçilerine enerji verimliliği ve atık azaltma konularında eğitim ve kaynak sağlıyor.
8. Sıfır atık stratejisi
Bu stratejinin temel amacı geri dönüşümü artırmak ve atıkları azaltmak.
1930’lardan bu yana varlığını sürdüren Toyota, kurulduğu günden bu yana sürdürülebilirlik konusuna odaklanmış durumda. Toyota, 1970’lerde ‘’dünyanın en temiz araç üretim ortamını’’ yaratmak için fabrikalarından birine sıfır kirlilik atık bertaraf tesisi inşa etti.
Aradan geçen yıllarda şirket, biyogaz üretimi ve su arıtma programlarının yanı sıra şirket çapında atık yönetim kampanyası başlattı.
Japon otomobil firması bu kampanya sayesinde 1,5 milyon tondan fazla atığı çöp sahalarından uzaklaştırarak geri dönüşüm tesislerine yönlendirdi ve kartondan kafeterya atıklarına kadar her şey için geri dönüşüm programları içeren bu girişim titizlikle yürütüldü.
9. Sürdürülebilir ürün tasarımı
Bu stratejinin temel hedefi üretim maliyetlerini düşürmek ve ürün ömrünü uzatmak.
Hollanda merkezli ev ve tıbbi aletler şirketi Philips, 2025 yılına kadar gelirinin %25’ini yenilenmiş ürünlerden elde etmeyi hedefleyen sürdürülebilir ürün tasarım stratejisini uygulamaya koydu.
Şirket, daha düşük maliyetlerden daha az atığa kadar yeni ürün tasarımının faydalarını tanıtan Better Than New adlı bir kampanya başlattı.
Örneğin, tıbbi görüntüleme sistemlerini %90 oranında geri kazanılabilir malzemelerle tasarladı. Bu da pahalı ekipman parçalarının çok daha uzun ömürlü olduğu anlamına geliyor.
Bu yaklaşım, 2015 yılından bu yana ürün karbon ayak izinde %7’lik bir azalmaya yol açtı ve yenilenen ürünlerin küresel olarak kullanıma sunulmasıyla daha fazla azalma bekleniyor.
10. Blockchain
Blockchain teknolojisinin en temel faydası artan tedarik zinciri şeffaflığı, çok yönlülük ve artan verimlilik.
Blockcahin teknolojilerinde Pazar lideri olan IBM, karmaşık küresel ağlarda şeffaflığı ve izlenebilirliği artıran blockchain tabanlı bir tedarik zinciri platformu geliştirdi.
Örneğin IBM Food Trust girişimi, gıda ürünlerinin tarladan mağazaya kadar saniyeler içinde izlenebilmesini sağlıyor. Walmart ve Carrefour gibi büyük perakendeciler tarafından da benimsenen bu sistem, gıda güvenliğini artırdı ve gıda israfını azalttı.
Kaynak:
https://sustainabilitymag.com/top10/top-10-sustainable-supply-chain-strategies