Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Sürdürülebilirlikte öne çıkan döngüsel ekonomi stratejileri

Döngüsel ekonomi, atıkların ortadan kaldırıldığı, kaynak israfının azaltıldığı ve dolaşımının sağlandığı, insanların çevre üzerindeki etkisini sınırlandıran ve doğanın yenilenmesine olanak tanıyan ekonomi modeli.

‘Al, yap, kullan, at’ modeli üzerine inşa edilmiş olan linear ekonomi modeli ise, sürdürülebilirlikten çok uzak olmakla birlikte gezegene onarılmaz zararlar vermiş durumda.

Bu zararı sınırlandırmak ve hafifletmek için döngüsel ekonomi uygulamalarının hayata geçirilmesinin ve bu ekonomik modelin küresel olarak benimsenmesinin faydaları yadsınamaz.

Döngüsel ekonomi modelinde dikkat çeken 10 stratejik uygulama aşağıda sıralanıyor:

1.Ürün tasarımlarında dayanıklılık ve tamir edilebilirlik özelliğini benimsemek

IKEA, Patagonia ve Fairphone, bu stratejiyi önceliklendiren şirketler arasında lider durumda.

Dayanıklı ürünler tasarlamak, onların kullanım ömürlerini uzatıyor ve uzun dönemde israfın azaltılmasını mümkün kılıyor. Onarımı kolay olan ürünler, tamir edilebildikleri için kırıldıklarında atık haline gelmeleri önlenmiş oluyor.

Örneğin IKEA; tüm ürünlerini onarılacak, yeniden kullanılacak, yeniden satılacak ve geri dönüştürülecek şekilde tasarlıyor.

2. Ürün ömrünün uzatılması

En büyük faydası ürünlerin daha uzun süre dayanması olan bu yöntemi kullanan belli başlı şirketler arasında Levi Strauss&Co, Philips ve Dyson yer alıyor.

Ürün ömrünün uzatılmasına yönelik stratejiler, hammadde ihtiyacını azaltarak kaynakların değerini ve faydasını en üst düzeye çıkarıyor.

Örneğin Levi’s, ürünlerinin ömrünü uzatmak için müşterilerine giysilerini en iyi nasıl koruyabilecekleri konusunda ipuçları veren ‘Care Tag for Our Plant’ etiketlerini yarattı.

3. Kaynak verimliliği ve Optimizasyonu

En büyük faydası daha az hammade kullanımı olan bu stratejiyi benimseyen şirketler, Siemens, Unilever ve Toyota.

Malzemelerin akıllı kullanımı, atıkları en aza indirirken değerlerinin en üst düzeye çıkmasını sağlıyor. Dolayısıyla daha azla daha fazlasını yapmak gezegene ve aynı zamanda ekonomiye fayda sağlıyor. Malzeme ikamesi ve enerji geri kazanımı gibi önlemler büyük etki yaratabiliyor.

Siemens, akıllı şebekeler, dijital ikizler ve otomasyon gibi ileri teknolojileri kullanarak kaynak verimliliğine öncülük ediyor.

Siemens Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkanı Judith Wiese, ‘’Siemens’te sürdürülebilirlik ve teknolojiyle yaşamları iyileştirmek, yaptığımız her şeyin merkezinde yer alıyor. Hizmet verdiğimiz insanları, toplulukları ve toplumları sürdürülebilirlik yolculuklarında desteklemeye ve güçlendirmeye kararlıyız’’ diyor.

4. Yeniden Kullanım ve Paylaşım Platformları

Daha az yeni ürün üretilmesini amaçlayan bu stratejiyi uygulayan platformlar arasında Airbnb, Lime ve Vinted yer alıyor.

Eşyaların yeniden kullanılmasını ve paylaşılmasını hedefleyen bu model, minimum düzeyde kullanılacak olan yeni eşyaların üretilmesini engelliyor.

Örneğin Vinted, üyelerin ikinci el moda ve diğer ürünleri alıp satabileceği bir platform. Vinted üzerinden yapılan her ikinci el alışveriş ortalama olarak 1,25 kilogram karbondioksit salınımını önlüyor.

5. Geri dönüşüm ve malzeme geri kazanımı

En büyük faydası değiştirilen hammadde olan bu strateji, SUEZ, TerraCycle ve Veolia gibi platformlar tarafından benimseniyor.

Geri dönüşüm ve malzeme geri kazanımı, atıkları faydalı kaynaklara dönüştüren döngüsel bir ekonominin olmazsa olmazı. Bu yöntem, hammadde ihtiyacını azaltıyor ve döngüyü kapatıyor.

SUEZ, atıkların ikincil hammaddelere dönüştürülmesine odaklanarak dünya genelinde gelişmiş geri dönüşüm ve malzeme geri kazanım hizmetleri sunuyor.

6. Atık azaltma ve minimum paketleme

Ambalaj atıklarının azaltılmasını hedefleyen bu stratejiyi benimseyen şirketlerin başında Lush, Apple ve PepsiCo geliyor.

Minimum ambalaj kullanımı, ürün ve malzemelerin değerini korurken atık ve kirliliğin azaltılmasına yardımcı oluyor.

Lush ürünlerinin %66’sı ambalajsız olarak satılıyor. Bu sayede plastik kullanımı ve su israfı azaltılıyor.

7. Tersine lojistik ve geri alma programları

En iyi faydası malzemelerin yeniden kullanımı olan bu stratejiyi benimseyen şirketler arasında Coca-Cola HBC, H&M ve Dell yer alıyor.

Tersine lojistik, malları nihai varış noktalarından üreticiye veya dağıtıcıya geri taşıyan bir tedarik zinciri yönetim süreci olarak biliniyor. Bu yöntem, ambalajların ve kullanılmış malların geri dönüştürülmesini sağlıyor.

Örneğin Dell, elektronik atıkları azaltmak için her markadan ürünü kabul eden sorumlu geri kazanım ve geri dönüşüm hizmetleri yürütüyor.

8. Dijitalleşme ve veri analitiği

Daha iyi görünürlük sağlayan bu stratejiyi NAVEX, Workiva ve Persofoni gibi platformlar kullanıyor.

Nerede ihtiyaç duyulduğunu ve yarattıkları etkiyi görmeden kayda değer iyileştirmeler yapmak zordur. Şirketler verilerden yararlanarak çevresel etkilerini takip edebilir ve yaptıkları değişiklikleri optimize edebilir.

Örneğin NAVEX One platformu, aralarında PepsiCo, DP World gibi 13.000’den fazla şirket tarafından ESG verilerini takip etmek için kullanılıyor.

Platform, dağınık bilgileri tek bir güçlü araçta birleştirerek sürdürülebilirlikle ilgili karar verme ve uyumluluk konusunda şirketlere destek sağlıyor.

9. İşbirliğine dayalı tedarik zincirleri

En önemli faydası paylaşılan bilgi ve yenilik olan bu stratejiyi L’Oreal, Procter&Gamble ve Danone gibi şirketler benimsiyor.

Tedarik zinciri boyunca işbirliği, bilgi ve yeniliklerin paylaşılmasına ve her adımda optimizasyon yapılmasına olanak sağlıyor. Ayrıca şeffaflığın ve ortak sorumluluğun teşvik edilmesine de yardımcı oluyor.

Örneğin Danone’nin 58.000’den fazla çiftlikle doğrudan ilişkisi var ve tarım uygulamalarını daha sürdürülebiir hale getirmek için malzeme tedarikçileriyle ortaklık yapıyor.

10. Politika ve mevzuat desteği

En büyük faydası işletmeleri döngüsel olmaya teşvik etmek olan bu stratejiyi Ellen MacArthur Vakfı, WRAP ve Loop gibi kuruluşlar kullanıyor.

Politika ve mevzuat desteği döngüsel ekonomi uygulanmasının bel kemiğini oluşturuyor. Uygulamaların olması gerektiği gibi fark yarattığından emin olmak için teşvikler ve yönergeler sağlayarak işletmelerin döngüsel uygulamaları benimsemelerine yardımcı oluyor.

Ekonomik teşvikleri çevresel hedeflerle uyumlu hale getirmek için politika ve mevzuat desteği sağlamak, değişime ayak uydurmak isteyen şirketler için hızlandırıcı etki yaratabiliyor.

2009 yılında kurulan Ellen MacArthur Vakfı, araştırmaları ve yayımladığı raporlar aracılığıyla döngüsel ekonominin savunulmasına büyük destek veriyor. Döngüsel ekonominin hem insanlar hem de çevre için daha iyi sonuçlar verdiğine inanıyor.

Birleşmiş Milletler tarafından da kabul görmüş olan vakıf, dünya genelinde BlackRock, Google ve Mars gibi şirketlerin ortaklıklarıyla 1000’den fazla kuruluşu içeren büyük bir üye ağına sahip.

Kaynak:

https://sustainabilitymag.com/top10/top-10-circular-economy-strategies?utm_campaign=&utm_medium=email&utm_source=Newsletter