Unilever, emisyonları ve petrokimyasal bileşenlere olan bağımlılığı azaltmak ve sürdürülebilir kokular üretmek amacıyla tesislerdeki atık bitkilerden faydalanan bir pilot program başlattı.
Nottingham Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülen pilot program, çöpe gidecek bitkileri yeniden değerlendirerek ürün formülasyonları için uygun maliyetli bileşenler geliştirmek amacıyla hayata geçirildi.
Girişim, yeni kokular yaratmak için petunya, gül ve kadife çiçeği gibi ihtiyaç fazlası bitkilerden doğal olarak oluşan bileşenlerin çıkarılmasına odaklanıyor.
Söz konusu bitkiler, Birleşik Krallık’taki perakendicilere yılda 90 milyon bitki sağlayan Bridge Farm Goup tarafından tedarik edilecek.
Grup, satılamayan bitkileri 60 dönümlük bir serada depolayarak ömürlerini uzatıyor ve laboratuvar ortamında yüksek değerli ham maddelere dönüştürülmesine imkan sağlıyor.
Bilim insanları tarafından kullanılan ekstraksiyon işlemi ile çiçekler, taç yapraklarından uçucu yağları çıkarmak için bir cihazda ısıtılıyor. Verimliliği artırmak üzere, hücre duvarlarını parçalayan ses dalgalarının kullanıldığı ultrasonikasyon yöntemi uygulanıyor.
Unilever’e göre, bu hızlandırılmış süreç geleneksel yöntemlerden %40 daha hızlı ve istenen bileşiklerin elde edilmesi yalnızca 20 dakika sürüyor.
Unilever’in Biyoteknoloji Başkanı Neil Parry, ‘Biyoteknoloji ve biyo-kaynak prensiplerindeki en son gelişmeleri kullanarak, değerli bileşenler elde etmek, çeşitli yeni ve sürdürülebilir kokular yaratmak suretiyle bitkiler için döngüsel bir ekonomi geliştirmek konusunda büyük bir potansiyel görüyoruz. Satılamayan bitkiler işlevsel faydaları devam eden değerli bileşenlere sahip ve bunları değerlendirmek çevre üzerindeki etkimizi azaltabilir. Çiftlik atıkları için birden fazla kullanım alanı bulmak, sürdürülebilir içerik ve ürün tedariki için önemlidir’’ açıklamasını yaptı.
Küresel bitki atıkları
Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra) ve Bridge Farm Group verilerine göre, mevsimsel talep dalgalanmaları ve kalite sorunları, her yıl yaklaşık 900 milyon ton bitkinin küresel olarak israf edilmesine neden oluyor.
Nottingham Üniversitesi’nden yardımcı doçent Parimala Shivaprasad, ‘’Nottingham’daki laboratuvarda, enerji tasarruflu ekstraksiyon yöntemleri ve enzim bazlı modifikasyonlar geliştirirken, aynı zamanda bitki atıklarını hammadde olarak kullanmanın pratikliğini ve maliyet etkinliğini değerlendiriyoruz. Bu proje, en ileri bilim ve teknoloji süreçlerinin gelecek için sürdürülebilir çözümler yaratma potansiyelini ortaya koyuyor’’ dedi.
Unilever, laktonlar, terpeneler, lokmanruhu ve doğal yağlar gibi koku bileşenlerini ekstrakte ederek atıkları azaltma hedefine ek olarak, temizlik ürünlerinde tekstil bakımı için kompleks şekerler ve kişisel bakım ürünleri için kötü koku nötrleştiriciler gibi diğer yüksek değerli bileşenleri çıkartmanın yollarını araştırıyor.
Kaynak: