Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Avrupa büyüyen iklim risklerine karşı hazırlıksız

AB Çevre Ajansı bloğun karşı karşıya olduğu iklim riskleriyle ilgili ilk raporunu açıkladı. En çok zararı Güney Avrupa görecek.

Hızla değişen iklime hazırlanmak ve uyum sağlamak için tüm yönetim düzeylerinde koordineli ve acil eylem gerektiği konusunda uyaran Avrupa Çevre Ajansı’nın (AÇA) 11 Mart’ta yayımlanan ilk raporunun liderlere verdiği mesaj: Hemen harekete geçin, yoksa iklim değişikliği Avrupa’ya felaket getirecek’’ oldu.

Çiftçilik değişmeli. Beslenme sistemleri değişmeli. Güney Avrupa risk altında. AB liderleri Haziran’daki seçimlerden sonra harekete geçmezse felaket kapıda uyarısı yapılıyor.

Avrupa Birliği, iklim değişikliğine karşı küresel mücadelede ön saflarda yer almış, iklim risklerini anlama, bunlara hazırlanma ve uyum sağlama konusunda önemli ilerlemeler kaydetmiş olmasına rağmen, üye ülkeler hızla değişen iklimin en kötü sonuçlarına karşı hala son derece hazırlıksız.

Avrupa Çevre Ajansı İcra Direktörü Leena Yla-Mononen, ‘’Analizimiz, Avrupa’nın toplumsal hazırlığımızdan daha hızlı büyüyen acil iklim riskleriyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor’’ dedi.

Avrupa’nın bu alandaki ilk risk raporu, güney ülkelerinin sıcaklı ve kuraklık nedeniyle enerji sisteminin bozulması, ekonomik aktiviteyi ve mahsul verimini etkileyen su kıtlığı ve ekosistemleri ve konutları tehdit eden kontrol edilemeyen yangınlar gibi iklim riskleri açıısından ‘’sıcak noktalar’’ olduğunu belirtiyor.

Risk raporunda Avrupa için önemli olan 36 iklim riski, beş başlık altında toplanıyor:

1.Seçim sonrası için çağrı: Avrupa’yı iklim değişikliğine hazırlayın

AÇA raporu, şimdi harekete geçilmesinin önemine dikkat çekiyor.

Haziran ayında yapılacak AB seçimlerinin ardından seçilen milletvekiileri ve atanan yetkililer tarafından önümüzdeki yıllarda alınacak kararlar, Avrupalıların 21. yüzyılın ikinci yarısında karşılacağı risklere nasıl yanıt vereceğini belirleyecek.

Ekosistemler, gıda, sağlık, altyapı, ekonomi ve finans olmak üzere beş tematik alanda 36 iklim riskini değerlendiren araştırmacılar, 21 alanda şimdiden daha fazla hazırlıklı olunması gerektiğini tespit etti.

Raporda, ‘’Bu risklerin her biri tek başına önemli çevresel bozulmalara, ekonomik zararlara, acil sosyal durumlara ve siyasi çalkantılara neden olma potansiyeline sahip’’ deniyor. Bunların birleşik etkilerinin daha da zorlayacağına dikkat çekiliyor.

Buna ek olarak, su kıtlığının Avrupa içinde çatışmalara yol açabileceği yönünde kaygı veren bir uyarıda bulunuyor.

2. Doğa restorasyonu

Avrupa’nın doğal ekosistemleri söz konusu olduğunda eylem ihtiyacının en şiddetli düzeyde olduğuna dikkat çeken rapor, iklim değişikliğinin sürdürülemez yönetim uygulamalarını ve endüstriyel kirliliği daha da kötüleştirmesi nedeniyle kıyı ve deniz bölgelerinin halihazırda kritik riskler barındırdığı uyarısına yer veriyor.

Rapor esas olarak üye devletleri mevcut veya yakında çıkacak yasaları, özellikle de çok tartışılan Doğa Restorasyon Yasası’nı uygulamaya çağırıyor.

AB’nin kara ve deniz alanlarının yüzde 20’sinin 2030 yılına kadar rehabilite edilmesini amaçlayan yasa, Avrupa Parlamentosu’nda az farkla kabul edildikten sonra AB ülkeleri arasında zorlu bir son oylamayla karşı karşıya.

3. Tarım ve beslenme sistemleri değişmeli

Gıda sektörü iklim risklerinin tehdit ettiği kategoriler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Güney Avrupa’daki tarımsal üretim sıcaklık ve kuraklık nedeniyle risk altında bulunmakla birlikte bu durum Orta Avrupa ülkelerine de yayılıyor.

Rapora göre, Avrupa’nın gıda güvenliğini sağlamak için çiftçiliğin genel olarak daha yüksek sıcaklıklara ve daha düzensiz yağış miktarlarına uyum sağlaması gerekecek.

Araştırmacılar, ‘’gıda üretimi için tatlı su tüketimini azaltacağı’’ için, Avrupalıların daha fazla bitki bazlı beslenmeye yönelerek su kıtlığıyla kısmen başa çıkabileceğini öne sürüyor.

Bloğun Ortak Tarım Politikasının (CAP), daha sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik etmek ve kuraklığa daha dayanıklı veya daha az su gerektiren mahsullere geçiş yapmak için reformlara ihityacı olduğu aktarılıyor.

4. Yükselen denizlerden korunma

Denizlerin yılda yalnızca birkaç milimetre yükseldiği göz önüne alındığında, Avrupa’nın kıyı şeridini korumak acil bir sorun gibi görünmeyebilir ve rapor, yakın zamanda kıyılarda büyük çapta yıkıcı bir sel olayının yaşanmadığını kabul ediyor.

‘’Ancak deniz seviyesindeki yükselişin artan hızı ve bunun sonucunda ortaya çıkan sel risklerinin katlanarak artması, artık daha fazla eylem gerektiriyor’’ uyarısında bulunan araştırmacılar, kıyılardaki sel ve fırtına dalgalanmalarının daha sık ve daha şiddetli hale geleceği ve  Avrupa’nın nüfusu, altyapısı ve ekonomik faaliyetleri üzerinde potansiyel olarak yıkıcı etkileri olacağına dikkat çekiyor.

Yapılan değerlendirmede, yüksek seviyedeki küresel ısınma nedeniyle yüzyılın sonuna kadar sel kaynaklı yıllık ekonomik zararların 1 trilyon euro olabileceği açıklandı.

5. Güney Avrupa üzerindeki risk büyük

Rapor, Güney Avrupa ülkelerinin halihazırda ürün kıtlığı ya da mahsul verimsizliği gibi kritik risklerle ve daha yüksek sıcaklıklar ve uzun süreli kuraklıklar nedeniyle enerji arzına yönelik önemli tehditlerle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor.

Güneyde insan sağlığı daha fazla risk altında ve bunun tek nedeni sıcaklık değil. 

Sık sık çıkan orman yangınlarının dumanı ‘’büyük bir sağlık tehdidi’’ oluşturuyor ve hastalık taşıyan sivrisinekler bölgeyi evleri olarak görüyor.

Araştırmacılar, ‘’Güney avrupa artık sivrisineklerin dang humması ve chikungunya gibi eski tropik hastalıkları yaymasına yetecek kadar sıcak’’ diyor.

Avrupa’nın güney bölgelerinin birçoğunda işsizlik, yoksulluk ve göç oranları da ortalamanın üzerinde seyrediyor. Bu durum iklim değişikliğine adaptasyonu zorlaştıran bir faktör olarak ortaya çıkıyor.

Sıcak hava, Güney Avrupa’yı kurutacak, mahsulleri öldürecek ve su kaynaklarını daraltacak, aynı zamanda toprakları sertleştirerek ani sel olasılığını artıracak ve bitki örtüsünü kurutacak, bu da orman yangınlarının daha hızlı yayılabileceği anlamına geliyor.

Avrupa Sanayi Devrimi’nden bu yana diğer kıtalara göre ortalama iki kat daha fazla ve hızlı ısındı.

Birçok iklim riskinin halihazırda kritik seviyelere ulaştığı belirtilen AÇA raporunda, eğer şimdi kararlı bir adım atılmazsa, çoğu iklim riskinin bu yüzyılın sonuna kadar felaketle sonuçlanabileceği belirtiliyor.

Kaynak:

https://www.politico.eu/article/5-things-we-learned-eu-first-climate-change-risk-report-eea/