Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Küresel hedefler için belirlenen tarihin yarısına gelindi: BM İlk Yarı Karnesi 2. Bölüm

Biyolojik çeşitliliğin azalmasına katkıda bulunan ve dünyadaki deniz, kara ve tatlı su ekosistemlerinin sağlığını etkileyen sürdürülemez tüketim ve üretimin durdurulması, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin oluşturulmasında merkezi bir rol oynadı.

2015 yılında başlatılan Gündem, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) olarak bilinen birbiriyle bağlantılı 17 hedefi gerçekleştirmek ve bu gidişatı değiştirmek için 15 yıllık bir planı hayata geçirdi.

BM’nin ilk yarı karnesinin ikinci bölümü olan bu yazı, iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerji ve sürdürülebilir gıda üretimi yaratma ve gezegeni koruma konusunda 2015’ten bu yana dünyanın ilerlemesini değerlendiriyor.

2015: Aşırı tüketim, yetersiz koruma

2015 yılında, karaların yüzde 14’ü ve deniz ekosistemlerinin yüzde 9’undan azı olmak üzere dünyanın küçük bir kısmı resmi olarak koruma altındaydı.

Küresel balıkçılık faaliyetleri balık stoklarına zarar verecek düzeydeydi.

Bu arada giderek daha fazla plastik kullanımı dünyadaki okyanusları, nehirleri ve gölleri kirletiyordu. 2015 yılına gelindiğinde üretilen plastiğin tamamının yüzde 60’ı atık olarak çevrede birikiyordu.

Sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik ülke taahhütleri, 2100 yılına kadar gezegeni 3C sıcaklık artışına doğru itiyor. Bu sıcaklık, BM raporlarında ortaya konan 1,5C’lık küresel artışın iki katına denk geliyor.

Bu konuda belirlenen hedefler aşağıda sıralanıyor:

SKH12: Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim

·      Sürdürülebilir yönetim ve doğal kaynakların verimli kullanımını sağlamak

·      Perakende ve tüketici düzeyinde kişi başına düşen küresel gıda israfını yarıya indirmek ve şirketleri sürdürülebilir uygulamaları benimsemeye yönlendirmek

·      Gelişmekte olan ülkelerin daha sürdürülebilir tüketim ve üretim modellerine doğru ilerlemeleri için bilimsel ve teknolojik kapasitelerini güçlendirmelerine destek olmak

·      İstihdam yaratan ve yerel kültürü destekleyen sürdürülebilir turizmi teşvik eden politikalar uygulamak

·      Zararlı tüketimi teşvik eden verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarını aşamalı olarak kaldırmak

Kirletici yakıtların küresel çapta kademeli olarak sonlandırılmasına yönelik çağrılara rağmen, fosil yakıt sübvansiyonları 2020-2021 yılları arasında küresel krizler nedeniyle iki katına çıktı. 

2023: Doğaya karşı savaşın sonlandırılması

Küresel hedeflere ulaşmanın yarısına gelindiğinde, biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin küresel farkındalık artmasına rağmen, insanın doğayla etkileşimini ve kaynak tüketimini dönüştürmeye yönelik çabalar, hız ve ölçek açısından yetersiz kalıyor.

2023 yılında Dünya üzerindeki karaların dörtte üçü ve denizlerin yüzde 66’sı insan kaynaklı faaliyetler nedeniyle önemli ölçüde değişti. Dünyadaki kara yüzeyinin üçte birinden fazlası ve tatlı su kaynaklarının yüzde 75’i tarımsal faaliyetlere ayrılıyor.

Hızla artan kirlilik seviyeleriyle birleştiğinde, doğal yaşam alanlarının bozulması ve biyolojik çeşitlilik kaybı, dünya genelindeki topluluklar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor.

2023 yılında, 100 ila 300 milyon insanın kıyı habitatlarının kaybı nedeniyle artan sel ve kasırga riski ile karşı karşıya kaldığı tahmin ediliyor.

Pakistan’ın ülke tarihindeki en büyük iklim girişimini başlatmasından BM Genel Sekreteri’nin yeni duyurduğu küresel ‘’Early Warnings for All’’ (erken uyarı sistemleri) girişimine kadar pek çok topluluk daha iyi bir yapıya kavuşuyor.

2015: Fosil yakıt ve temiz enerji 

2015 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kabul edildiğinde, dünyanın yüzde 87’sinin elektriğe erişimi vardı. Ancak büyük bir bölümü Afrika ve Asya’da yaşayan yaklaşık 1,1 milyar insan karanlıkta yaşıyordu.

Petrol fiyatları tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve fosil yakıtlar, 1,3 milyar dolar değerindeki küresel yatırımla piyasaya hakim oldu.

Ancak dünya nüfusunun yalnızca yüzde 60’ının temiz pişirme yakıtlarına erişimi vardı. Özellikle kadınlar daha ağır bir sağlık yükü altındaydı. İç mekan hava kirliliğine bağlı solunum yolu hastalıklarına karşı savunmasız durumda kalıyorlardı.

2023: Yenilenebilir enerjiye yönelim

Günümüzde dünyanın yüzde 91’inin elektriğe erişimi olmasına rağmen, ilerleme yeterince kapsayıcı ve hızlı değil. 2015’ten bu yana elektriğe erişimi olanların sayısı 675 milyona yükseldi.

Temiz enerjiye yönelik çabalarda ilerlemeler kaydediliyor. Bu alanda yapılan küresel yatırım 1.7 trilyon dolar ile rekor seviyelere ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynakları, 2015’ten bu yana yüzde 5 artışla küresel elektrik ihtiyacının yüzde 28’inden fazlasını oluşturuyor. 

Bununla birlikte, 2,3 milyar insan hala birincil pişirme yakıtı olarak kömür, kerosen veya katı biyokütleye güvenmeye devam ediyor. Yemek pişirmenin temiz yakıtlarla yapılmaması, her yıl yaklaşık 3,7 milyon erken ölüme neden oluyor. En fazla risk altında olan grup ise kadınlar ve çocuklar.

Dünya nüfusunun yüzde 80’i, önemli bölümü Sahra altı Afrika’da olmak üzere elektriğe erişimin olmadığı kırsal alanlarda yaşamaya devam ediyor.

Araştırmalar, dünyanın temiz enerji hedeflerine ulaşabilmesi için 2030 yılına kadar yıllık yatırımlarını üç katına çıkarması gerektiğine işaret ediyor.

Enerji konusunda belirlenen hedefler: 

SKH7: Erişilebilir ve temiz enerji 

·      Yenilenebilir enerjinin küresel payını artırmak

·      Enerji verimliliğinin iki katına çıkarılması 

·      Modern, sürdürülebilir enerji hizmetleri sağlamak üzere alt yapının genişletilmesi ve yüksek teknoloji kullanımı

·      Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, gelişmiş ve daha temiz fosil yakıt teknolojisi gibi temiz enerji araştırmaları için uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi

·      Gelişmekte olan ülkeler, az gelişmiş ülkeler, küçük ada devletleri ve denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkelerde herkes için modern ve sürdürülebilir enerji hizmetleri sağlamak üzere altyapının genişletilmesi ve yüksek teknoloji kullanılması

Gelişmekte olan ülkelerde temiz enerjiye yönelik uluslararası finansman, 2017 yılında geldiği 26,4 milyar dolarlık rekor seviyeden 2021’de 10.8 milyar dolara geriledi.

2015: Açlığa son hedefi

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kabul edildiğinde dünyanın yüzde 11’ini temsil eden 795 milyondan fazla insan açlıkla karşı karşıyaydı. 

Uzun süren krizler yaşayan ülkelerde açlık oranları diğer bölgelere göre üç kat daha fazlaydı. Yetersiz beslenme, beş yaşın altındaki 159 milyon çocuğun büyüme ve gelişmesini engelleyen bozukluklara yol açtı.

2023: Gıda güvenliğine yeni yaklaşım

Gıdanın sürdürülebilir bir şekilde nasıl üretildiği, ticareti ve tüketildiği konuları gündeme geldi. Küresel olarak üretilen gıdanın üçte birinin israf edildiği ve üç milyardan fazla insanın sağlıklı beslenmeye gücünün yetmediği ortaya çıktı.

Küresel açlık oranı 2015’ten bu yana çok az bir düşüşle yüzde 9,2 seviyesine geriledi. Bu ilerleme, Covid-19 salgını, gıda, yakıt ve gübre maliyetlerini artıran Ukrayna-Rusya savaşı, artan iklim şokları ve çatışmalar nedeniyle sekteye uğradı.

2022 yılında yaklaşık 735 milyon insan açlıkla yüzleşti; bu oran hala salgın öncesi seviyenin oldukça üzerinde ve 148 milyon çocuk yetersiz beslenme nedeniyle bodurlukla karşı karşıya.

Açlık konusunda belirlenen hedefler;

SKH2: Açlığa son

·      Açlığa ve yetersiz beslenmeye son verilmesi ve herkesin yıl boyunca güvenli, besleyici ve yeterli gıdaya erişiminin sağlanması

·      Küçük ölçekli gıda üreticilerinin tarımsal verimliliği ve gelirinin iki katına çıkarılması

·      Sürdürülebilir gıda üretim sistemlerinin sağlanması, verimliliği/üretimi artıran, iklim değişikliği ve afetlere uyum kapasitesini güçlendiren tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi

·      Dünya tarım piyasalarındaki ticaret kısıtlamalarının düzeltilmesi ve önlenmesi

Küresel olarak her üç kişiden biri orta ila şiddetli seviyede gıda güvensizliğiyle mücadele ediyor.

Aynı zamanda, gelişmekte olan ekonomilerin gıda üretimlerini iklim değişikliğinin etkilerine uyarlamalarını desteklemek için yeterli çaba gösterilmiyor. 

Gelişmekte olan ülkelerdeki küçük ölçekli çiftçiler dünyadaki gıdanın üçte birini üretmelerine rağmen, iklim finansmanının yalnızca yüzde 1,7’si kadar pay alabiliyor.

Bu yaklaşımı dönüştürmek için 2021’de Roma’da düzenlenen BM Gıda Sistemleri Zirvesi ve bunu takip eden 2023’teki durum tespiti, deneyimlerini paylaşmaları açısından ülkelere etkin bir platform sağladı. Daha sonra Temmuz ayında, BM Genel Sekreteri’nin hızlandırılmış gıda sistemleri dönüşümü için Eylem Çağrısının başlatılmasına yol açtı.

Kaynak:

https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=7fff9d0292&e=8b42edf312