2024 Paris Olimpiyat oyunlarında gayet kaygısız ve rahat bir görüntü sergileyen ve sonucunda gümüş madalyayı ülkemize kazandıran Olimpiyat atıcımız emekli jandarma subayı Yusuf Dikeç’in verdiği poz sosyal medyada büyük ses getirdi ve dünyanın dikkatini çekti.
51 yaşındaki Yusuf Dikeç, herkes gibi teçhizatlı bir atışla madalya alsaydı bu kadar ses getirmeyecekti. Olimpiyatlara standart gözlüklerle, rahat bir tavırla ve sol elini cebinde tutarak katılmasına rağmen başarı elde etti.
Bu da büyük işlerin basit bir şekilde başarılabileceğini gösteriyor.
Dünyada ‘trend topic’ olan, Elon Musk’ın bile tebrik ettiği, muhtemelen gözlük firmaları başta olmak üzere birçok sponsorun kapısını çalaçağı kişi yarışmada ikinci oldu.
Birinciyi, yani altın madalya alan sporcuyu ise kimse konuşmuyor.
Dolayısıyla, sade, sıradan ve tam teçhizatlı olmayan bir duruşla kazanılan gümüş madalya, altın madalyadan çok daha değerli olabiliyor.
Bu da bize sade yaşamın önemini gösteriyor.
Örneğin, daha sağlıklı beslenmek adına organik sebze, meyve veya otantik ürünler almak genellikle diğer alternatiflerinden daha pahalı oluyor.
Ancak Yusuf Dikeç’in duruşu, sürdürülebilir bir yaşam sürmenin karmaşık ya da pahalı olması gerekmediğini bizlere bir kez daha hatırlattı.
Sürdürülebilir yaşam tarzı, para, çaba veya karmaşıklık açısından temel unsurlara odaklanmak ve düşünceli seçimler yapmakla ilgilidir.
Mevsiminde sebzeler yemek, yerel gıdalarla beslenmek, daha az et tüketmek, daha az satın almak, daha az tüketmek ve başkalarına yardım etmek sürdürülebilir yaşam için basit ama etkili alternatifler.
Hintli mühendis, yenilikçi ve eğitim reformcusu Sonam Wangchuk’un dediği gibi, ‘’Basit yaşayın ki gelecek nesiller de basitçe yaşayabilsin.’’
Bu sözün ışığında, gelecek nesiller için basit yaşamayı kendimiz için bir borç bilmeli ve bu doğrultuda basit seçimler yaparak hayatımıza yön verebilmeyi öğrenmeliyiz.