Yaratıcılık, kültürel miras ve ekonomik büyüme harmanlandığında neler olabilir?
Yaratıcı ekonomi olarak da bilinen turuncu ekonominin (Orange Economy) renkli ve canlı dünyası ortaya çıkmaya başladı.
Peki, tam olarak nedir bu turuncu ekonomi ve barışı nasıl teşvik eder, sürdürülebilir kalkınmayı nasıl hızlandırır ve toplulukları nasıl güçlendirir?
‘’Turuncu Ekonomi’’ terimi ilk olarak Kolombiya eski Devlet Başkanı İvan Duque Marquez ve eski kültür bakanı Felipe Buitrago tarafından ortaya atılmış, yaratıcı, dini ve kültürel alanlarda farklı kültürler arasında yankı uyandıran renkli yeni bir akım.
Buitrago, Bahreyn’in Manama kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Girişimciler Yatırım Fonu (WEIF) sırasında turuncu ekonomiye ilişkin açıklamalarda bulundu:
‘’Görsel-işitsel, film yapımı, televizyon, video oyunları, tüm biçimleriyle müzik, el sanatları, görsel sanatlar, tiyatro ve ayrıca tasarım, moda ve giderek artan diğer dijital iletişim ifadeleri gibi faaliyetleri düşündüğünüzde, bizi, kimliğimizi çeşitli biçimlerde temsil eden bir şeyden bahsediyorsunuz demektir.’’
‘’Bu yaratıcı eylemler, yaratıcıların, hayallerinin peşinden gidenlerin ve aynı zamanda uygulayıcıların, girişimcilerin ve politika yapıcıların olduğu çok zengin bir ekosistemde bir arada yaşıyor ve bu da ekonominin çok güçlü bir sektörünü oluşturuyor.’’
Yaratıcılık, ekonomik büyüme ve kültürel koruma için güçlü bir motor olarak bilinen bu sektör, işbirliği ve karşılıklı desteğin kilit önem taşıdığı, topluluk duygusunu ve ortak amacı teşvik ediyor.
Eski kültür bakanı Buitrago, turuncu ekonominin halklar arasında barış ve anlayışın teşvik edilmesinde önemli bir rol oynadığını belirterek Kolombiya’nın Medellin kentindeki Comuna 13’teki kan davalı çeteleri örnek gösterdi.
Çetelerden birinin rap ve diğerinin reggaeton yanlısı olması nedeniyle organizatörler, müzik tarzları arasında geçiş yapan bir sahne hayata geçirerek, iki farklı çetenin sahne ışıklarını paylaşmasını ve müziğe olan tutkularını, reggaeton ve rap’in o kadar da farklı olmadığını ve bir arada olabileceğini fark etmelerini sağladı.
Bunun sonucunda şiddetin azaldığını söyleyen Buitrago, toplulukları sadece korkuyla kontrol etmek yerine, toplulukların gelişimini teşvik etmek için farklı yollar bulmalarına yardımcı olmanın önemine değindi.
Turuncu ekonomi, insanlar ve gezegenin barış ve refahı için ortak bir plan olarak kabul edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin hızlandırılmasına nasıl yardımcı oluyor?
Buitrago, ‘’17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine (SKH) baktığınızda, hiçbirinin kültür, sanat veya yaratıcılık kavramlarından açıkca bahsetmediğini fark edeceksiniz.’’
‘’Ancak daha derine indiğinizde yaratıcılık, kültür ve sanatın SKH’lerin hem aracı hem de amacı olduğunu göreceksiniz. Çünkü kültür, SKH’lerin birçoğuna ulaşmak için insanları bir araya getiren mükemmel ve güçlü bir araçtır’’ şeklinde düşüncelerini aktardı.
Kültürün istihdamı, kapsayıcılığı, şehirlerin ekolojik sürdürülebilirliğini, daha iyi eğitimi ve işbirliğini kolaylaştırdığını söyledi.
Kaynak: