Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Alanları listesine eklenen yeni kültürel ve doğal varlıkları belirledi. Türkiye’den yeni bir alanın dahil edilmediği listeye İtalya, Bosna Hersek, Çin, Brezilya, Kenya, Suudi Arabistan, Ürdün, Tayland ve Burkina Faso gibi farklı ülkelerden tarihi ve doğal güzellikler eklendi.
Böylece UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerlerin sayısı 1.223’ e yükseldi.
Listede yer alan varlıkların üstün evrensel değere sahip olduğu ve dünyadaki en yüksek miras koruma düzeyinden yararlandığı kabul ediliyor.
2024 yılında listeye dahil edilenler arasında İtalya’daki antik bir Roma yolu ve Brezilya’daki kum tepeleri de yer alıyor.
Listeye 2024 yılında dahil eden yerler aşağıda sıralanıyor:
Merkez Eksen, Çin-Pekin
Çin’in Pekin şehrinde kentsel mimarinin en güzel örneklerini bünyesinde barındıran ‘’Merkez Ekseni’’ Dünya Miras listesine alındı.13. yüzyıldan bu yana, Çin tarihindeki hanedanların en önemli anıtlarından, merasim mekanlarından ve simgesel yapılarından oluşan bu devasa kompleks, Çin medeniyetinin niteliklerini temsil ediyor.
Targu Jiu’daki Brancusi Heykelleri, Romanya
Constantin Brancusi’nin Targu Jiu’da yaptığı ‘’Calea Eroilor’’ isimli heykeller topluluğu UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edildi. Heykeller, 1937-1938 yıllarında modernizmin çığır açan öncülerinden Constantin Brancusi tarafından 1. Dünya Savaşı sırasında kenti savunurken hayatlarını kaybedenleri onurlandırmak üzere tasarlandı.
Kenozero Gölü’nün Kültürel Peyzajı- Rusya
Slav kolonizasyonunu takiben 12. yüzyılda başlayan Kenozero Gölü’nün kültürel peyzajı, yerel ahşap yapılardan oluşan kırsal yerleşimlerden oluşuyor. Bölge doğal güzelliğinin yanı sıra tarihi yapıları ve özgün tarım metotlarıyla da komite üyelerinin dikkatini çekmeyi başardı.
Roma İmparatorluğu Dacia Sınırı, Romanya
Dacia bölgesindeki sınır hattı tarihte Roma İmparatorluğu’nun bölgedeki en stretejik noktalarından biriydi. Zira sınırın hemen ötesi Romalılar tarafından barbar olarak adlandırılan tehlikeli kavimlerin yaşadığı topraklardı. Romalılar, İmparatorluk sınırlarını korumak için bölgeye sağlam surlar inşa etmişti.
Hegmataneh, İran
İran’ın kuzeybatısında yer alan Hegmataneh milattan önce 7. ve 6. yüzyıllarda Med uygarlığına dair önemli ve nadir kanıtlara evsahipliği yapıyor. Bu tarihi yerleşim daha sonra aralarında Ahameniş, Selefkos, Pers ve Sasani hükümdarlarının yazlık başkenti olarak kullanılmıştı.
Tiebele Sarayı, Burkina Faso
Bölgede hüküm süren Kasenalıların 16. yüzyılda inşa ettiği saray, artık bir UNESCO Dünya Mirası.
Aziz Hilarion Manastırı, Filistin
Burası Filistin’deki ilk manastır kompleksi olarak biliniyor. Bölgede manastır yapılarının gelecekte de yaygınlık kazanmasına zemin hazırladı.
Schwerin Sarayı, Almanya
19. yüzyıldan kalma bu mülk, saray yerleşimleri, kültürel ve kutsal binaları ve Pfaffenteich süs gölünü içeriyor.
Al-Faw, Suudi Arabistan
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Al-Faw Arap Yarımadası’nın antik ticaret yollarının stratejik bir noktasında yer alan mülk, MS 5. yüzyıl civarında aniden terk edildi. Tarih öncesi dönemlerden geç İslam öncesi döneme kadar tanıklık eden yaklaşık 12.000 arkeolojik kalıntı bölgeye gelen ziyaretçilerin ilgi odağı.
Pleistosen alanlar, Güney Afrika Cumhuriyeti
Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Batı Cape ve KwaZulu-Natal eyaletlerinde bulunan üç arkeolojik alan, 162 bin yıl öncesine dayanan modern insan davranışlarının gelişimine dair bilinen en çeşitli ve en iyi korunmuş kayıtlara örnek teşkil ediyor.
Gedi Antik Kenti, Kenya
Etrafı ormanlarla çevrili, şimdi terk edilmiş olan ve geçmişte büyük bir zenginliğin üzerine kurulu olan Gedi şehri, dini ve sivil mimari kalıntılarıyla hayranlık uyandırıyor.
Umm Al-Jimal, Ürdün
Ürdün’ün kuzeyindeki bu kırsal yerleşim, daha önce bir Roma yerleşimiydi. Hauran bölgesinin yerel mimari tarzını temsil eden Bizans ve Erken İslami dönemlere ait bazaltik yapılar günümüze kadar ulaşmış durumda.
Appia Yolu, İtalya
800 kilometre uzunluğa sahip olan Appia Yolu, Antik Romalılar tarafından inşa edilen anıtsal yolların en eskisi ve stratejik açıdan en önemlisi.
Badain Jaran Çölü, Çin
UNESCO, Çin’in üçüncü büyük çölünü tektonlar arası göllerle kesişen yüksek yoğunluktaki mega kumulları nedeniyle Dünya Mirası Listesi’ne dahil etti.
Lencois Maranhenses Milli Parkı, Brezilya
Bu milli parkın yarısından fazlası, geçici ve kalıcı lagünlerin bulunduğu beyaz bir kıyı kumul alanından oluşuyor. UNESCO, Brezilya’daki bu doğa harikası park için’’Biyolojik çeşitliliğin korunmasındaki önemli rolünün ötesinde, küresel olarak önemli estetik ve jeolojik değerlere sahip’’ diyor.
Vjetrenica Mağarası, Bosna Hersek
Balkanlar’daki bu doğa harikasını Dünya Mirası Listesi’ne dahil eden UNESCO’nun yaptığı açıklamada: ‘’Dinar Sıradağları silsilesinde yer alan bu mağara, dikkat çekici biyoçeşitliliği ve endemikliği ile öne çıkıyor.
Te Henua Enata, Marquesas Adaları
Fransa’nın denizaşırı toprağı konumundaki Pasifik’teki Marquesas Adaları’nda bulunan bu heykel izole bir insan topluluğu tarafından yüzlerce yıl önce yapılması nedeniyle dikkat çekiyor.
Niah Milli Parkı, Malezya
Borneo Adası’ndaki Niah Ulusal Parkı’nda yer alan birbirine bağlı mağaralardan oluşan bu dev kompleks görkemli görüntüsüyle dikkat çekiyor. Ayrıca, en az 50.000 yıllık bir süreyi kapsayan insanların yağmur ormanlarıyla etkileşimine dair bilinen en uzun kayıtları içeriyor.
Sado Adası Altın Madenleri, Japonya
Sado Adası Altın Madenleri, mekanize edilmemiş çeşitli madencilik yöntemlerini gösteren beş bölümden oluşuyor ve sahip olduğu doğal güzellikler ile öne çıkıyor.
Tai-Ahom Hanedan Mezarlığı, Hindistan
Asam’ın doğusundaki Patkai Sıradağları’nın eteklerinde yer alan Tai-Ahom kraliyet nekropölü, kutsal bir coğrafya oluşturan mezar höyüklerine evsahipliği yapıyor.
Melka Kunture ve Balchit Arkeolojik Alanı, Etiyopya
Etiyopya’daki Yukarı Awash Vadisi’nde yer alan bu alan, iki milyon yıl öncesinden itibaren insan atası gruplar tarafından yerleşim alanı olarak kullanıldı.
Phu Phrabat, Tayland
Phu Phrabat Dağı, Tayland’da 7.-11. yüzyıllar arasında hüküm süren Dvaravatilere ait dünyanın en büyük Sima taşları koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.
The Flow Country, Highland, İskoçya
İskoçya’nın Highland Bölgesinde yer alan bu alan aktif olarak biriken bataklık peyzajının en seçkin örneği olarak kabul ediliyor. 9 bin yıldır varlığını sürdüren bu ekosistem, kuş türlerinin farklı kombinasyonuna ev sahipliği yapan bir habitat çeşitliliğine sahip.
Kaynak: