Dubai’de gerçekleştirilen COP28 İklim Zirvesi başladığı günden itibaren pek çok tartışmalı ortama tanık oldu.
Müzakereler sonucunda konferanstan elde edilen sonuç mükemmel olmaktan oldukça uzak. Ancak COP28 Başkanı Sultan el-Jaber petrol, kömür ve gazdan uzaklaşmanın tohumlarını atmayı başardı.
Fosil yakıtların temiz enerji ile değiştirilmesi gerektiği yönünde kabul gören tarihi bir karar alındı. Bu aşamadan sonra uygulamanın zorlu çalışması başlıyor.
Önde gelen şirketler tarafından yapılan fosil yakıtların aşamalı olarak durdurulması, yenilenebilir kapasitenin üç katına çıkarılması ve enerji verimliliğinin iki katına çıkarılması yönündeki mesajlar bir ölçüde dikkate alındı.
Fosil yakıtlarla ilgili kullanılan dil, vizyoner şirketlerin ve ülkelerin büyük çoğunluğunun desteklediği gibi ‘’aşamalı olarak sona erdirme’’ yerine ‘’geçiş’’ ten söz etse de yükselen sesler netti ve yerine ulaştı.
Metnin aynı zamanda, 1.5C derece hedefine ulaşmayı kabul etmesi ve 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşma ihtiyacından bahsetmesi de memnuniyetle karşılandı.
Emisyonların üçte birine katkıda bulunan gıda sektörünün COP metnine dahil edilmesi de önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Ayrıca ormansızlaşmanın 2030 yılına kadar durdurulması ve 150’den fazla ülkenin bir sonraki iklim planlarına gıdayı da dahil etme sözü olumlu gelişmeler olarak bildirildi.
Yenilikçi ve vizyoner şirketler, tedarik zincirlerinin orman kaybına yol açmaması ve kullandıkları ürünlerin sürdürülebilir tarım uygulamaları kapsamında yapılmasını sağlamak için şimdiden etkili yöntemler kullanıyor.
Bununla birlikte, tüm şirketlerin, sektörlerin ve ülkelerin fosil yakıtlardan uzaklaşmaya gerçek anlamda başlayabilmesi için, 2024 yılının sonlarından itibaren hükümetler tarafından hazırlanıp sunulması gereken iklim planlarının nasıl uygulanacağını gösteren plan ve yönlendirmelerin yapılması gerekiyor.
Buna ek olarak, geçişin maliyetinin nasıl karşılanacağının net ve şeffaf bir şekilde gösterilmesi isteniyor.
Üzerinde anlaşmaya varılan nihai metinde finansla ilgili çok az ayrıntı yer alıyor. Önemli yatırım ihtiyacı olduğuna dikkat çekiliyor ancak somut rakamlar yer almıyor.
Geçişin iklim bilimi doğrultusunda gerçekleştirilmesi, en savunmasız ve yoksul durumda olan ülkelerin de daha temiz teknolojilere geçebilmesi için finansın hızla düzenlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Dubai’deki iklim konferansı neticesinde ortaya çıkan anlaşma yeni bir çağın başlangıcı olabilir ve bu nihai metin farklı bir geleceğin inşa edilebileceği iskeleti oluşturuyor.
2025 yılında Brezilya Belem’de düzenlenecek olan COP30, Ulusal Olarak Belirlenen Katkıların güncellenmesi gereken bir sonraki önemli dönüm noktası olacak.
Dünyanın iklim eylemi konusunda kaydettiği ilerlemeyi değerlendiren bir envanter olan Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake), iklim hedeflerine ulaşma konusunda rotadan saptığımızı açıkça kabul ediyor.
Ülkelerin elektrifikasyon ve düşen maliyetlerle birlikte yenilenebilir kaynaklara odaklanması gerektiğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, ülkelerin tamamının temiz enerji çözümlerinin ölçeğini büyütmek, fosil yakıtları aşamalı olarak ortadan kaldırmak, operasyonlarından ve tedarik zincirlerinden kaynaklanan emisyonları azaltmak için tutarlı bir eylem planına ihtiyaçları olduğu net bir şekilde ortaya konuyor.
Kaynak: